Arama

İkinci yüzyılın manifestosu

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında Türkiye’nin en büyük sınavı ekonomik sorunları aşmanın ötesinde, güveni yeniden tesis ederek rekabetçi ve sürdürülebilir bir büyüme modeli kurabilmek.

02 Temmuz 2026, 08:00

Yıllardır Türkiye’nin geleceği üzerine aynı soruyla karşılaşıyorum: Türkiye sahip olduğu potansiyeli gerçek anlamda değerlendirebilecek mi? Bu soru yalnızca Ankara’da ya da İstanbul’da değil, Londra’dan Pekin’e kadar farklı merkezlerde de soruluyor. Çünkü Türkiye; stratejik konumu, güçlü özel sektörü, sanayi altyapısı, girişimcilik kültürü ve insan kaynağıyla önemli avantajlara sahip. Ancak potansiyel tek başına yeterli değil. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında asıl mesele, yalnızca ekonomik dengeleri düzeltmekten ziyade daha rekabetçi, daha müreffeh ve daha güçlü bir gelecek inşa edebilmek.

Bugünkü sorunlarımızın merkezinde yalnızca enflasyon, kur veya hayat pahalılığı yok. Bunlar daha derin bir sorunun sonuçları. O da güven eksikliği... Vatandaş geleceğe güvenmediğinde tasarruf davranışları değişir, yatırımcı önünü göremediğinde yatırımlarını erteler, gençler ise geleceklerini başka ülkelerde aramaya başlar. Bir ekonominin en değerli sermayesi para değil, güvendir.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok