Hayatta bazı insanlar sadece bakar. Bazıları ise görür. Aradaki fark çoğu zaman kaderi belirler.
Bugün gençlerle konuşurken en çok bunu hissediyorum: Herkes ne yapması gerektiğini biliyor gibi davranıyor. Daha çok çalışmak, iyi bir okul, iyi bir iş, yurt dışı… Ama hayat bu kadar düz bir denklem değil. Klişelerle kazanılan bir oyun hiç değil.
Benim yolculuğum mütevazı başlıyor. Pazarda iç çamaşırı sattım, sokakta simit, siyasi mitinglerde maşrapa ile soğuk limonlu su.
Sonra kamu, diplomasi, Pekin, Brüksel, Paris… IEA ve OECD’de uluslararası sistemin içinde yer alıyorum. Ardından iş dünyasına geçiyorum; enerji, yatırım, yönetim kurulları ve Londra yılları.
Ama bugün geriye baktığımda, bana en çok şeyi öğretenin ne diplomasi ne de iş dünyası olduğunu açıkça görüyorum.
İnsanlar öğretiyor.
Zamanla fark ediyorum ki hayatta öne geçenler daha zeki olanlar değil. Daha çok çalışanlar da değil. Daha iyi görenler. Ben buna “üçüncü göz” diyorum. Ve bu göz, deneyimle, hatayla ve farkındalıkla gelişiyor.
Doğru oyunu seçmek
İlk tavsiyem net: Çok çalışmak yetmez. Çünkü dünyada milyarlarca insan çalışıyor. Ama herkes kazanmıyor. Farkı yaratan şey, hangi oyunu oynadığınız. Hayat tek bir yarış değil; farklı kuralları olan oyunların toplamı.
Yanlış oyunda dünyanın en iyisi olsanız bile kaybedersiniz. Doğru oyunda ise ortalama performansla bile öne geçebilirsiniz. Çin’de bunu net görüyorum. Aynı tempoda çalışan insanlar var; ama bazıları yükseliyor, bazıları yerinde sayıyor. Farkları çalışkanlık değil, doğru oyunu seçmeleri.
Kendinize dürüstçe sorun: “Ben doğru oyunda mıyım, yoksa sadece çok mu çalışıyorum?” Bu sorunun cevabı kariyerinizin yönünü belirler.
Konfor alanından çıkmak
İkinci tavsiyem basit ama zor: Rahat olduğunuz yerde büyümezsiniz. İnsan konforu sever. Ama gelişim konforun dışında başlar. Ben hayatım boyunca kendimi bilinçli olarak rahatsız ediyorum. Yeni ülkeler, yeni insanlar, yeni riskler…
Yurt dışına çıkmak, yalnız kalmak, farklı kültürlerle yüzleşmek kolay değil. Ama insanı dönüştüren de tam olarak bu süreçler. Çünkü belirsizlik, insanın gerçek kapasitesini ortaya çıkarır.
En büyük risk, risk almamaktır. Konfor alanı kısa vadede güven verir ama uzun vadede sizi sınırlayan görünmez bir duvar haline gelir.
İlişkiler: Gerçek sermaye
Gençken ben de para odaklı düşünüyorum. Ama zamanla şunu anlıyorum: Para kazanılır, kaybedilir, yeniden kazanılır. Ama doğru insanlar kolay bulunmaz.
Londra’da yıllar bana bunu öğretiyor. Bazen bir sohbet, bazen tesadüfi bir karşılaşma hayatın yönünü değiştiriyor. Ama burada kritik fark şu: Network değil, ilişki.
Gerçek ilişki güvenle kurulur. Samimiyetle büyür. Zor zamanda test edilir. Dünya düşündüğünüzden çok daha küçük ve herkes birbirine bağlı. Bu yüzden insanlara yatırım yapın. Çünkü uzun vadede en büyük getiri buradan gelir.
Seyahat: Zihni açmak
Seyahat etmek artık kolay. Ama çoğu insan sadece yer değiştiriyor. Gerçek seyahat ise insanı değiştirir. Ben seyahat ederken otellere değil, insanlara bakıyorum. Sokakta duruyorum, dinliyorum, anlamaya çalışıyorum.
Dünya rehber kitaplarda yazdığı gibi değil; insanların yaşadığı gibi bir yer. Eğer seyahat sizi dönüştürmüyorsa, sadece geziyorsunuzdur. O yüzden seyahat edin ama tüketmek için değil, öğrenmek için.
Farklı coğrafyalar, farklı bakış açıları kazandırır. Bu da sizin “görme kapasitenizi” büyütür.
Kendini tanımak
Son tavsiyem en zor olanı: Kendinizi tanıyın. Bu basit gibi görünür ama hayatın en zor sorusudur. Çünkü insan çoğu zaman başkalarının beklentileriyle yaşar.
Ben farklı rollerde bulunuyorum: diplomat, yönetici, yazar… Ama zamanla şunu anlıyorum: Roller değişir, öz değişmez. Eğer kendinizi tanımıyorsanız, başkalarının çizdiği yolu yürürsünüz.
Ama kendinizi tanırsanız, kendi yolunuzu açarsınız. Ve bu, gerçek özgürlüktür.
Ana mesajım şu:
Bugün gençlere tek bir şey söylemek istiyorum: Herkes bakar, ama çok az insan görür. Fırsatı görmek, riski görmek, insanı görmek ve en önemlisi kendini görmek…
Hayat, gördüğünüz kadar büyür.
Sizi farklı yapan şey ne bildiğiniz değil; nasıl gördüğünüzdür.
Beş ana tavsiye
1. Doğru oyunu seçin
2. Konfor alanından çıkın
3. İlişkilere yatırım yapın
4. Seyahati derinleştirin
5. Kendinizi tanıyın