Arama

Kripto para dünyasında Trump etkisi

Trump’ın meme coin hamlesi, kripto dünyasında büyük bir etki yaratırken yasal düzenlemelerle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. Bu yıl, ABD’nin kripto stratejisi küresel piyasaların seyrini önemli ölçüde şekillendirebilir.

01 Şubat 2025, 08:00

Belli ki 2025’te kriptoları Trump’tan bağımsız konuşamayacağız. Trump’ın göreve başladığı gün Bitcoin’den bahsedip bahsetmeyeceği en çok merak edilen konulardan birisiydi. O ise göreve gelmeden önceki pazar gününü kendi meme coin’ini çıkarıp milyon dolarlar kazanarak geçirmeyi tercih etti. Piyasalar daha ne olduğunu anlayamadan bir sonraki gün ise eşinin adına çıkarılan meme coin’i gördük. Trump’ın coin’i bir günde 15 milyar dolar değere ulaştı. Büyüklüğü anlayabilmek adına ülkemizden bir örnek verelim. Ülkemizin en büyük holdinglerinden Koç Holding’in piyasa değeri yaklaşık 13 milyar dolar. Trump’ın Solana ağı üzerinde çıkardığı bir meme coin ise sadece bir günde bu değerlemeyi geçti.

Bir devlet başkanının meme coin çıkarması başlı başına çarpıcı bir olay ama konunun tartışılması gereken birçok noktası var. Çıkarılan coin’in yüzde 80’i Trump’ın sahip olduğu CIC Digital’e ait. Yani tamamen merkezi bir yapıdan bahsediyoruz. Trump kendi pozisyonunun avantajını kullanarak saatler içinde milyarlarca dolar kazanıyor. Ayrıca proje daha duyulmadan çok yüklü miktarda alım yapan adreslerin olduğunu da gördük. Yani geleneksel piyasaların deyimiyle “içeriden bilgi - (insider trade)” durumu da söz konusu. 

Konuya iyi tarafından bakabilmek oldukça zor. Neyse ki büyük resmi gören bilge analistler hemen devreye girdi ve birkaç teori ortaya attılar; Trump bunu kriptolardaki yasal düzenleme eksikliğine dikkat çekmek için yapmış olabilir. Bu tarz girişimlerle piyasada ciddi rahatsızlık yaratıp regülasyonların yolunu açmak istiyor olabilir. (Bu koca yürekliliğin karşılığında milyar dolarlar kazanmasını görmezlikten gelelim) İyimser bir diğer bakış açısı ise Trump, –aslında oğlunun yönettiği World Liberty Financial demek daha doğru– bunu yaparak kripto sektörüne likidite çekmeyi amaçlıyor. Bitcoin her ne kadar çok güçlü dursa da altcoin’lerin uzun zamandır zayıf performans gösterdiğine önceki yazılarda da değinmiştik.

Amerikan Başkanı’nın merkezinde olduğu bir kampanya ile kriptonun dışındaki kitlelerin de ilgisini çekmek ve likiditeyi artırmak fikirlerden biri olarak yorumlanıyor. Konu henüz çok sıcak ve bunun nereye evrileceğini kestirmek zor. Ancak şu ana kadar yürütülen kampanyanın altcoin’lere değil faydası, zararı olduğunu iddia eden ciddi bir kesim var. Öyle ki yeni çıkan bu meme projelerin diğer altcoin’lerdeki likiditeyi emdiğinden şikayet ediliyor. Tüm bu patırtının arasında Bitcoin ise zirve yenileyerek sağlam duruşunu sürdürüyor. 

Kriptolar amerikan rüyasına mı dönüşüyor?

Bu soru biraz gereksiz görünebilir. “Zaten çoktan dönüşmedi mi?” diye soruyor olabilirsiniz. Çin, kriptolara sırtını döndüğünden beri ABD kriptoların yeni mekanı oldu. Avrupa tarafı da daha ziyade regülasyonlara odaklandığı ve proje geliştirmek konusunda çok aktif olmadığı için ABD bir nevi rakipsiz kaldı bu alanda. Trump’ın çıkardığı meme coin için Ethereum değil de Solana ağını tercih etmesi dikkat çekici. Trump’ın oğlu Eric Trump’ın başında bulunduğu World Liberty Financial’ın hangi altcoin’lere yatırım yaptığı kripto dünyası tarafından yakından takip ediliyor. Hayatında bir kez bile Amerikan seçimlerini takip etmemiş insanlar sırf kripto yatırımı olduğu için tüm seçim sürecine hakim duruma geldiler. Ekran başına geçip Trump’ın ilk gün vaatlerini dinlediler. Anlayacağınız kriptocular makroekonomi öğrenmeye direnirken bir de başlarına siyaset çıktı.

 

 

Bitcoin’in teminat olması yolunda bir adım

ABD’li Coinbase borsası Bitcoin temelli borçlanma ürününü tanıttı. Kullanıcılara Bitcoin’lerini satmadan 100 bin dolara kadar (USDC) borç alabilme imkanı veren bu ürün Bitcoin’i teminat olarak kabul etmesi açısından önemli. Kriptoların geleneksel finansa adaptasyonu noktasında birçok adım atılsa da dijital varlıkların teminat olarak kullanılamıyor olmasından bahsetmiştik. Coinbase böylece bu konuda küçük de olsa bir adım atmış oldu. Küçük diyorum çünkü asıl etki şirketler bilançolarındaki kripto varlıkları teminat olarak gösterip bankalardan daha büyük meblağlarla kredi çekebildiğinde olacak. Bankaların kripto varlık saklama yetkisi bile yokken bu iyimser bir beklenti gibi duyuluyor olabilir. Neyse ki bu konuda da bir gelişme olacağa benziyor.

Trump yönetimi ilk görev gününde kriptoları gündemine almadı ancak zamanla bu alanda önemli adımlar atabilir. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) “SAB121” kodu ile çıkardığı bir yönerge bankaların kripto varlık saklamasını hemen hemen imkansız kılıyor. Bankalara sakladıkları kripto varlık tutarında nakit para tutma zorunluluğu getiren bu yönergenin iptali için hem kongre hem de senato onay vermişti. Eski Başkan Biden ise kongre ve senatonun kararını veto ederek SAB121’in geçerliliğini korumuştu. Trump ise bu yönergeyi kaldırarak ya da şartlarını yumuşatarak banka ve finansal kurumların kripto varlık saklamasının önünü açabilir. Bu gerçekleşirse kripto paralar ile geleneksel finans arasında bir köprü daha inşa edilmiş olacak. 

Asıl sürpriz doğudan gelebilir

Kriptolar söz konusu olunca tüm anlatıyı ABD üzerinden kuruyoruz ama 2025’te Çin’den bir sürpriz görebiliriz. Çin 2021 yılında madenciliği ve vatandaşların kripto yatırımı yapmasını yasaklamıştı. Ondan sonraki süreçte birçok değişikliğe tanıklık ettik, önemli kripto karşıtı kişilerin (Trump ve Larry Fink gibi) kripto sever insanlara dönüştüğünü gördük. Yakın zamanda Rusya Başkanı Putin’in de Bitcoin ile ilgili olumlu görüşleri olmuştu. Bitcoin’in yasaklanamayacağını belirten Putin, ülkesinde bu alandaki regülasyonları da hızlandırıyor.

Çin ise tüm bu trendin gerisinde kalmak istemiyor olabilir. Mevcut durumda Çinli vatandaşların Hong Kong’a giderek kripto varlık aldığı ve bu varlıkları soğuk cüzdanlarında sakladığı tahmin ediliyor. Çin’in Hong Kong’da herhangi bir yasaklamaya gitmiyor olması ve elindeki kripto varlıkları satmaması dikkat çekici. Ayrıca ABD başta olmak üzere diğer devletler rezervlerine Bitcoin alırlarsa Çin bunu takip etmek isteyebilir. Çin, en çok ABD tahviline sahip ülke ama elindeki tahvilleri azaltıyor. Öte yandan altın rezervlerini ise artırıyor. Bunların yanına rezervlerine Bitcoin’i eklemek istemesi (belki bunu gizliden yapıyor bile olabilir) çok da şaşırtıcı olmayacaktır.

Ayrıca unutmamak gerekir ki Çin kriptoların ilk anavatanı sayılır ve birçok Çin menşeli kripto projesi hâlâ aktif olarak işlem görmeye devam ediyor. Çin’in çok daha öncelikli sorunları olduğunu ve kriptolar için acele etmeyeceklerini unutmamak gerek. Neyse ki 2025 kripto projeksiyonlarının birçoğunda Çin yer almıyor bile. Oradan gelebilecek pozitif bir haberse pastanın kreması olacaktır. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok