ABD’de Başkan Donald Trump’ın sürekli tekrarladığı “düşük faiz” çağrılarına rağmen işler istediği gibi gitmiyor, enflasyon beklenmedik şekilde yükselirken faiz indirimi olasılığı öteleniyor. Trump’ın hedefe koyduğu ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell ise duruşundan taviz vermiyor.
Powell, yüksek çıkan ocak ayı enflasyon oranının açıklanmasından iki gün önce yaptığı konuşmada, faiz indirimleri konusunda aceleye gerek olmadığını söyledi. Arkasından beklenmedik bir şekilde yüksek çıkan tüketici enflasyonu verileri geldi; ocak ayında yıllık yüzde 3’e çıktı. Aylık artış yüzde 0,5 olurken gıda ve enerjiyi hariç tutan çekirdek TÜFE aylık yüzde 0,4 artışla yıllık yüzde 3,3’e yükseldi. Aylık bazda tüketici enflasyonu Ağustos 2023’ten bu yana, çekirdek tüketici enflasyonu da Nisan 2023’ten bu yana en yüksek düzeydeydi.
Fed’in faiz indirmesi gerektiğini savunan Başkan Trump’ın artık bir enflasyon sorunu var. Üstelik tüm ticaret ortaklarına değişen oranlarda uygulamayı planladığı gümrük vergilerinin daha fiyatlara yansıdığını görmeden... Powell, Trump’ın faizlerin düşürülmesi konusundaki tüm mesajlarına rağmen faiz konusunda net bir tutum sergiliyor. Ocak sonundaki toplantıda Fed faiz oranlarını değiştirmedi.
Bunun üzerine Trump, enflasyonu durdurmadığı için Powell’ı sert bir şekilde eleştirerek “Fed’in banka düzenlemesi konusunda berbat bir iş çıkardığını” söyledi. Sosyal medyada da “Faiz oranları düşürülmeli, bu da yaklaşan gümrük vergileriyle el ele gidecek bir şey” diyen Trump, Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’ndaki video konferans konuşmasında ise “Faiz oranlarının derhal düşürülmesini talep edeceğim. Aynı şekilde, tüm dünyada düşmesi gerekir” dedi. Ancak gelişmeler Trump’ın istediği yönde gitmiyor.
Powell, şubat ortasında Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’nde yaptığı konuşmada, Fed’in faiz oranı indirimlerine devam etmek için “acele etmesine gerek olmadığını” söyleyerek bir anlamda cevap verdi. Politika faizinin geçen yıl önemli ölçüde düşürüldüğünü, ekonominin sağlam kaldığını belirtti.
Powell, ikinci günkü konuşmasında da Trump’ın faiz oranlarını düşürme çağrılarının Fed’in faiz kararlarını değiştirmeye yönlendirmeyeceğini belirterek, “İnsanlar başımızı öne eğmeye, işimizi yapmaya ve kararlarımızı ekonomide olup bitenlere göre almaya devam edeceğimizden emin olabilirler” dedi.
Fed yönetimi, Trump’ın önerdiği ve uygulamaya koyduğu gümrük vergileri de dahil olmak üzere politikalarının ekonomiyi nasıl etkileyeceğini beklemek ve görmek istiyor. Çoğu ekonomist, gümrük vergilerinin en azından geçici olarak enflasyonu artıracağından endişe ediyor.
Fed, pandemi kaynaklı enflasyon artışını dizginlemek için politika faizini 2022 ve 2023’te 23 yıllık zirve olan yüzde 5,25 - 5,5 aralığına çıkardıktan sonra, 2024’ün sonlarında üç toplantıda tüketici fiyat artışlarının yavaşlamasına atıfta bulunarak toplam yüzde 1 indirime gitti. Halen 4,25 - 4,5 aralığında… Bu dönemde enflasyon yüzde 5,6’lık zirveden yüzde 2 hedefine yaklaşarak yüzde 2,8’e düştü.
ABD ekonomisinde dikkat çekici bir nokta ise işgücü piyasasının sağlıklı seyretmesi... Ocak itibarıyla son dört ayda ücretli çalışanların sayısı ayda ortalama 189 bin artarken işsizlik son sekiz ayın en düşüğü olan yüzde 4 seviyesinde... Ekonomi, güçlü tüketici harcamalarının da desteğiyle 2023 - 2024 dördüncü çeyrek yılları arasındaki bir yılda yüzde 2,5 büyüdü. Bu, sağlıklı bir büyüme anlamına geliyor.
Güçlü bir iş piyasası, sağlıklı ekonomik büyüme ve yüksek tüketici talebi, dünya çapında yatırım yönetim şirketi PIMCO’nun ekonomisti Tiffany Wilding’in vurguladığı gibi “İnanılmaz derecede güçlü bir konumda” olan bir ekonomiye işaret ediyor.
Ancak ekonomiye ilişkin belirsizlikler var. Trump, özelikle ABD’nin açık verdiği büyük ticaret ortaklarından yapılan ithalata gümrük vergileri koyuyor ve kalıcı yasal statüye sahip olmayan milyonlarca göçmeni sınır dışı ediyor. Bu planların ekonomi ve enflasyonu nasıl etkileyeceği net olarak bilinmiyor. Moody’s Analytics, ithalat vergilerinin çoğunun muhtemelen şirketler tarafından tüketicilere daha yüksek fiyatlar aracılığıyla yansıtılacağını, göçmenlik baskısının ise işgücü arzını kısıtlayacağını ve ücretleri artırarak fiyat artışlarını tetikleyeceğini öngörüyor.
Fed’in 19 Şubat’ta yayımladığı, ocak ayı toplantısının tutanaklarında da yöneticilerin, Trump’ın izlediği politikalar nedeniyle enflasyonun yükseleceği endişesi taşıdığı görüldü. Tutanaklara göre şirketler ithalata getirilen gümrük vergilerinin maliyetini yansıtmak üzere fiyatları artırmayı düşünüyorlar. Tüm bunlara ek olarak ocak enflasyonunda beklenmedik artış Fed’in yakın zamanda faiz oranını düşürme olasılığını daha da azaltıyor. Yüksek enflasyon oranı ve güçlü son istihdam verileri nedeniyle Fed’in 19 Mart veya 7 Mayıs’taki toplantısında faiz oranlarını değiştirmeyeceği neredeyse kesinleşti. Bu durumda yıl ortasından önce Fed’in faiz indirimi yapma olasılığı önemli ölçüde düştü.
Enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi uluslararası bankaları faiz indirimi olasılığını yeniden fiyatlandırmaya yöneltti. Hollanda merkezli ING Bank, raporunda potansiyel gümrük vergilerinin önümüzdeki çeyrek yıllarda enflasyona yukarı yönlü risk eklediğini ancak konut maliyetlerinde 2025’in ilerleyen dönemlerinde önemli düşüşler yaşanacağını ve yılın ikinci yarısındaki faiz indirimlerine kapıyı açık tutacağına dair bazı cesaretlendirici işaretler olduğunu vurguladı.
Morgan Stanley ise şubat raporunda 2025’te daha az faiz indirimi beklediğini, daha önceki tahmini 2025’te üç faiz indirimi yerine güncellediği tahmininde bu yıl için haziran ayında tek bir faiz indiriminin söz konusu olabileceğini belirtti. Morgan Stanley, bu noktada Fed’in ABD dolarında satıcı olanlar için destekleyici olmayacağını vurguladı. Barclays de bu yıl 25 baz puanlık tek faiz indirimi beklediğini açıklarken Trump’ın gümrük vergisi politikasının yarattığı belirsizliğe dikkat çekti.
Fed’in faiz değişiklikleri konusunda piyasa beklentilerini ölçen CME FedWatch Tool’a göre ocak ayındaki enflasyon yükselişi, mart ayında Fed faiz oranı indirimi olasılığını fiilen sıfıra indirirken mayıs veya haziranda faiz indirimi olasılığını da düşürdü. Fed’in ocak enflasyon verisinin açıklanmasından önce yüzde 4 olan 19 Mart’ta faiz indirimi olasılığı, hayal kırıklığı yaratan enflasyonun ardından yüzde 2,5’e düştü. 7 Mayıs toplantısında Fed’in faiz indirimi olasılığı, enflasyon verisinden sonra yüzde 11,8’e düşerken veri öncesinde bu olasılık yüzde 21,3’tü. Haziran toplantısı için faiz indirim olasılığı yüzde 34,8 iken enflasyon verisi öncesi bu oran yüzde 50,8’di.
Tüketici enflasyonu bu yüksek seviyelerde kaldığı sürece Fed yıl içinde faiz indirimine gitmeyebilir. Ayrıca enflasyon daha da yükselirse ekonomistler 2025’te Fed’in faiz oranlarını artırma olasılığını hesaba katmaya başlayabilir.