Kendisini “gümrük vergisi adamı” olarak tanımlayan ve “gümrük vergilerinin şimdiye dek icat edilen en büyük şey” olduğunu söyleyen Donald Trump, unutulmayacak bir törenle Başkanlık yemini etti ve yıldırım hızıyla işlere başladı. Arka arkaya kararnameler, atamalar ve tabii birbirinden ilginç açıklamalar… Küresel sahnede geniş kapsamlı etkiler yaratmaya hazır dört yıllık başkanlık dönemi başladı.
Şimdi gözler Trump yönetiminin nasıl bir ticaret politikası izleyeceğinde, küresel ticaretin ne yöne evrileceğinde… Bunun sinyallerini ilk haftasında verdi. Dediklerini tek tek yapıyor… Trump yemin töreninde ABD’nin altın çağının başladığını, çöküşünün sona erdiğini söylerken güvendiği unsurlardan biri de gümrük vergileri ve bu konudaki tehditleri…
Bu yolla ABD’ye yatırım getirmeyi, büyümeyi hızlandırmayı, yerli üretimde artışla imalat sanayiinde yeni iş alanı yaratmayı, bütçe gelirleri arttırmayı ve dış ticaret açığını azaltmayı hedefliyor.
Trump, İsviçre’nin Davos kentindeki küresel siyaset ve ekonomiye yön veren isimlerin katıldığı Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında uydu üzerinden yaptığı konuşmada, dünyadaki tüm şirketlere çağrı yaparak, “Gelin Amerika’da üretim yapın, size dünyadaki herhangi bir ulusun en düşük vergilerinden birini verelim. Ancak ürününüzü Amerika’da üretmezseniz, gümrük vergisi ödemek zorunda kalacaksınız” dedi.
Zaten, gümrük vergisi gündemi, kampanyasının merkezi unsuruydu ve ABD’nin ekonomik çıkarlarının peşine düşmek ve ticaret ortaklarına baskı yapmak için temel bir politika olacağa benziyor.
Önemli olan, tehditlerini ne ölçüde uygulayacak, ne kadarını müzakere taktiği olarak kullanacak ve ABD’nin gümrük vergilerini artırmasına karşılık olarak Çin, Avrupa Birliği (AB), Meksika, Vietnam, Kanada ve Hindistan gibi büyük ticaret ortakları nasıl tepki verecek? Misilleme yaparlarsa, küresel ekonomi belki de istenilecek en son gelişme olan bir ticaret savaşına doğru gidecek mi?
Trump, ilk gününde Kanada ve Meksika’ya yüzde 25 gümrük vergisini 1 Şubat’tan itibaren başlatacaklarını söyledi. Daha sonraki günlerde de Trump AB’yi gümrük vergileriyle cezalandıracaklarını, ABD’ye Kanada ve Meksika üzerinden fentanil sattıklarından dolayı yönetiminin Çin’e cezalandırıcı yüzde 10 ek gümrük vergisi getirmeyi düşündüğünü söyledi. Çin’e ek gümrük vergisinin TikTok anlaşmasına bağlı olduğunu söylese de daha sonraki açıklamasında, bu oranı yüzde 25’e çıkaracaklarını duyurdu.
Trump, ayrıca gelişmekte olan ülkelerin dolara alternatif para birimi yaratmalarının veya bunu desteklemelerinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bunu yapana yüzde 100 gümrük vergisi uygularım, ABD’ye yaptıkları ihracata veda ederler” diye tehdit etti. Rusya liderine de ultimatom verdi; Vladimir Putin’den bir an önce Ukrayna savaşına son ermesini aksi takdirde Rusya’ya ciddi yaptırımlar ve yüksek gümrük vergisi getireceklerini belirtti.
Aslında, bir yandan gümrük vergileri tehdidi ile diğer ülkelere ticaret ile ilgili olan ya da olmayan konularda baskı uygulamayı (örneğin Meksika’ya yasadışı göç ya da AB’ye ABD’den daha çok enerji ithalatı yapması konusunda) planlıyor. Ayrıca Trump’a göre gümrük vergileri ticaret savaşını önlemenin de bir yolu... Misilleme yapmayı düşünen bir ülkeye, “o zaman ithalat vergisi oranını yüzde 100’e çıkarıyorum” tehdidiyle ticaret savaşının önüne geçebileceğini savunuyor.
Merak edilen şu; evet Trump söylüyor ama yeni ekonomi yönetimi tarifeleri nasıl uygulayacak? Trump’ın ekonomi ekibinden gelen haberlere göre, gümrük vergileri her ay yavaş yavaş arttırılacak. Öne çıkan düşünceye göre gümrük vergileri her ay yüzde 2 ila 5 civarında küçük dilimlerle artırılacak. Bu kademeli yaklaşımın amacı, bir kerelik ani bir artışla ithal ürünlerde olası fiyat artışlarının enflasyonda yaratacağı sıçramanın önüne geçmek.
Enflasyonun baskılandığı ve özellikle işsizlik rakamlarının gösterdiği gibi dinamik bir ekonomi devralan Trump yönetimi, vaatleri arasında bulunan vergi indirimleri ve gümrük tarifesi artışlarıyla bu tabloyu bozmak istemiyor. Ancak Biden yönetiminin Hazine Bakanı Janet Yellen’in Trump’ın yemin töreninden birkaç gün önce bir kez daha uyardığı gibi; gümrük vergilerinin artırılması daha yüksek enflasyona neden olabilir.
Trump’ın göreve başlamasıyla birlikte özellikle ABD ile yüksek ticaret açığı olan hükümetler, ekonomilerini bekleyen korumacı ticaret önlemlerine hazırlanmaya başladı.
Çin: Gözdağı verecek
Trump yönetiminin Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde “stratejik rakip” olarak tanımladığı Çin’e karşı sert tarife artışları olası gözüküyor. Seçim kampanyasında Çin’e yüzde 60 ek gümrük vergisinden söz etmişti. İlk günlerde Çin’e yönelik bir oran vermedi ancak bu ülke Trump’ın korumacı politikalarının ana hedefi… Çin, Washington’ı müzakere masasına oturtmak için kendi önlemlerini uygulamaya hazırlanıyor.
Pekin’de henüz olası ABD gümrük vergilerine karşı misillemeye gitmek gündemde değil. Ancak tüm Çin mallarına uygulanacak yüzde 60’lık gümrük vergisi adeta “ekonomik kıyamet” anlamına gelecek. Bunun Çin’in zaten zayıflayan ekonomisine zarar vereceği öngörülüyor. ABD’nin özellikle Çin’in tedarik zincirini hedef alması durumunda, -Çin’in hâlâ güvendiği ABD yapımı gelişmiş mikroçip ticaretine kota getirilmesi gibi- ekonomide baş ağrılarının daha da etkili olacağı belirtiliyor.
Çinli yöneticiler, Trump ile görüşmeyi ve belki de bazı vergileri hafifletmek için öneriler sunmayı umuyor; örneğin daha fazla ABD petrolü ve gazı satın almak gibi... Ayrıca Pekin’in elinde çip devi Nvidia’ya karşı başlattığı antitröst soruşturması gibi, Çin’e aşırı derecede bağımlı olan ABD endüstrilerini ve firmalarını cezalandırmak gibi önlemleri de var.
AB: Daha fazla enerji ithalatı ile çözüm aranıyor
Trump’ın “Önce Amerika” gündemi AB’yi derinden etkileyecek. Trump, daha ilk günlerinden AB konusunda sert sözler sarf etti. Kendine has üslubuyla “Avrupalılar kendi ülkelerinde ürünlerini serbestçe satarken bizim ürünlerimize zorluk çıkarıyorlar. Avrupalıların Apple ve Facebook gibi Amerikan şirketlerine vergi uygulaması rahatsız edici. AB şirketlerimizden milyarlarca dolar talep ediyor ve onlara kötü davranıyor” diye konuştu.
Avrupa Birliği, ABD’ye olan bağımlılığını azaltmak için ticaret ortaklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor. “Tarihin en büyük serbest ticaret anlaşmalarından biri” olarak tanımlanan AB-Mercosur anlaşması 25 yıl süren müzakerelerin ardından aralık başında imzalandı. Çeşitli zorluklara rağmen bu anlaşma AB üyeleri için yedek üye ülkelerle birlikte 440 milyon nüfuslu dev bir pazarın kapılarını sonuna kadar açıyor.
Ve Çin gibi AB de ticaret fazlasını azaltmak için ABD’den doğal gaz ithalatını artırmayı planlıyor. Daha doğrusu, Trump aralık ayı sonunda kendi sosyal medya platformu Truth Social’da, “AB’ye ABD ile olan muazzam açığını, petrol ve gazımızın büyük ölçekli satın alımıyla kapatmaları gerektiğini söyledim. Aksi takdirde, her şeye gümrük vergisi!!!” diye paylaşım yaptı. AB’nin yanıtı ise Avrupa Komisyonu ticaret sözcüsü Olof Gill ile oldu; “Trump ile enerji sektöründeki ortak çıkarlarımızı da tartışarak zaten güçlü olan ilişkiyi nasıl daha da güçlendirebileceğimizi müzakere etmeye hazırız.”
Ukrayna savaşıyla birlikte ABD’nin AB’ye enerji ihracatı büyük ölçüde arttı. ABD halen AB’nin ithalatında petrolde yüzde 15, sıvılaştırılmış doğal gazda ise yüzde 38 paya sahip.
Trump’ın gümrük vergisi tehdidi Avrupa’da en çok Almanya’yı etkileyebilir çünkü Almanya’da 1,2 milyon iş ABD’ye yapılan ihracata bağlı ve gümrük vergileri Almanya’da 300 bin kişinin işini kaybetmesine neden olabilir.
Trump’ın Avrupa mallarına, özellikle de otomobillere -Almanya en çok otomobili ABD’ye ihraç ediyor- yönelik gümrük vergisi tehdidi, AB’nin en büyük ekonomilerini sert bir şekilde vurabilir. Goldman Sachs ekonomisti Sven Jari Stehn, ABD’nin Avrupa’dan yaptığı ithalata uygulanacak yüzde 10’luk genel bir gümrük vergisinin, Euro Bölgesi ve Almanya GSYİH’sında yüzde 1,1 düşüşe yol açacağını öngörüyor.
Çinli firmalar da Trump’ın Çin mallarına uyguladığı tarifelere yanıt olarak fiyatları daha da düşürür ve AB’ye ihracatı artırırsa Avrupalı işletmeler için bir başka darbe olur.
Hollanda Merkez Bankası Başkanı Klaas Knot’un şöyle bir uyarısı var; “eğer” diyor, “Trump, Çin’e yüzde 60 ek gümrük vergisi uygularsa malını satamayan Çin fiyat kıracak ve ucuz Çin malları Avrupa pazarına doluşacak. Çin deflasyonunu bize ihraç edecek.”
Meksika: Müzakereye güveniyor
Trump, ilk günden Meksika’ya 1 Şubat itibarıyla yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı. Trump’ın “ABD’ye tek bir otomobil bile satmayacak” dediği Meksika, ABD’nin en büyük ticaret ortağı ve Meksika’nın otomobil ihracatının yüzde 80’e yakını ABD’ye gerçekleşiyor.
Meksika’daki üreticileri de zor günler bekliyor. Dünyanın en büyük üreticileri Ford, Volkswagen, Toyota ve Ford’un Meksika’da fabrikaları var.
Meksika Trump’un yüksek tarife tehditlerine karşılık, ABD’ye misillemeyi düşünmüyor. Ancak Trump, Meksika’dan yapılan tüm ithalatlara önerdiği yüzde 25 gümrük vergisini uygularsa bunun sonuçları ağır olabilir. Meksika muhtemelen tarım ürünlerine misillemede bulunabilir.
Trump için özellikle endişe verici olan, 2023’te iki ülke arasındaki ticaretin yaklaşık 70 milyar dolarını oluşturan petrol ve gaz ticareti...
Kanada: Petrol ve doğal gazı kesecek
Trump, Kanada’yı da tüm ürünlere yüzde 25 ek gümrük vergisi ile tehdit ediyor. Kanada ise Trump’ın gümrük vergilerine karşılık ABD’ye ihraç ettiği elektrik ve petrolü tamamen kesmeyi planlıyor.
Hırslı bir işadamı mantığıyla düşünen Trump, Kanada’ya yönelik olarak, “Büyük bir dış ticaret açığımız var. Artık bu olmayacak. Her zaman eyalet olabilirsiniz ve eğer ABD’nin eyaleti olursanız ticaret açığımız olmaz, size gümrük vergisi uygulamak zorunda kalmayız” diye sıra dışı bir çağrı yaptı.
Trump ilk döneminde Kanada, ABD ve Meksika’dan oluşan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA), temel hükümlerinin çoğunu yalnızca mütevazı değişikliklerle koruyan bir anlaşma olan USMCA ile değiştirdi.
Yeni dönemde Trump’ın tarafları USMCA’da kendi lehine düzenlemeler için müzakerelere zorlaması ve bunu bir pazarlık aracı olarak kullanması da bekleniyor.