Arama

Kazıklanmış gibi hissettirmeyen pahalı hoparlörler: Müzik sistemlerinin her yola uyan lastikleri

İsterseniz bir Formula aracının kokpitinde oturun, otomobilinizden alacağınız performans lastiklerinizin size sağlayabileceği kadardır. Aynı şey müzik sistemleri için de geçerli. İsterseniz milyonlar vererek Audio Research ya da Acoustic Arts alın duyacağınız sesin kalitesi onların ucuna bağlayacağınız hoparlör kadardır.

01 Mart 2025, 00:08 Güncelleme: 21 Haziran 2025, 23:29
Kazıklanmış gibi hissettirmeyen pahalı hoparlörler: Müzik sistemlerinin her yola uyan lastikleri
Focal Grande Utopia

Otomobil kullananlarınız, özellikle de performans tutkunu olanlarınız bilecektir ki bir otomobilin en önemli parçası hiç kuşkusuz lastikleridir. İsterseniz dünyanın en güçlü motoruna, en iyi süspansiyonuna, en iyi ağırlık dağılım oranına, en mükemmel fren sistemine sahip olan bir otomobiliniz olsun… İster McLaren Artura, Aston Martin Valhalla, Ferrari Daytona veya Pagani Utopia kullanıyor olun. Hatta isterseniz bir Formula aracının kokpitinde oturun hiç fark etmez, otomobilinizden alacağınız performans lastiklerinizin size sağlayabileceği kadardır. 

Aynı şey müzik sistemleri için de geçerlidir. İsterseniz McIntosh’un en baba modeline parayı bastırmış olun, isterseniz lambalı amfiden vazgeçmem diyerek ukalalık yapın, milyonlar vererek Audio Research ya da Acoustic Arts almış ya da estetiğe de önem verdiğiniz için milyonları Dan D’Agostino’ya basmış olun, duyacağınız sesin kalitesi onların ucuna bağlayacağınız hoparlör kadardır.

Sonus Faber Suprema

Bugün size sevdiğim birkaç hoparlörden söz ederek fiyat, performans açısından makul seçenekleri anlatmak istiyorum. Elbette parası ile aklı arasında ciddi fark olanların ya da “yoğurdu bol buldum, nereye sürersem sürerim sana ne” diyenlerin muazzam fiyatlar ödeyerek alabileceği çok uçuk kaçık hoparlör sistemleri de var ama bugünkü yazımızın konusu bunlar değil. 

Biraz daha akılcı, harcıalem olmasa da daha ulaşılabilir birkaç marka ve modeli anlatmak, daha doğrusu benim de yıllardır kullandığım ve oldukça da memnun kaldığım bazı hoparlörlerden söz etmek istiyorum. 

Bunlardan ilki bir İtalyan markası olan Sonus Faber. 1983 yılında hoparlör yapımına başlayan markanın ilk kayda değer ürünü, benim de marka ile tanışmama vesile olan “Guarnieri” idi. Muhteşem bir ahşap işçiliği ile ses mühendisliğini birleştiren marka, Stradivarius keman ile Riva tekne zarafetinde hoparlörler üretirken bunların içine muhteşem bir ses saklamayı da başarıyordu. Çok özel bazı modelleri dışında oldukça da uygun fiyatlı hoparlörler üretiyordu. O kadar başarılı oldular ki her şeyi yapan ama bir türlü doğru düzgün kaliteli bir hoparlör üretmeyi başaramayan McIntosh Lab. gelip kapılarını çaldı ve McIntosh çatısı altında, markanın resmi hoparlörü oldular.

Sürekli kendini yenileyen ama gerek görüntü gerekse ses kalitesinden asla taviz vermeyen marka Homage ise “Reference” ve “Olympica” serileri altında akıl almaz ses cihazları üretiyor. Ancak hiç kuşkusuz son başyapıtları, 2000 watt’a kadar güç verebilen, iki kule hoparlör ve iki de 2000 watt’lık bas sisteminden oluşan dört hoparlörlük “Suprema” serisi. Bana göre makul fiyatlı, ulaşılabilir hoparlörlerin şu andaki iki imparatorundan biri. Muhtemelen de birincisi. 

Sonus Faber Sonetto G2

Ancak fiyatı ya da boyutları size uygun değilse yıllardır kalitesini kanıtlamış olan ama hâlâ geliştirilen Aida, Cremonese, Amati, Amati Futura ya da Stradivari hoparlörler de şayanı tavsiyedir. Benim özel tavsiyem ise Lumina olabilir.

Tüm Sonus Faber hoparlörlerini, kendi seçtiğiniz ahşaba veya cilaya göre ısmarlayabilir, rengine karar verebilir ve dekorasyonunuzun bir parçası haline de getirebilirsiniz. 

Şunu net söyleyeyim, Sonus Faber’den bir hoparlör alırsanız muhtemelen yıllar sonra torunlarınız da size minnettar olacaktır. Bu arada şunu da söylemeden geçmeyeyim, Pagani otomobillerin ve Maserati MC20’nin müzik sistemleri de Sonus Faber imzası taşır.

Bir diğer favori markam ise hiç kuşkusuz Fransızların “High End”deki iddialı markası Focal’dir. Geç bulup çabuk kaybettiğim marka olarak beni hep güldüren Focal, eşimle yaşadığımız tek tartışmanın da nedenidir. Görür görmez ve duyar duymaz aşık olduğum bir Focal hoparlörü eve sokmaya çalışırken yakalanınca, Hande’den sıkı bir zılgıt yemişliğim vardır. “Obelisk gibi olan bu şey eve giremez. Çok istiyorsan kendine anıt mezar yaptırır oraya dikersin” diyerek hayli kırıcı bir şekilde 265 kiloluk hoparlörü getirdiğimiz gibi götürmemize neden olmuştur. Belimdeki fıtık muhtemelen o günün eseridir. 

Focal, görüntü olarak bir Sonus Faber zarifliğine sahip olmasa da kendine özgün ‘kaba’ bir estetiğe ve ne yalan söyleyeyim Sonus Faber’e oranla daha çağdaş, daha modern bir görünüme sahiptir. Ses kalitesi olarak ise özellikle üst modellerinde Sonus Faber’den aşağı kalır yanı, hiç ama hiç yoktur. Markanın en üst hoparlörü ise hiç kuşkusuz devasa “Grande Utopia”dır.

Focal Diva Utopia

 

İki metrelik boyuyla 1500 watt gücünde bir ‘center’ basketbolcu gibi görünür. Aslında dört ayrı hoparlörün bir araya getirilmiş hali gibidir ve inanılmaz bir bas kalitesi vardır. Ancak gücü ve boyu itibarıyla biraz abartılı bulabilirsiniz.

O zaman da “Utopia” serisine dönebilir ya da daha makul boyutlardaki ve güçlerdeki “Sopra” ve “Kanta” serileriyle yetinebilirsiniz. Hepsi de yeterli güce sahip olduğu gibi estetik açıdan da “Grande”den üstün olduklarını söyleyebilirim. 

“Utopia 3 Evo”, Grande kadar abartılı olmayan ama boyundan büyük işlevi olan şahane bir ürün. Focal, son yılların parlayan ses ve müzik sistemleri üreticisi Naim Electronics ile işbirliği içinde muhteşem kablosuz hoparlörler de üretmeye başlayarak bizleri kablo derdinden de kurtardı.

Her ne kadar benim gibi ‘hastalıklı’ ruhlar açısından kabul edilebilir olmasa da gerçekten iyi ses verdiklerini de itiraf etmek zorunda kaldığım “Diva Utopia” bu işbirliğinin “Magnum Opus”udur ve aslında insanı epey bir külfetten de kurtarır. 

Elbette bu saydıklarımdan çok daha pahalı, çok daha havalı hoparlörler de bulup alabilir ya da yaptırabilirsiniz. Ama bunlar gerçekten iyidir. 

Kimseyi pişman etmez, ‘kazık yedim hissi’ de yaratmaz. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok