Birçok çalışan, gece vardiyalarında çalışmayı gerektiren işlere sahip ancak geç saatlerde çalışmanın zihinsel ve fiziksel sağlıklarını nasıl etkileyebileceğinin farkında değiller. Ayrıca profesyonel rollerdeki kadınlar, iş stresinin kendilerini erkeklerden farklı şekilde nasıl etkilediğini de bilmiyorlar. Yeni çalışmalar, gece vardiyasında çalışmanın cinsiyet ve günün zamanı ile ilişkili olarak zihin ve beden üzerindeki gizli risklerine dair şaşırtıcı bulgular ortaya koyuyor. En son bilimsel çalışma, gece vardiyasında çalışanlarda gündüz vardiyasında çalışanlara kıyasla daha yüksek meme kanseri riski olduğunu tespit etti.
Kadınlar için gece vardiyasında çalışmanın sağlık riskleri
Bilimsel kanıtlarla desteklenen çalışmalar, gece vardiyasında çalışmanın obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve çeşitli kanser türleri için bir risk faktörü olduğunu gösteriyor. Araştırma şu soruyu gündeme getiriyor: Eğer bir kabin memuru, polis memuru ya da acil servis hekimiyseniz, gece vardiyasında çalışmak yavaş ve sessiz bir şekilde sağlığınız için ölümcül olabilir mi?
Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği’ne göre gece vardiyasında çalışan kadınlarda cilt kanseri riski yüzde 41, meme kanseri riski yüzde 32 ve gastrointestinal kanser riski yüzde 18 oranında artırıyor. Veriler, gece vardiyasında çalışılan her beş yıl için meme kanseri riskinin yüzde 3,3 arttığını gösteriyor.
Araştırma, gece vardiyasında çalışan kadın hemşirelerin, gece çalışmayan meslektaşlarına kıyasla meme kanseri riskinde yüzde 58, gastrointestinal kanser riskinde yüzde 35 ve akciğer kanseri riskinde yüzde 28 artış olduğunu belirtiyor. Peki gece vardiyalarının özellikle kadınlarda, kanser riskini artıran yönü ne?
Kansorejen olarak sınıflandırılıyor
Uzun süreli gece vardiyası çalışması, vücudun sirkadiyen ritim döngüsünü (uyku/uyanıklık döngüsünü düzenleyen ve yaklaşık her 24 saatte bir tekrarlanan doğal süreç) bozar. Gece vardiyasında çalışanlar arasında kanserin yaygınlığı nedeniyle, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) vardiyalı çalışmayı artık muhtemel bir insan kanserojeni olarak sınıflandırıyor. Texas A&M Üniversitesi’nden gelen çığır açıcı yeni bir çalışma, gece vardiyasında çalışmanın neden olduğu uzun süreli sirkadiyen bozulmanın meme kanserinin oluşumunu ve agresif yayılımını nasıl körüklediği sorusuna yanıt bulmuş gibi görünüyor.
Bilim insanlarına göre bozulan sirkadiyen döngüler bağışıklık savunmasını zayıflatıyor ve sağlıklı meme dokusunu yeniden şekillendirerek tümörlerin daha erken ve daha hızlı büyümesine olanak tanıyan koşulları hazırlıyor. Bu bulgular, sirkadiyen bozulmanın yalnızca kanser riskiyle ilişkili olmadığını, aynı zamanda kanserin ilerlemesini aktif olarak tetikleyebileceğine dair en güçlü kanıtlardan bazılarını sunuyor. LILRB4 reseptörü olarak bilinen ve bağışıklığı baskılayan “kapama düğmesi” aşırı aktif hale gelerek tümörlerin büyümesine izin veriyor, meme bezlerinin yapısını değiştiriyor ve bağışıklık sistemini zayıflatıyor.
Bilim insanları, sirkadiyen ritmin bozulmasının tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini söylüyor. Vücudun doğal savunmaları başarısız olur ve kanserli hücrelerin gelişmesi için elverişli koşullar oluşur. Çalışmanın baş yazarı Dr. Tapasree Roy Sarkar, “Kanser zamanı takip eder. Eğer içsel saatiniz bozulursa, kanser bundan faydalanır ancak artık karşı koymak için yeni bir yol bulduk" dedi. Sonuçlar, sirkadiyen sistem bozulmuş kalsa bile bu molekülün engellenmesinin tümör büyümesini ve metastazı azalttığını gösteriyor.