Tokenizasyon, daha hızlı işlemler, düşük maliyetler ve kesintisiz piyasa vaatleriyle yatırımcıların ilgisini çekiyor. Ancak IMF uzmanları tarafından hazırlanan rapora göre mevcut durum şimdilik çok daha karmaşık bir tablo çiziyor. Uzmanlar, "Hızla büyümesine rağmen tokenlaştırılmış piyasalar hala çok küçük ve parçalanmış durumda." değerlendirmesini yaptı.
Yeni Küresel Finansal İstikrar Raporu'nun analitik bölümüne göre, tokenizasyonun en büyük hacmi repo piyasalarında gerçekleşiyor. Bu piyasalardaki günlük işlem hacmi 300 milyar dolar ile 350 milyar dolar arasında değişiyor. Kredi, para piyasası fonları ve hisse senedi gibi diğer tokenlaştırılmış varlıkların ticareti ise piyasaya 65 milyar dolar daha ekliyor.
Temmuz 2026 itibarıyla kredi ürünleri, tokenlaştırılmış varlıklar içinde 60 milyar dolara yaklaşan hacmiyle en büyük payı alıyor. Kredileri sırasıyla para piyasası fonları, emtialar ve hisse senetleri takip ediyor. Ancak bu rakamlar, günlük 13 trilyon dolar olan ABD repo piyasası ve 300 trilyon doları bulan küresel sermaye piyasaları ile kıyaslandığında oldukça küçük kalıyor. Araştırmacılar tokenizasyonun potansiyeline dikkat çekerek, "Eğer geniş çapta benimsenirse, finansal piyasaların işleyiş biçimini yeniden şekillendirebilir." ifadesini kullandı.
Büyümeyi engelleyen dört temel sorun
Tokenlaştırılmış varlıkların ihracı büyük ölçüde ABD ve birkaç açık deniz bölgesinde yoğunlaşıyor. Alım satım işlemleri ise platformlar, ağlar ve takas düzenlemeleri arasında oldukça parçalanmış şekilde işliyor. Tokenlaştırılmış varlık pazarında Bridgetower, Securitize, Ondo, Circle, Justoken ve Tether Holdings gibi birçok farklı platform faaliyet gösteriyor. Raporda, tokenizasyonun hızlı büyümesini engelleyen dört temel kısıtlamaya vurgu yapılıyor.
Bu kısıtlamalar yasal kesinlik, düzenleyici netlik, birlikte çalışabilirlik ve takas varlıklarının mevcudiyeti olarak sıralanıyor. Yazarlar bu durumu, "Yatırımcılar, tokenlaştırılmış varlıkların uygulanabilir hakları temsil ettiğine dair yasal kesinliğe ihtiyaç duyuyor." sözleriyle özetledi. Düzenleyicilerin mevcut kuralların yeni defterlere nasıl uygulanacağını netleştirmesi bekleniyor. Ayrıca platformların izole likidite havuzları yerine birlikte çalışabilir hale gelmesi gerektiği belirtiliyor.
İşlemlerin yarısı normal saatler dışında yapılıyor
Erken veriler, yatırımcıların tokenizasyonun sunduğu bazı özellikleri oldukça değerli bulduğunu ortaya koyuyor. Merkezi ve merkeziyetsiz borsalardaki token işlemlerinin yarısından fazlası geleneksel piyasa saatleri dışında gerçekleşiyor. Bu durum yatırımcıların kesintisiz ve 24 saat erişim talebini açıkça gösteriyor.
Bunun yanı sıra parçalı mülkiyet piyasada yaygın şekilde kullanılıyor. Bu özellik yatırımcıların düşük maliyetlerle piyasaya girmesine olanak tanıyor. Uzmanlar, "İncelediğimiz tokenlaştırılmış hisse senedi işlemlerinin yaklaşık yüzde 80'i bir hisseden daha küçük boyutlarda gerçekleştirildi." dedi. Gecelik tokenlaştırılmış hisse senedi getirilerinin piyasa açıldıktan hemen sonra geleneksel hisse senedi fiyatlarına yansıması, her iki piyasanın da benzer bilgilere yanıt verdiğini kanıtlıyor.
Daha büyük ölçek yeni riskler getirebilir
Tokenizasyon zamanla daha verimli finansal piyasalar vaat etse de mevcut pazarlar geleneksel muadillerine göre henüz yeterince likit değil ve daha yüksek volatilite sergiliyor. Parçalanmış yapı ve takas varlıklarındaki eksiklik, piyasaların büyümesine yardımcı olabilecek ağ etkisini zayıflatıyor. Piyasaların ölçek kazanması durumunda panik satışları ve likidite krizleri gibi geleneksel finansal risklerin büyüyeceği uyarısı yapılıyor.
Araştırmacılar teknoloji tarafsız bir yaklaşımın şart olduğunu belirterek, "Ülkeler tokenlaştırılmış varlıklara bağlı yasal hakları netleştirmeli ve benzer faaliyetlerin teknolojiye bakılmaksızın tutarlı bir şekilde düzenlenmesini sağlamalıdır." değerlendirmesini yaptı. Tokenizasyonun geleceğinin teknolojik olanaklardan ziyade piyasa derinliğini, güveni ve sağlam önlemleri sağlayan politikalar tarafından belirleneceği vurgulanıyor.