Arama

Besler Gıda CEO'su Mert Altınkılınç: Her yıl 50 yeni ürün, hedefte tatlı ve et var

Hem dondurulmuş gıdada hem de yağda Türkiye’nin açık ara pazar lideri... Bu kadar büyükken daha da büyümek kolay değil.

Besler Gıda CEO'su Mert Altınkılınç: Her yıl 50 yeni ürün, hedefte tatlı ve et var
Fotoğraf: Ergun Candemir

Kerevitaş, 48 yıllık bir markadan; 16 kategoride toplam 57 markanın ve bin 500 ürünü yöneten bir kurumsal kimlikten mayıs ayında vazgeçti. Yeni adı artık ‘Besler’. Peki neden? Daha önce Pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika Başkanı olarak görev yapan, Yıldız Holding şirketlerinde 17 yıllık tecrübesi olan Besler Gıda CEO’su Mert Altınkılınç, “Kendi içimizden bile ‘buna neden gerek duyuldu?’ sorusu geliyor” diyor. Bu soruya çok kısa ve net bir cevabı var: “Kerevitaş markasından sadece deniz ürünleri çağrışımından uzaklaşmak için vazgeçtik.”

Hedef, küresel oyunda bir adım daha ileriye gitmek. Bunun için algı, marka değeri çok önemli. Yıldız Holding bu alanlarda önemli tecrübeye sahip, marka değerinin önemini iyi bilen bir grup. Besler, altında önemli mesajlar barındıran bir kelime... “Bir gıda şirketi olma yolunda vizyonumuzu ortaya koyduk” diyor Altınkılınç. Sahip olduğu ve yönettiği markalara arasında SuperFresh, Bizim Yağ, Teremyağ, Luna, Ustam ve DFU gibi tüketiciler arasında karşılık bulan markalar var. Margarin, dondurulmuş gıda, konserve, unlu mamuller ve ev dışı tüketim gibi kategorilerde, hem son tüketiciye dokunuyor hem de B2B alanındalar. Besler, 60’tan fazla ülkede milyonlarca sofraya ulaşan bir Türk gıda devi konumunda. Ancak onun da sınırları var. Ve yeni strateji o sınırları daha da zorlamak üzerine kurulu.

Değişen toplumsal dinamikler değişimin tetikleyicisi oldu. Türkiye’de de aile yapısı küçüldü, tencereler daha az kaynıyor, restoranlardaki fiyatlar belli. CEO Altınkılınç, “Pazar her sene yüzde 25’ler bandında büyüyerek bu seviyeye geldi. SuperFresh son üç senede tonajda yüzde 50 büyüyerek ciromuzu da beş katına çıkarttı. Besler olarak 5 milyar TL’lerden 25 milyar TL’lik cirolara ulaştık” diyor. Gidilebilecek daha çok yol var. “Dondurulmuş gıda kişi başı tüketim anlamında Avrupa ve Amerika’nın hâlâ çok gerisinde” diyor. Besler, bu büyüme trendinden yararlanmak ve konjonktürün kazananı olmak gibi bir avantaja sahip.

Mert Altınkılınç, her yıl 50 yeni ürünü pazara sürdüklerini söylüyor. En fazla satan ürünler kroket ve milföy. Yeni ürünlerin perakende cirosundaki payının yüzde 18 olduğunu anlatıyor. Bu orandan mutlular. Çünkü, Ar-Ge’nin desteği ile hazırlanan ürünlerin beğenildiğini ve tuttuğunu gösteriyor. 2024’te sadece Ar-Ge ve inovasyon için yapılan harcamaları 74,6 milyon TL. Bu rakam toplam yatırımın yüzde 16,5’i. Şirketin daha zayıf olduğu alanlar ise et ve tatlı kategorileri. “Et kategorisinde limitliyiz” diyor Altınkılınç, tatlı kategorisi de hedeflerinde. Eksiklerinin farkında. Besler, ‘private label’ ürünler de üretiliyor. Cirodan aldığı pay yüzde 7 seviyesine gerilemiş. ‘Cloud kitchen’ akımı da radarlarında. “Online yemek ve sipariş üzerine birkaç denememiz ve pilot çalışmamız var” diye anlatıyor.

Ancak şirketin büyümesinde net bir sınırı var: Buzdolabı sayısı. Mantık çok basit. Dondurulmuş bir ürünü, satana kadar dondurucuda saklamak zorundasınız. Sektörde biz tüketicilerin bilmediği veya görmediği bir “buzdolabı savaşları” da yaşanıyor. “Bizim, Türkiye’de yaklaşık 23 bin kadar dolabımız var, yüzde 75’ler ile pazar payıyla lideriz.” diyor.

Besler, margarin ve endüstriyel yağ tarafında da Türkiye’nin lider üreticisi konumunda. Margarin pazarı kişi başına tüketim dört kiloyu, pazar büyüklüğü 10 milyar TL’yi aşmış durumda. Üç üretim tesisinde yıllık 505 bin tonluk kapasiteye sahip. Bizim Yağ, Teremyağ ve Ustam markalarıyla beş kıtada 45’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor. Burada toplam işimizin yaklaşık yüzde 25 - 30 kısmı ev dışı tüketim. Yüzde 30 - 35 kısmı endüstriyelde, kalan yüzde 30 - 35 kısmı perakendede” diye özetliyor durumu. 

Görünmeyen yüzü tarımda

Mert Altınkılınç, “Türkiye’nin en büyük tarım şirketlerinden biriyiz” diyor. Sözleşmeli tarım çerçevesinde 60 bin dekarlık alanda 150 bin ton ürün yetiştirdiklerini ve büyüklüğün toplam işlerinin yüzde 55’ine denk geldiğini söylüyor. 60 bin dekarlık alanda yüzde 96 oranında sözleşmeli çiftçilerle çalışan şirket, ayrıca “Tarımın Kadın Yıldızları” projesi ise bugüne kadar 13 bin tondan fazla ürünün kadın çiftçilerden temin edilmesini sağladı. Şirket çiftçilere verdiği destek sayesinde maliyetlerde ve ürün kalitesinde kontrol edilebilir bir süreç yaratıyor.

Besler’de şu an yağ baskın olan ürün. Bugün cironun yüzde 65’i yağ kategorisinden geliyor. Altınkılınç, “Ancak eşitlenecek” diyor. Veriler, dondurulmuş gıdanın, Türkiye için “geleceğin gıda kategorisi” olarak büyük bir potansiyel taşıdığını söylüyor. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok