Arama

Trump'ın seçilmesiyle Avrupa’nın iş modeli iflasta

Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle ABD hisse senetleri yükselirken geri kalan uluslararası borsaların -özellikle Avrupa’nın- tepkisi oldukça karışık oldu.

01 Aralık 2024, 00:01
Trump'ın seçilmesiyle Avrupa’nın iş modeli iflasta
Depophotos

ABD hisse senetleri son yıllardaki gibi 2024 yılı boyunca da Avrupa endekslerine performans farkı atmışken Trump’ın seçilmesinden sonra aradaki fark daha da açıldı. ABD başkanlık seçimlerinden kısa bir süre sonra Alman “Trafik ışığı koalisyonunun” dağılması, Avrupa için eskisi gibi devam etmenin bir seçenek olmayacağının kanıtı oldu.

Trump “Önce Amerika” paradigması doğrultusunda seçim zaferiyle birlikte planlarını tüm kararlılıkla uygulayabilecek ve bu da küresel ticaret, enerji ve güvenlik politikası gibi Avrupa’nın ekonomik ve siyasi gelişimini yakından ilgilendiren konularda var olan belirsizlikleri daha da artıracaktır. Trump’ın mevcut jeopolitik sorunları ele alış biçiminin sermaye piyasasında ilave dalgalanmalara yol açması da muhtemel…

Avrupa borsalarının zayıf performansı, Avrupa’daki son yılların makroekonomik ve politik zorlukların bir yansıması ve yenilikçi büyüme perspektifi olmamasından kaynaklanıyor. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş, Avrupa’nın ve Almanya’nın yıllarca yürüttüğü ‘iş modeli’nin iflasını hızlandırdı: ABD’nin Avrupa’nın askeri savunmasını finanse etmesi, Rusya’dan ucuz enerji alması, Doğu Avrupa’dan ucuz işçiler ve tedarikçiler kullanması ve son olarak üretimi Çin’de ve diğer piyasalara pazarlayıp, ihracat yapıp ekonomisini ayakta tutmaktı.

Özellikle ağır top Almanya’nın devam eden kötü ekonomik durumu tüm Avrupa üzerinde baskı yaratıyor. Grafikte görüldüğü gibi, Alman sanayi üretimi pandemi öncesinden itibaren yükselme trendine veda edip uzun vadeli bir düşüşe geçti ve bu eğilimi durduramadı. Ukrayna’daki savaşın ardından yaşanan enerji krizinin tetiklediği yüksek enerji fiyatları, özellikle kimya ve çelik endüstrileri gibi enerji yoğun sektörler üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Aynı zamanda, başta Çin olmak üzere önemli ihracat pazarlarında zayıflayan talep, ihracat ağırlıklı Alman ekonomisini özellikle zorluyor.

Yapısal açıklar durumu daha da kötüleştiriyor. Dijitalleşmedeki yavaş ilerleme, ciddi kalifiye işçi açığı ve bürokratik engeller, yenilikçi gücü ve rekabetçiliği yavaşlatıyor. Özellikle ABD’de ve Asya’da diğer ülkeler geleceğin teknolojilerine ve altyapısına yatırım yaparken Almanya potansiyelinin bir hayli gerisinde kalıyor.

Trump’ın seçim zaferi ve korumacı ticaret politikasıyla birlikte Alman ekonomisi üzerindeki baskı daha da artacaktır. Avrupa’nın umudu, Almanya’da yapılacak yeni seçimler ve Trump 2.0’ın ek baskısıyla birlikte büyümeyi teşvik eden politikaların uygulanmaya başlanması –acı bir reçete olsa bile.

Peki bu gelişmeler yatırımcılar için ne anlama geliyor? Trump’ın “önce Amerika” politikasıyla uluslararası yatırımcı sermayesi akışının bugün olduğundan daha fazla ABD’ye doğru kayması yüksek bir olasılık. Özellikle finans, sanayi, enerji ve tüketim sektörleri Trump’ın ajandasından faydalanacak gibi görünüyor. Kısa vadede Avrupa hisseleri yukarıda belirttiğimiz sorunlar nedeniyle ön planda bir rol oynayamayacak gibi görünüyor, ABD piyasası -özellikle teknoloji sektörüpahalı bir değerlemeyle işlem görse bile… Yatırımcılar için Avrupa ancak orta ve uzun vadede cazip yatırım fırsatları sunabilir -Avrupa cesaret edip acilen ihtiyaç duyulan sürdürülebilir ve yapısal reformları gerçekten ele alırsa…

 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok