Yabancı merkez bankaları, İran savaşının ardından ekonomilerini ve para birimlerini desteklemek amacıyla ABD devlet tahvillerini 2012'den bu yana en düşük seviyeye çekti.
Dış İlişkiler Konseyi (CFR) Kıdemli Uzmanı Brad Setser, Türkiye, Hindistan ve Tayland gibi petrol ithalatçısı ülkelerin, dolar cinsinden fiyatlanan petrol maliyetlerini karşılamak için ABD tahvillerini sattığını belirtti.
Financial Times'da yer alan habere göre İran'a yönelik saldırıların başlamasından bir gün öncesine, yani 27 Şubat'a uzanan süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz rezervlerinden 22 milyar dolarlık yabancı devlet tahvili sattı. Setser, bu menkul kıymetlerin önemli bir bölümünün ABD Hazine tahvilleri olabileceğine dikkat çekti.
Tayland ve Hindistan merkez bankalarından alınan veriler de savaşın başlamasından bu yana döviz rezervlerinin satıldığını gösteriyor. Ancak bu satışların Hazine tahvillerini mi yoksa dolar mevduatlarını mı temsil ettiği tam olarak bilinmiyor.
Ülkeler kur kayıplarını sınırlamak istiyor
Setser, ülkelerin para birimlerinin zayıflamasını istemediklerini, çünkü bunun yerel para birimi cinsinden petrol fiyatlarını yukarı çektiğini ifade etti.
Bu durumun ya daha fazla mali sübvansiyon ya da hanehalkı için daha fazla zorluk anlamına geldiğini belirten Setser, "Bu nedenle para birimindeki değer kaybını ve yüksek petrol fiyatlarını sınırlamak için döviz piyasasına müdahale etme kararı yaygınlaşıyor." değerlendirmesini yaptı.
Bank of America (BofA) ABD Faiz Stratejisti Meghan Swiber, "Yabancı resmi sektör Hazine tahvilleri satıyor." dedi. Swiber, Orta Doğulu petrol ihracatçısı ülkelerin de petrol gelirlerindeki düşüşü telafi etmek için bu varlıkları satıyor olabileceğini, ancak bu ülkelerin genel tahvil sahipleri içinde küçük bir bölümü temsil ettiğini not düştü.
New York Fed'de 82 milyar dolarlık düşüş
ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, çoğunluğunu merkez bankalarının oluşturduğu resmi kurumların New York Fed nezdinde tuttuğu ABD Hazine tahvillerinin değeri 25 Şubat'tan bu yana 82 milyar dolar azalarak 2,7 trilyon dolara geriledi. Bu rakam 2012 yılından bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Savaşın başlamasından bu yana yaşanan bu düşüş, İran'ın hayati bir su yolu olan Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının tetiklediği enerji fiyatlarındaki artışın petrol ithalatına bağımlı ülkelerin maliyelerini nasıl altüst ettiğini gösteriyor.
Aegon Asset Management Baş Yatırım Sorumlusu Stephen Jones, yabancı resmi kurumların tahvilleri nakde çevirerek "savaş sandıklarını doldurduklarını" ve "zor gün paralarını çektiklerini" ifade etti.
Tahvil getirileri son iki yılın zirvesinde
Yabancı merkez bankalarının bu devasa satışı, Orta Doğu'daki çatışmaların enflasyonu artıracağı endişesiyle halihazırda baskı altında olan ABD Hazine tahvili piyasasını daha da zorluyor.
Bu durum, iki ve on yıllık ABD tahvil getirilerini bu ay 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı. Getirilerdeki bu artış hükümet, işletmeler ve hanehalkı için borçlanma maliyetlerini doğrudan artırıyor.
Swiber, Hazine piyasasının Fed'in bu seviyede bir satışı en son kaydettiği 2012 yılından bu yana yaklaşık üç kat büyüdüğünü, bu nedenle verilerde kaydedilen satışların çok daha dikkat çekici olduğunu vurguladı. Uzmanlar, son satışların döviz rezerv yöneticilerinin tahvillerden uzaklaşarak çeşitlendirmeye gittiği daha büyük bir hikayeye işaret ettiğini belirtiyor.