Arama

Gümüş yatırımcının radarında: Son 13 yılın zirvesi aşıldı, sırada ne var?

Gümüşte güçlü bir alım dalgası sürüyor. Son 13 yılın en yükseğine çıkan beyaz metalin 2011’deki tarihi zirvesini zorlayacağını öngörenler var. Yıllardır artmayan arza karşılık özellikle teknoloji, elektrikli araç ve güneş enerjisi sektörlerinden yükselen talep, arz açığı yaratıyor. Altın-gümüş oranı da gümüşün lehine…

03 Temmuz 2025, 08:00

Arz ve talep kanunu yine çalışıyor, gümüş yeniden yatırımcıların yoğun biçimde radarına girdi. Endüstriyel kullanımındaki güçlü talebe karşılık gümüşte küresel arz açığı derinleşirken üretim yıllardır durgun ve fiziki stoklar da düşüyor. Gümüşün haziran ayında, 2012’nin başından bu yana en yüksek seviyesine çıkması, kimi uzmanların tüm zamanların en yüksek seviyesini aşabileceği yönündeki beklentilerini körükledi. 

Spot gümüş fiyatları, güçlü alım trendiyle beklentilerin ötesinde bir performans göstererek 20 Haziran itibarıyla aylık yüzde 8,8 ve yılbaşından bu yana yüzde 24,1 değer kazandı. 

Gümüş yıla onsu 29 dolardan başladı, mart sonunda 34,5 dolara kadar çıktı, daha sonra kısa sürede 30 doların altına düşse de nisan başındaki bu dip seviyeden başlayan atağı ile nisan sonunda 32 doları, haziran başında 34 doları aştı. 17 Haziran’da 37 doları aşarak son 13 yılın en yüksek seviyesine çıktı ve 20 Haziran itibarıyla 36,0070 dolarda. 

2024 de gümüş için olağanüstü iyi bir oldu, 2024 başında gümüşün onsu 23 dolardaydı ve yıl içinde 35 dolara kadar çıktıktan sonra yılı 29 dolardan kapattı, yıllık yüzde 26 yükseldi. 2024 başından 20 Haziran’a kadar gümüşte yaşanan artış yüzde 56,5’i buluyor. 

Yükseliş diğer değerli metallerde olduğu gibi küresel ekonomik ve jeopolitik ortamdan kaynaklanıyor. ABD’de faiz artışlarının sona ermesi ve indirim sürecinin başlaması, Wall Street’te teknoloji hisselerinin olağanüstü güçlü performansı, gümüş fiyatlarında destekleyici oldu. Gümüş, özellikle teknoloji ve temiz enerji sektörlerinde artan bir hızda kullanılıyor.

Ayrıca servet ve portföylerde yaşanan artış, altın dışında çeşitlendirme arayışlarına yol açtı. Çalkantılı jeopolitik koşullar ve politika belirsizliği, güvenli liman olarak gümüşü destekleyen diğer faktörler oldu. 

Bununla birlikte geleneksel olarak güvenli liman kabul edilen ABD varlıklarına olan güven zayıfladı ve bu yıl hem ABD Hazine bonoları hem de dolar değer kaybetti. Bu durum, bu yatırım araçlarının geleneksel olarak talep göreceği küresel ekonomik belirsizlik döneminde alışılmadık bir gelişme. Ayrıca ABD’nin artan iç borcu, borç yönetimine yönelik kaygılar ve bu konudaki uyarılar da değerli metallere kayışta etkili oldu. Tüm bu nedenlerle spot altın yılbaşından beri yüzde 28,4 değer kazanırken ve gümüş de onu takip etti.

Kimi uzmanlara göre gümüş; güçlü endüstriyel talep, arz sıkıntısı ve artan yatırımcı ilgisiyle bir boğa piyasası koşusunun erken aşamalarında olabilir. Boğa piyasası yanlıları, hem teknik hem de makroekonomik koşulların lehine olması nedeniyle gümüşte ons başına 50 dolar eşiğinin artık giderek daha mantıklı bir hedef olarak göründüğünü ve tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşacağına inanıyor.

Crescat Capital’in makro stratejisti Otavio Costa, gümüşün genellikle kıymetli metaller yükselişinin erken aşamalarında altının gerisinde kaldığını ve daha sonra daha iyi performans gösterdiğini belirtiyor ve yeni bir boğa piyasasının erken aşamasında olduğunu savunuyor. Teknik analistler de haziran ayındaki çıkışta ivme zorlanmadığı için 2011 yılında ulaştığı ons başına 49,5 dolardaki tüm zamanların en yüksek seviyelerinin test edilmesinin ihtimal dahilinde olduğunu belirtiyor.

İsviçre merkezli yatırım bankası UBS, yatırımcıların ABD Doları alternatiflerine olan iştahı, devam eden borsa yatırım fonu (ETF) alımları ve zayıflayan dolar nedeniyle önümüzdeki aylarda gümüşte fiyat tahminini ons başına 38 dolara yükseltti ve 40 dolara kadar çıkabileceğini öngördü.

UBS, beklenen ABD faiz oranı indirimleri ve doların zayıflaması gibi makroekonomik olumlu etkilerin, endüstriyel talep sabit kalsa bile gümüşe destek vermeyi sürdüreceğini vurguluyor. UBS ayrıca altın-gümüş oranının 90’ın altına düşeceğini öngörüyor ve bu da gümüşün cazibesini daha destekliyor. 

Gümüş fiyatları özellikle 2005 yılından sonra yükselmeye başladı, o zamana kadar bazı spekülatif dönemler haricinde onsu 4 ila 6 dolar arasında oynuyordu. Altın-gümüş oranı da 1980’lerin sonuna kadar 50’nin altındaydı, 2020’ye kadar da 80’in altında seyretti. 20 Haziran itibarıyla 93,5 seviyesinde ve tarihsel olarak yüksek. Oranın yüksek olması gümüşün altından ucuz olduğu ve yatırım yapılabileceği anlamına geliyor.

Geçmişte sadece mücevher olarak kullanılan gümüş, 92 element arasında hem ısıyı hem de elektriği en iyi ileten metal. Bu da onu güneş panelleri, elektrikli araçlar ve mikroelektronik üretiminde vazgeçilmez hale getiriyor. Bu nedenle endüstriyel kullanımı gittikçe artıyor ve daha artması bekleniyor. 2021 yılında 371 milyon ton olan elektrik ve elektronik sektörünün talebinin bu yıl 466 milyon ons olacağı tahmin ediliyor. 

Güneş enerjisi sektörünün gümüşe olan talebi, 2022’de toplam talebin yüzde 12’sinden 2024’te yüzde 25’ine çıkarak iki katına ulaştı. Halen 220 milyon ons olan güneş enerjisi uygulamaları için yıllık gümüş talebinin, 2030’a kadar 370 milyon onsa çıkabileceği öngörülüyor.

Gümüş konusunda araştırmalar yapan Gümüş Enstitüsü’nün tahminlerine göre küresel gümüş talebi geçen yıl 1,16 milyar ons, arz ise 1,01 milyar ons oldu ve arz açığı 149 milyon tondu. Gümüş Enstitüsü’nün tahminine göre bu yıl arz yüzde 2 artarak 1,03 milyar ons, talep ise yüzde 1 azalarak 1,15 ons olacak ve küresel açık 117,7 milyon ons olacak. Böylece gümüşte bu yıl ile birlikte beş yıl art arda arz açığı yaşanacak. 

Diğer yandan güçlü talebin göstergesi olarak; ETF’lerin gümüş varlıkları, bu yılki 35,6 milyon onsluk alımlar da dahil olmak üzere yaklaşık 751 milyon onsa yükseldi ve bu 2023’ten bu yana en yüksek seviye.

Vadeli işlem piyasasındaki kontratlar da 2024 sonundan bu yana 103 milyon ons artışla yaklaşık 304 milyon ons net alım pozisyonunda bulunuyor. 

Kuşkusuz 2025’te piyasaları etkisi altına alan ekonomik ve jeopolitik endişelerin tersine dönmesi gibi boğa piyasasını sekteye uğratacak gelişmeler de olabilir. 

Ya da Trump yönetimi, büyüyen bütçe açığını dizginlemek için güvenilir çabalar sinyali verirse Hazine tahvillerindeki satış dalgası istikrara kavuşabilir –hatta tersine dönebilir– yatırımcıların dolara olan güvenini yeniden tesis edebilir ve altın veya gümüş gibi alternatiflere yönelme ihtiyacı azalabilir. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok