;
Arama

OpenAI CEO’su Sam Altman’ın geleceği inşa planı

OpenAI CEO’su milyarder Sam Altman, ChatGPT’yi hayata geçirerek yapay zekayı ana akıma taşıdı ve 500 milyar dolarlık bir dev yarattı. Yeni bir baba olarak 40 yaşındaki Altman, çocuklarının bir gün yaşayacağı dünyayı inşa ettiğini söylüyor. Başarmak istediği çoğu şeyi başardığını belirten Altman, gelecekte koltuğunu bir yapay zeka modeline devredebilmek istiyor.

04 Şubat 2026, 12:16

Amerika’nın icatlarıyla değil ileri teknolojileri günlük hayata sokmalarıyla tanınan yenilikçi yöneticilerinden oluşan uzun bir liste var; Steve Jobs, Bill Gates ve Elon Musk… OpenAI CEO’su Sam Altman da bu kalıba uyuyor. O bir mühendis ya da bilim insanından çok bir yatırımcı ve hızlandırıcı. Vizyonu tüketici ürünlerini mükemmelleştirmekten ziyade, yakında ekonominin geri kalanının bağımlı olabileceği temel sistemleri inşa etmeye odaklı. 

Dünyanın en önemli şirketi

ChatGPT’nin şu anda haftalık 800 milyondan fazla kullanıcısı var. Geçen yıl 13 milyar doların üzerinde gelir elde eden OpenAI, kısa süre önce 500 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Altman’ın şirkette doğrudan bir hisse payı yok ancak diğer yatırımları onu Forbes’un tahminlerine göre 3 milyar dolarlık bir servete ulaştırıyor. Şirket şu anda 100 milyar dolarlık ek bir mega yatırım turu için görüşmeler yapıyor. Bu tur, değerlemeyi 750 milyar doların üzerine çıkarabilir. OpenAI’dan ilham alan büyük teknoloji şirketleri, bu yıl yapay zeka veri merkezleri ve çiplere tahmini 500 milyar dolar yatırabilir. Şu anda, belki de dünyanın en önemli şirketi konumunda.

“İnsanlara istediğini yaptırmakta çok iyi”

Bu durum, artık 40 yaşında olan Altman etrafında hızla büyüyen bir popülarite oluşmasına yol açtı. Disney CEO’su Bob Iger, Altman’ın geleceği görmek için “köşelerin arkasına bakabildiğini” söylüyor. Airbnb’nin kurucu ortağı Brian Chesky onu “tanıdığım en hırslı iki kişiden biri” olarak tanımlıyor (diğeri Musk). Apple’ın tasarım efsanesi Jony Ive ise gizemli bir şekilde Altman’ın “bilinmeyenle barışık olduğunu ama sorumluluğu asla hafife almadığını” söylüyor. Ünlü risk sermayedarı Paul Graham (Altman’ın Y Combinator’daki eski mentoru) daha açık konuşuyor: “İnsanları bir şeye ikna etmekte çok iyi. İnsanlara istediğini yaptırmakta çok iyi.”

Hayatta olan en önemli Amerikalı yenilikçiler

Sakin, yumuşak konuşan biri olmasına rağmen Altman, bir bakıma yapay zeka dünyasının tellalı. Teknolojinin büyümesine dair agresif öngörülerinin gerçekleşmesi gerekiyor; yalnızca OpenAI’ın değerlemesini değil, etrafında şekillenen devasa ekonomik ve toplumsal bahisleri de haklı çıkarmak için. Ancak Altman’ın o noktaya nasıl ulaşacağını tam olarak bilip bilmediği de net değil. Anlattığı kadar büyük, hızlı ve pahalı bir geleceği gerçekten sunabilecek mi?

Forbes yakında yayınlanacak olan hayatta olan en önemli Amerikalı yenilikçiler listesinde altıncı sırada yer alan Altman’ı on yılı aşkın süredir takip ediyor. 2015’te, Y Combinator’ın yeni atanmış 29 yaşındaki lideri olarak ilk Forbes 30 altı 30 Girişim Sermayesi listesinin öne çıkan isimlerinden biriydi. Altman o dönem Forbes’a yaptığı açıklamada, “Dünyadaki sorunların bir listesini yapıp sonra onları çözmeleri için şirketleri finanse edebilmek çok havalı” demişti.

Yalnızca bu yatırımlar merceğinden bakıldığında bile, Altman geleceğe dair vizyonunu titizlikle çizen son derece hırslı bir iş lideri olarak görünüyor. 2010’larda mobil çağ şekillenirken, Altman öngörülü bir şekilde bir dizi şirkete yatırım yaptı. Örneğin, ödeme devi Stripe henüz bir isme bile sahip değilken 15 bin dolar karşılığında yüzde 2 hissesini aldı ve 2014’te Reddit’e yapılan 50 milyon dolarlık yatırım turuna liderlik etti ve bu şirketler uygulama ekonomisinin temel taşları haline geldi.

Yapay zeka yatırımları

Yapay zekada da aynısını yapıyor. Elbette OpenAI var. Ama aynı zamanda, nükleer füzyonun neredeyse sınırsız gücünü dizginlemeye çalışan Helion da var. Oklo ise daha geleneksel nükleer fisyon reaktörleri geliştiriyor ancak bunlar daha küçük ve modüler. Her ikisi de yapay zekanın enerjiye aç ihtiyaçlarını karşılayabilir. Bir de yapay zeka deepfake’lerinin yaygınlaştığı bir dünyada “insan olduğunu kanıtlama” teknolojileri geliştiren World (eski adıyla Worldcoin) var. Ayrıca nöral bilişim üzerine çalışan, henüz emekleme aşamasındaki Merge Labs bulunuyor. OpenResearch adlı bir kar amacı gütmeyen kuruluş aracılığıyla Altman, Amerika’daki en büyük evrensel temel gelir deneylerinden birini destekledi. Bu girişim, yapay zekanın yaratabileceği ekonomik sarsıntılara olası bir çare olarak, tüm vatandaşlara koşulsuz, küçük ama garantili bir gelir sağlamayı amaçlıyor.

OpenAI CEO’su, “Sanırım birden fazla şeyi projekte etme ve bunların birlikte nasıl etkileşeceğini anlama konusunda alışılmadık derecede iyiyim” diyor. Bazı insanlar sırada ne olduğunu tahmin etmekte iyidir. Bazıları ise farklı dünyaların nasıl örtüşmek üzere olduğunu görür. Altman, “Ama bu ikisinin birleşimi benim olayım” diye ekliyor.

Bu aralar Altman, yapay zekanın vaatlerine ve tehlikelerine bakmak için yeni bir merceğe sahip: Babalık. Kendisi ve eşi bir erkek bebek sahibi ve bu yılın ilerleyen dönemlerinde ikinci çocuklarını bekliyorlar. Altman, “İnsanlar, ‘Oh, çocuk sahibi olmana sevindim, artık dünyayı yok edecek bir şey yapmazsın,’ diyor. Ben zaten bunu yapmamaya önceden de kararlıydım. Bunun için çocuğa ihtiyacım yoktu” diyor. 

Yapay zeka üzerine çalışmaya 2003’te karar verdi

Altman’ın geçmişi iyi biliniyor: Silikon Vadisi’nden çok uzakta, St. Louis’de büyüdü; bilime, enerjiye ve yapay zekaya hayrandı. Hayatı boyunca aynı birkaç fikre takıntılı olduğunu belirten Altman, 18 yaşından beri bunların hiç değişmediğini söylüyor. Altman, 2003 yılında Stanford Üniversitesi'ne girdi ve o dönemde Web 2.0'ın hakim olduğu bir ortamda yapay zeka üzerine çalışmaya karar verdi. İkinci sınıfta, sonunda ilk girişimi olan Loopt'un temelini oluşturan, konumunuzu arkadaşlarınızla paylaşabileceğiniz bir telefon uygulaması için bir iş planı yarışmasını kazandı. Y Combinator'ı ilk kez o zaman duydu. Kurucu Paul Graham ile görüşmek için gece uçağıyla Boston'a gitti. Graham, ilk karşılaşmalarını şöyle hatırlıyor: “Bill Gates de böyle olmalıydı diye düşündüğümü hatırlıyorum.”

Altman, YC'de çeşitli alanlarda çalıştı ancak özellikle bir yan projeye çok ilgi duydu: OpenAI adlı bir yapay zeka araştırma kuruluşu. 2015 yılında kar amacı gütmeyen bir kuruluş olarak kurulan OpenAI, AGI (yapay genel zeka) yani temelde insanlar gibi “düşünebilen” yapay zeka yaratmaya çalışıyordu. Altman, Stripe'ın o zamanki CTO'su Greg Brockman'ı ve sinir ağları alanındaki öncü çalışmalarıyla tanınan ünlü yapay zeka araştırmacısı Ilya Sutskever'i kurucu ortak olarak işe aldı ve o zamanlar kişisel kahramanlarından biri olan Elon Musk'ı 38 milyon dolarlık bir yatırım yapmaya ikna etti. 

Altman'ın OpenAI'a olan ilgisi kısa sürede neredeyse tekdüze bir takıntıya dönüştü ve Y Combinator, Graham'ın amaçladığı gibi bir meslek olmaktan çok, giderek solan bir hobi haline geldi. 2019 yılında Graham ve YC'nin kurucu ortağı Jessica Livingston, Altman'ın OpenAI'ın yeni kar amacı güden şubesinin CEO'su olarak atandığını duyuran basın bültenini okuyunca şok oldular. Livingston, Altman'dan YC'ye yeniden bağlılık göstermesini ya da istifa etmesini istedi. Altman şimdi, “burada haklı bir eleştiri var” diyor. “OpenAI'ın işe yarayacağı ve her iki işi de yürüttüğüm açıkça ortaya çıktığında, ‘YC'yi hala aynı derecede önemsediğimi iddia edebilirim, ama OpenAI benim amacım ve bunu yapmam gerekiyor’ diye düşündüm.”

Üç yıl önce Altman’ın görevden alınıp sonra yeniden CEO olarak dönmesinin tartışma yarattığı iç güç mücadelesinin sonucunda, Dario ve Daniela Amodei kardeşler de dahil olmak üzere OpenAI'ın üst düzey çalışanlarından oluşan bir grup şirketten ayrılıp, yapay zeka güvenliğine özel önem veren rakip şirket Anthropic'i kurmuş olması şirkette yaşanan yönetim krizini zorlaştırdı. Şu anda yaklaşık 350 milyar dolar değerinde olan ve 2025 yılında 4,5 milyar dolar gelir elde etmesi beklenen Anthropic, OpenAI'nin en güçlü rakiplerinden biri haline geldi.

Elon Musk’ın davası

Anthropic’ten yaşanan kopuştan bile daha büyük bir kriz yaratan konu, OpenAI’ın kâr amacı güden bir kol eklemek için organizasyonu yeniden yapılandırma kararıydı. Bu hamle, OpenAI’ın daha tipik bir şirket gibi çalışmasına ve 2019’dan itibaren Microsoft’tan gelen kritik 13 milyar dolarlık yatırım da dahil olmak üzere yatırımcılardan fon almasına imkan tanıdı. Musk buna şiddetle karşı çıktı ve protesto ederek şirketten ayrıldı. Musk bir davada, OpenAI’ın insanlığa fayda sağlayacak yapay zeka üretme yönündeki özgün misyonunu terk edip kâr maksimizasyonuna yöneldiği için ayrıldığını iddia ediyor. OpenAI ise Musk’ın aslında kâr amaçlı yapı üzerinde kontrol verilmediği için ayrıldığını savunuyor. Musk kısa süre sonra yön değiştirerek 2023’te rakip şirket xAI’ı kurdu; şirket şu anda 250 milyar dolar değerinde. Davanın bu bahar görülmesi bekleniyor. Altman, “Bunu geçirmek zorunda kalacağımız günleri böyle harcamayı seçmezdim. Ama pozisyonumuz konusunda kendimi iyi hissediyorum” diyor.

Neden şirkette hissesi yok?

Altman, kâr amacı güden bir yapının OpenAI’ın gelişmesi için gerekli olduğunu düşünürken, bunun kendisine de fayda sağladığı inkar edilemez. Altman etkisini ve gücünü artırdı ancak servetini artırmadı. CEO, OpenAI kurulduğunda şirkette doğrudan bir hisseye sahip değildi ve yeniden yapılanma sırasında alabilecek olmasına rağmen hala değil. Neden? “Bilmiyorum. Buna çok iyi bir cevabım yok. Muhtemelen almalıyım, sadece bu soruyu bir daha hiç cevaplamak zorunda kalmamak için” diyor. Hisse sahibi olmamasının “son derece kafa karıştırıcı, çılgın komplo teorileri üreten bir durum” olduğunu da ekliyor.

“Bize saldırmak için ne kadar çok zaman harcadığına akıl erdiremiyorum”

Yeniden yapılanma, Altman’ın eski kahramanı Musk’ı bir düşmana dönüştürdü; Musk da hemen xAI’ı kullanarak Grok adlı bir ChatGPT rakibi geliştirdi. “Gerçeği arayan” bir yapay zeka modeli olarak lanse edilen Grok, beyaz soykırımıyla ilgili yanlış anlatıları tekrar etmesi, kendine “MechaHitler” demesi ve görünüşe göre reşit olmayanlara ait uygunsuz içerikli görseller üretmesi (şirket daha sonra özür diledi) nedeniyle bitmek bilmeyen bir tartışma bataklığına saplanmış durumda. Altman, “Keşke işleri farklı yapsalardı. Bize saldırmak için ne kadar çok zaman harcadığına akıl erdiremiyorum” diyor ve Musk’ın OpenAI’ın güvenli davranmadığı yönündeki suçlamalarından yakınıyor. 

ChatGPT için beklemek istemedi

Altman’ın kendisini heyecanlandıran fikirlerle hızla ileri atılma eğilimi onu sık sık zor duruma soksa da bu aynı zamanda başarısının temel direklerinden biri. ChatGPT’nin lansmanını ele alalım. 2022’de OpenAI yönetimi modeli halka sunma konusunda tereddüt etmiş, daha güçlü bir sürüm için beklemenin daha iyi olacağını savunmuştu. Oysa onları o anda harekete geçiren Altman oldu. OpenAI’ın kurucu ortağı ve başkanı Brockman, “Sam ‘Hadi bunu bir çıkarıp deneyelim’ gibiydi” diyor. Lansmandan önceki gece ekip, nasıl gideceğine dair tahminler yapıyordu. 

OpenAI’ın değerlemesi ve yapay zeka pazarının büyüklüğüne dair öngörüler, lansmanın zamanlamasının bundan daha iyi olamayacağını gösteriyor. Disney’nin CEO’su Iger, Altman için “aşırı derecede ileri görüşlü” diyor. “Hem sabrı hem de sabırsızlığı birleştiriyor.”

Burada başka bir şey daha devrede: Altman tarihini biliyor. Ürünleri hızlıca piyasaya sürme isteği, modern grafik kullanıcı arayüzünü, lazer yazıcıları ve bilgisayar faresini icat etmesiyle bilinen ancak bunların hiçbirini ticarileştiremeyen efsanevi Silikon Vadisi araştırma laboratuvarı Xerox PARC’ı incelemesinden besleniyor. Altman, “Döngüde bir ekonomik motorunuz olmak zorunda. Bence laboratuvardan hiç çıkamamış pek çok harika yenilik var, çünkü birileri onu insanların eline ulaştırmak için gereken işi yapmadı” diyor.

Yapay zeka cihazları planı

Şu anda bunun üzerinde çalışıyor. ChatGPT’nin ilkel metin arayüzü, 1960’lardan kalma ve ünlü biçimde bir psikoterapisti taklit eden Eliza adlı sohbet botuna kadar uzanıyor. Altman ise yapay zekayı günlük hayatımız için vazgeçilmez kılacak, tamamen yeni cihazlar icat etmek istiyor. Bu amaçla OpenAI temmuz ayında iMac, iPhone ve Apple Watch’un tasarımcısı Jony Ive’ın donanım şirketi IO’yu 6,5 milyar dolara satın aldı. Ive, “Sam kullanıcı arayüzünün bir süsleme olmadığını anlıyor” diyor. 

Altman projeye hayranlık derecesinde kapılmış durumda, ancak onu tanımlamayı inatla reddediyor; ekip San Francisco’nun Jackson Square semtinde gizli bir ofiste çalışıyor. “Aşırı bağlamsal farkındalık ve proaktif yardım” sunan bir cihaz ailesi görüyor. Sizi gözlemleyen, işleri hızlandırarak görevleri kolaylaştıran ve genel olarak günlük deneyiminizi iyileştiren “küçük, dost canlısı bir yoldaş” olabilir. 

ChatGPT eleştirileri

İnsan deneyimini tanımlayabilecek cihazlar tasarlamanın zorluğu da risksiz değil. Silikon Vadisi, dünyayı değiştireceği iddia edilen başarısızlıklarla dolu. Altman, “Batabilir” diye kabul ediyor. “Tarihte insanların tamamen yeni bir bilişim arayüzünü çözebildiği çok fazla an yok.”

Zararlı da olabilir. OpenAI, yeterli güvenlik testleri yapılmadan ürünler yayınlamak ve psikolojiden ziyade etkileşimi önceliklendiren özellikler sunmakla eleştirildi. ChatGPT’nin doğrudan kendine zarar verme ve intiharı teşvik ettiği ve/veya kolaylaştırdığı iddiasıyla açılan çeşitli davalarında adı geçti. Birçok kişi, ChatGPT’yi ayakta tutan devasa veri merkezlerinin enerjiye aşırı aç, su tüketen çevresel kabuslar olduğunu savunuyor. OpenAI her zaman hızlıca özür dileyip daha iyisini yapma sözü verdi ancak ortaya çıkan bir örüntüyü görmemek zor.

Aralık ayında Altman ve Iger, OpenAI’ın Disney evreninden Mickey Mouse, Darth Vader ve Cinderella gibi karakterleri lisanslayarak, basit komutlardan gerçekçi videolar üreten Sora uygulamasında kullanacağını açıklayınca Silikon Vadisi ve Hollywood’da büyük yankı uyandırdı. Disney’nin fikri mülkiyetine son derece korumacı yaklaşması ve Hollywood’un genel olarak yapay zekyı varoluşsal bir tehdit olarak görmesi nedeniyle bu ittifak çarpıcıydı. Bir yıldan uzun süredir konuşulan anlaşma, Disney’in diğer şeylerin yanı sıra Sora tarafından üretilen videoları Disney+ yayın platformunda kullanmasına olanak tanıdı. Ayrıca Altman, eğlence devini OpenAI’a 1 milyar dolarlık bir sermaye yatırımı yapmaya ikna etti; bu da yapay zeka devine Hollywood’un en sihirli onayını kazandırdı. Iger, “Sam bunu hem bir güven göstergesi olarak hem de ortaklığı güçlendirmek için istedi” dedi.

Altman’ın artan etkisi

Bu aynı zamanda Altman’ın, OpenAI’ınnkiyle birlikte katlanarak artan etkisini de gösteriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminin ilk gününde Altman, Trump, Oracle’ın kurucu ortağı Larry Ellison ve SoftBank’in milyarder teknoloji yatırımcısı Masayoshi Son ile birlikte Beyaz Saray’da yer alarak ABD’de yapay zeka altyapısına yönelik cesur 500 milyar dolarlık Project Stargate taahhüdünü açıkladı. Bu gösterişli bir hamledi ancak daha da büyüğünü isteyen Altman’dı. Son, Forbes’a “Tartıştık ve ‘Daha fazlası daha iyidir’ dedi” diyor.

Altman, yapay zeka konusunda Trump’la çalışmanın kolay olduğunu söylüyor ancak yönetimin milliyetçi politikaları onun ya da OpenAI’ın görüşleriyle tam örtüşmüyor. Altman Trupm için, “Onun görevi Amerika’nın kazanmasını sağlamak. Benim misyonumu ise tüm insanlık için görüyorum. Burada bir gerilim var” ifadelerini kullanıyor.

400’den fazla şirkette hisse

Altman’ın 400’den fazla şirkette hissesi var; bu da belli bir odak eksikliğine işaret ediyor olabilir. Birden fazla OpenAI çalışanı Forbes’a, şirketin çok fazla şeyi çok hızlı yapmaya çalıştığından endişe duyduklarını söylüyor. Özellikle, yaygın biçimde hayal kırıklığı olarak görülen GPT-5’ten sonra, model yarışında önde kalma becerisinden kaygı duyuyorlar. Ayrıca Apple’ın Siri’nin yeni neslini çalıştırmak için Google’ın yapay zeka modellerini seçmesi onları sarstı; oysa bu anlaşma, iPhone üreticisinin Apple Intelligence hizmetini zaten OpenAI desteklediği için, kaybedilmemesi gereken bir anlaşmaydı. Bir mühendis, “Evet, bu hiç iyi olmadı. Birçoğumuz bunun tamamlanmış bir iş olduğunu düşünüyorduk” diyor.

“Yapay genel zekaya çok yakınız”

Altman ise kendi adına, OpenAI’a ve AGI’ın temel misyonuna “yüzde 110” odaklandığını söylüyor. AGI’ın tanımı ise kullanışlı bir şekilde belirsiz ve üç yıldan 30 yıla, hatta sonsuza kadar herhangi bir zamanda gerçekleşebilir. Bir noktada, doğrudan zafer ilan ediyor: “Temelde AGI’ı inşa ettik ya da ona çok yakınız.”

Bu iddia kendisine aktarıldığında, Microsoft CEO’su Satya Nadella bir kahkahayla, “Bence AGI’ya yakın bile değiliz. İyi bir sürecimiz var. Bu Sam’in ya da benim bunu ilan etmemle ilgili değil” diyor. OpenAI’ın en önemli ortaklarından biri olmasına rağmen Nadella, şirketler arasında yapay zeka alanında doğal bir “sürtüşme” olduğunu kabul ediyor. Nadella’nın bu yorumlarının ardından Altman tonunu yumuşartarak, “Bunu kelimesi kelimesine değil, manevi bir ifade olarak söylemiştim” diyor. AGI’ye ulaşmanın “çok sayıda orta ölçekli atılım” gerektireceğini kabul ediyor. 

Yapay zekayı halefi olarak görüyor

Altman’ın OpenAI için oldukça basit bir halefiyet planı var: Şirketi bir yapay zeka modeline devretmek. “Eğer amaç, yapay zekanın şirketleri yönetebilecek kadar gelişmesi ise neden kendi şirketi olmasın? Bunun önünde asla durmam Bunu yapmaya en istekli kişi ben olmalıyım”

Peki sonra ne olacak? Atlman OpenAI dışında profesyonel bir hırsı olmadığını söylüyor, tek bir istisna dışında: AGI sonrası bir dünyada, henüz icat edilmemiş yeni bir tür işte tutku bulabilir. “Gerçekten başarmak istediğim şeylerin çoğunu başardım. Şu noktada kendimi sanki bonus puanlar için oynuyormuş gibi hissediyorum.”


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok