;
Arama

Büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka hedefleri borçlanma patlamasını tetikliyor

Büyük teknoloji şirketleri, yapay zeka altyapısını geliştirmek için veri merkezleri, çipler ve enerji yatırımlarına yüz milyarlarca dolar harcamayı planlıyor ve bu nedenle giderek daha fazla borçlanmaya yöneliyor. Yüksek gelirlerine rağmen tahvil ihracı ve özel finansman yapılarıyla büyük miktarda sermaye topluyorlar.

22 Mart 2026, 13:00
Büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka hedefleri borçlanma patlamasını tetikliyor
Virginia eyaletinin Ashburn kentinde bulunan bir Amazon Web Services veri merkezi.

Son birkaç yıldır, ABD’nin en büyük teknoloji şirketleri gelişmiş yapay zeka sistemleri geliştirmek için maliyetli bir yarış içinde. Aynı zamanda hızla büyüyen bir startup ekosistemine de hesaplama gücü sağlıyorlar. Bu hedeflerin peşinden giderken büyümelerini finanse etme yöntemlerini kökten değiştirdiler. Uzun süre yüksek gelirlerine ve artan hisse fiyatlarına güvenen Alphabet'in Google’ı, Meta Platforms ve diğer teknoloji devleri artık sohbet robotlarının çalışmasını sağlayan teknolojiyi kurmak için yoğun şekilde borçlanıyor.

Mart ayının başlarında Amazon, Avrupa’da ilk kez tahvil satarak 14,5 milyar euro (16,7 milyar dolar) topladı. Bu söz konusu para biriminde yapılmış en büyük şirket tahvil satışı oldu. Perakende devi ayrıca ABD tahvil piyasasında 37 milyar dolar borçlandı; bu da kayıtlara geçen en büyük dördüncü ABD şirket tahvil ihracı oldu. ABD’nin en büyük dört teknoloji şirketi, sadece bu yıl yapay zeka hedeflerini gerçekleştirmek için veri merkezleri, ağ ekipmanları ve diğer yapay zeka altyapıları için toplamda yaklaşık 650 milyar dolar harcamaları gerektiğini açıkladı. 

Teknoloji şirketlerinin finansal uygulamaları nasıl değişti?

Uzun yıllar boyunca internet patlamasından doğan teknoloji şirketleri, devasa kârlarını tekrar işlerine yatırarak büyüdü. Tahvil satışı da yapıyorlardı ancak bu yöntem sermaye toplama ve harcama konusunda daha küçük bir rol oynuyordu Fakat 2025’in sonlarından itibaren büyük teknoloji şirketleri, yapay zeka kapasitesine yatırımlarını hızla artırmak için on milyarlarca dolar borç ihraç etmeye başladı. Bu sırada OpenAI ve Anthropic gibi yeni şirketler de risk sermayesi yatırımcılarından milyarlarca dolarlık fon topladı.

Teknoloji şirketleri bu parayı nasıl harcamayı planlıyor?

Bu şirketlerin kullandığı paranın büyük kısmı yapay zeka ile ilgili ekipmanlara, hizmetlere ve gayrimenkule yatırılıyor. Örneğin Alphabet, teknik altyapı harcamalarının yaklaşık yüzde 40’ının veri merkezleri ve ağ ekipmanlarına, yüzde 60’ının ise sunuculara bağlı olduğunu açıkladı.

Oracle veri merkezi harcamalarının iyi bir örneği. Veritabanı devi, ülke genelinde veri merkezleri geliştirmek için hem şirket borcu hem de proje bazlı krediler topluyor. Ancak mesele sadece gayrimenkul değil. Bu tesislerin içine yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için pahalı çipler yerleştirmek de gerekiyor. Şirketler sıklıkla özel amaçlı araçlar kuruyor. Belirli finansal hedefler için oluşturulan ayrı işletmeler. Örneğin teknoloji ekipmanı satın almak için.

Özel araçlar kullanıldığında borç şirketin bilançosu dışında tutuluyor ve bu da kredi notunun düşme riskini azaltır. 2025’in sonlarından bu yana Elon Musk’ın xAI şirketi, çip satın alıp bunları tekrar xAI’a kiralayacak bilanço dışı araçlar aracılığıyla 20 milyar dolara kadar kaynak toplamaya çalışıyor. Yarışta öne geçme çabasını büyüten iki önemli maliyet daha var: Enerji maliyetleri ve yapay zeka yeteneği. Alphabet, veri merkezlerini çalıştırmak için yakın zamanda bir temiz enerji geliştiricisini satın aldı çünkü ABD elektrik şebekesi bu projelerin talebini karşılamakta zorlanıyor. Meta ise yetenekli mühendisleri işe almak için milyonlarca dolar harcıyor.

Şirketler neden nakit kullanmak veya hisse ihraç etmek yerine borçlanıyor?

Yapay zeka işlevlerini destekleyecek veri merkezlerini kurma baskısı çok büyük. Meta, Alphabet ve diğer teknoloji devleri aslında kasalarındaki nakdi kullanabilir. Reklam işlerinden elde ettikleri gelir, hem borçlanmalarını hem de bu gelirin bir kısmını yapay zekaya yeniden yatırmalarını mümkün kılıyor. Örneğin Google, 2025’in dördüncü çeyreğinde 97 milyar doların üzerinde gelir elde etti. Buna rağmen borçlanmak hala cazip. Özellikle de Wall Street firmalarının onlara borç vermeye istekli olduğu bir dönemde. Ayrıca borcu bilanço dışında tutabilen özel amaçlı yapılar bu yöntemi daha da çekici hale getiriyor.

Yapay zeka startup’ları için ise ağır borçlanma genellikle bir seçenek değil çünkü gelirleri çok daha düşük. Bu yüzden OpenAI ve xAI gibi özel şirketler, şirket hisselerinden pay satarak milyarlarca dolar topladı. Ancak bunu sonsuza kadar yapamazlar; çünkü yeni hisse satıldıkça mevcut yatırımcıların payları seyrelir. 2025’te xAI 5 milyar dolar şirket borcu aldı ve bunu daha sonra geri ödedi. OpenAI ve Anthropic henüz borç piyasasına girmedi ve farklı finansman yöntemleri arıyor.

Bu borçlanma düzeyi ne kadar olağan dışı?

Yapay zekaya bağlı borçlanma dalgası geçen yılın sonunda yatırımcıları tedirgin etti. Büyük teknoloji şirketleri sadece birkaç hafta içinde yaklaşık 100 milyar dolar topladı; amaç bulut ve veri merkezi kapasitesini genişletmekti. Bundan kısa süre önce ise Meta’nın Louisiana’daki veri merkezi için yaklaşık 30 milyar dolarlık finansman sağlanmıştı. Bu işlem hem yapay zeka altyapısının gerektirdiği sermayenin büyüklüğünü hem de şirketlerin finansmanı yapılandırma yöntemlerinin çeşitlendiğini gösterdi. Bu finansman, Meta tarafından kurulan bir özel araç aracılığıyla sağlandı ve borç verenlere ödeme uzun vadeli kira sözleşmeleriyle yapılacak. Bu yapı, veri merkezi operatörlerinin geleneksel tahviller çıkarırken aynı zamanda bilançolarına fazla borç eklemeden büyük miktarda finansman sağlayabileceğini gösterdi.

Sermaye iştahının büyüklüğünü gösteren bir diğer gelişme de Alphabet’in 100 yıllık tahvil satması oldu. Teknoloji şirketleri bunu en son 1990’ların sonlarında yapmıştı. Bu tahvil, sigorta ve emeklilik fonları gibi uzun vadeli yatırımcıların talebini çekti. Bu borçlanma dalgasını farklı kılan şey hızı, büyüklüğü ve borçlanan şirketlerin türü. Tarihsel olarak şirket borcundaki büyük artışlar genellikle spekülatif balonlarla ilişkilidir. Örneğin 1980’lerde yüksek riskli tahvillerle finanse edilen agresif şirket satın almaları dalgası buna örnektir. Ancak bu kez borçlananlar dünyanın en yüksek nakit rezervine sahip ve en iyi kredi notuna sahip şirketleri.

Yapay zeka patlaması beklentileri karşılamazsa ne olabilir?

Eğer yapay zeka patlaması beklendiği kadar büyük olmazsa, büyük teknoloji şirketleri yapay zekayı desteklemek için kurdukları veri merkezleri, çipler ve enerji altyapısında fazla kapasite ile karşı karşıya kalabilir. Bu durum, dot-com balonu döneminde telekom şirketlerinin müşterilerin ihtiyaç duyduğundan fazla ağ kapasitesi kurmasına benzer bir senaryo yaratabilir. Beklenenden düşük karlar şirketlerin nakit akışını sıkıştırabilir. Bu da şirketleri yatırımları azaltmaya veya daha fazla borçlanmaya zorlayarak finansal yapılarını zayıflatabilir. Daha geniş piyasa riskleri de var. Yatırımcılar yapay zeka kaynaklı büyüme beklentisiyle teknoloji şirketlerinin tahvillerine ve hisselerine büyük miktarda para yatırdı. Eğer bu iyimserlik azalırsa, hisse fiyatları düşebilir ve borç verenler ciddi zararlar yaşayabilir.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok