;
Arama

Avrupa nadir toprak elementleri yarışına girebilecek mi?

ABD nadir toprak elementlerinde Çin’e bağımlılığı ortadan kaldırmak için rekabet ederken Avrupa’da uzun izin süreçleri ve yetersiz yatırımlar rekabet gücünü sınırlıyor.

03 Mayıs 2026, 10:00

ABD şu anda kritik mineral ithalatına olan bağımlılığı azaltma çabalarında Avrupa Birliği’nin önünde yer alıyor ve uzun vadede hammadde için dış kaynaklara bağımlı olmaya devam edecek. “Enerji Dönüşümü için Kritik Hammaddeler - Sağlam Bir Politika Değil” başlıklı yeni bir özel raporda Avrupa Sayıştayı, AB’nin mineral işleme konusundaki zorluklar ve geride kalan madencilik projeleri nedeniyle engellendiğini ortaya koydu.

AB ülkelerinin enerji alanında bağımsızlığını artırmak için gerekli hammaddelere odaklanan çalışma, kritik minerallerin mevcut durumuna dair kapsamlı bir tablo sundu. Raporda, “AB’nin kritik hammaddelere olan talebi kısa, orta ve uzun vadede büyük ölçüde ithalatla karşılanmaya devam edecek” denildi ve “ithalatı çeşitlendirme çabalarının henüz somut sonuçlar üretmediği” eklendi.

Maden açılması 20 yıl kadar uzuyor

Avrupa Sayıştayı, AB’nin stratejik kritik minerallerin yurtiçi çıkarımını artırma niyetinin, yeterince gelişmemiş keşif faaliyetleri ve madencilik projelerinin başlaması için gereken uzun zaman çizelgeleri nedeniyle sorunlu olduğunu belirtti. AB’nin Kritik Hammaddeler Yasası, 2030 yılına kadar kritik mineral kaynaklarının en az yüzde 10’unun yurtiçi çıkarımdan ve en az yüzde 40’ının işleme faaliyetlerinden sağlanmasına yönelik bağlayıcı olmayan hedefler belirledi. Ancak, AB’de bir madenin açılması için gereken ortalama süre, mineral yataklarının keşfinden sonra 20 kadar uzayabiliyor. Örneğin rapora göre İsveç’te bir madenin açılması 30 yıldan fazla sürebilir.

Kritik element projelerindeki engeller

Kritik materyallerin üretimi, çoğu doğal ham haliyle kullanılamadığı için hem çıkarım hem de işleme süreçlerini içeriyor Raporda, “Bir hammaddenin cevher, mineral, bitkisel ürün veya atıktan dönüştürülmesi özel teknolojiler ve beceriler gerektirir. Örneğin, nadir toprak elementlerinin işlenmesi modern metalürjideki en karmaşık zorluklardan biridir” ifadelerine yer verildi. Rapor ayrıca Avrupa’da kritik minerallerin geliştirilmesinin önündeki başlıca engelleri analiz etti:

  • Keşif eksikliği
  • Yetersiz teknoloji ve tesisler
  • Yetersiz temel finansman
  • Uzun izin süreçleri

ABD nasıl rekabet ediyor?

Buna karşılık, ABD’nin yurtiçi kritik mineraller endüstrisi şu anda güçlü bir canlanma sürecinden geçiyor. Donald Trump yönetimi, federal kurumları kritik mineraller için ABD tedarik zinciri içindeki faaliyetleri teşvik etmek amacıyla finansal ve düzenleyici kapasitelerini kullanmaya yönlendirdi. Federal hükümet, madencilik ve kritik mineral projelerinde teknolojik ilerlemeleri hızlandırmak ve özel sektörle işbirliğini artırmak için milyonlarca dolarlık hibe sağlıyor.

Geçen yıl ABD İçişleri Bakanlığı’na bağlı Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), 2025 yılı Kritik Mineraller listesini 54’e çıkardı ve altı yeni madde ekledi. USGS ayrıca samaryumu ABD tedarik zincirindeki en hassas kritik mineral olarak tanımladı. Samaryum savunma teknolojileri, kanser tedavileri ve navigasyon alanlarında kullanılıyor. 14 Ocak’ta ABD Başkanı Trump, “İşlenmiş Kritik Mineraller ve Türev Ürünlerinin ABD’ye İthalatının Düzenlenmesi” başlıklı bir bildiri yayımlayarak, kritik mineral ithalatının ulusal güvenliği tehdit etmesini önlemek için olası önlemleri yetkilendirdi. Yönetim ayrıca geri dönüşümden kritik mineraller elde edilmesine ve hurdalardan bu maddelerin çıkarılmasına büyük önem veriyor. Gelişmiş teknolojilerin özel sektöre aktarılması için pilot projelere milyonlarca dolarlık hibeler ayrıldı.

AB rekabet edebilir mi? Bunu başarabilmek için Avrupa ülkelerinin zorlu engelleri aşmak adına koordineli çabalar göstermesi gerekecek. Denetçiler, “AB’deki çoğu geri dönüşüm hedefinin belirli hammaddelere özgü olmadığını” ve “özellikle elektrikli tahriklerdeki nadir toprak elementleri veya elektronikteki paladyum gibi çıkarılması daha zor olan malzemelerin geri dönüşümünü teşvik etmekte yetersiz kaldığını” belirtti. Ayrıca, geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımını da teşvik etmedikleri ifade edildi. 
 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok