Temmuz ayının son iki gününde döviz piyasalarında çok nadir görülen doğrudan bir müdahale yaşandı. ABD ve Japonya, yenin aşırı değer kaybını önlemek amacıyla yıllar sonra birlikte dolar ve euro satarak karşılığında Japon Yeni satın aldı. 2011’de Japonya’da meydana gelen büyük deprem ve tsunaminin ardından ABD, İngiltere, Kanada ve Euro Bölgesi, yenin değerini düşürmek için bir araya gelmişti. ABD ve Japonya’nın yenin değerini artırmak için birlikte çalıştığı son örnek 1998 yılındaydı. Ancak bu son müdahale ABD’nin euro satması bakımından epey farklıydı. Bu ortak operasyonda ABD’nin dolar yerine euro satarak yen satın alması, Avrupa Merkez Bankası (ECB) önceden bilgilendirilmediği için Avrupa tarafında şaşkınlık ve tepki yarattı.
Esas soruya gelelim, peki ABD neden bu müdahaleye ortak oldu? Ve neden dolar yerine euro sattı? Birincisi, zayıf dolar enflasyonu körükleyeceği için para biriminin küresel olarak değer kaybını istemedi. İkincisi ise Japonya’nın nakit elde etmek için tek başına milyarlarca dolarlık ABD devlet tahvilini piyasaya aniden sürmesini engellemeyi hedefledi. Yani kendi tahvillerini korumak istedi. Eğer Japonya bu tahvilleri kontrolsüzce satsaydı, ABD’de uzun vadeli faiz oranları çok tehlikeli biçimde yukarı fırlayacaktı.