ABD merkezli uluslararası teknoloji şirketi IBM, 2019'da 34 milyar dolara Red Hat'i satın aldığında yeni stratejisini ilan etmişti. Tek bir bulutun ötesinde, hepsinin üstünde çalışan bir katmana oynamak istedi. Aradan altı yıl geçti. Şirket, 2025'i 67,5 milyar dolar gelir ve son on yılın en güçlü mali tablolarından biriyle kapattı. 2023’te göreve gelen IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, bugün bu küresel hikayeyi yerel sahaya tercüme ediyor. Watsonx platformundan Project BOB'a, egemen buluttan kuantuma kadar 2026'daki tüm anlatısı bağımlılık yaratmayan teknoloji etrafında dönüyor.
2025’te IBM’in net kârı yüzde 75,7 artarak 6 milyar dolardan 10,6 milyar dolara çıktı. Yazılım gelirleri yüzde 9 büyüdü. IBM CEO’su Arvind Krishna'nın yatırımcılara mektubunda öne çıkarttığı bir rakam dikkat çekiciydi: “Üretken yapay zeka iş hacmi başlangıçtan bugüne 12,5 milyar dolara ulaştı.” Şirket içinde uygulanan "Client Zero" projesi -IBM'in kendi süreçlerini Ask HR, Ask IT gibi yapay zeka araçlarıyla yürüttüğü dönüşüm- 2023'ten beri 4,5 milyar dolarlık verimlilik tasarrufu sağladı. Yine de tabloya 360 derece bakmak lazım. IBM'in piyasa değeri 2026 yılbaşından beri yatırımcı endişesiyle baskı altında. Toplam borç yıl içinde 6,3 milyar dolar artarak 61,3 milyar dolara çıktı. Bunun büyük kısmı HashiCorp satın alımının finansmanından (IBM, 2025’te hibrit bulut ve yapay zeka çözümlerini güçlendirmek amacıyla bulut altyapı otomasyon yazılımı şirketini 6,4 milyar dolara satın almıştı).
Şirket, Ar-Ge harcamasını yüzde 11 artırarak 8,3 milyar dolara yükseltti. IBM 10-K raporunda "Yapay zeka teknolojilerimiz beklendiği gibi çalışmazsa veya beklenmedik sonuçlar üretirse, pazar payımız, kâr marjımız, itibarımız ve rekabet gücümüz zarar görebilir" ifadesini resmi risk faktörü olarak listeledi. Yani şirket kendisi de bir yapay zeka riski alıyor ve bu riski yatırımcıya açıkça anlatıyor.
IBM'in 2025'te en hızlı büyüyen coğrafyası Türkiye’nin de içinde yer aldığı EMEA (Avrupa-Orta Doğu-Afrika) oldu. Bölge geliri 19,4 milyar dolardan 22,2 milyar dolara çıktı. EMEA, IBM'in küresel canlanma hikayesinin lokomotifi. Peki bu büyüme EMEA'nın neresinde yoğunlaştı? IBM'in resmi raporuna göre Fransa yüzde 19, İngiltere yüzde 16,9, İtalya yüzde 12,5 büyüdü. Almanya yüzde -1,3 ile geride kaldı. Türkiye’nin adıysa tekil olarak geçmiyor. IBM, Türkiye'yi ayrı bir coğrafi segment olarak raporlamıyor. 2023'ten bu yana süren İsrail’in Gazze işgali, ardından İran - İsrail gerilimi, Kızıldeniz krizi ve Lübnan'a sıçrayan çatışma, bölgenin tüm çok uluslu teknoloji şirketlerini yeniden konumlanmaya zorladı. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai emirliğindeki bölge merkezleri operasyonları kaydırma, bazı ekipleri tahliye etme ve kıta-içi yeniden yapılanma gibi adımlar attı. "Bizim iş yapış biçimimize çok etki edecek bir şey olmadı. Ama tabii ki bu durum yeni fırsatlar da getiriyor. Türkiye'nin buradaki stabil organizasyonunun mutlaka belli bir zaman içerisinde pozitif etkileri olacağına inanıyorum” diyor Gürtuna.
IBM'in 67,5 milyar dolarlık tablosunun yanında buluttaki hyperscaler (hiper ölçekli) rakipleri de iyi bir yıl geçirdi. Microsoft, 2025 mali yılını 281,7 milyar dolar gelirle kapattı. Bu rakam içerisinde Azure tek başına 75 milyar doları geçti ve yıllık yüzde 34 büyüdü. Amazon Web Services, 2025'i 128,7 milyar dolar gelir ve yüzde 20 yıllık büyümeyle bitirdi. Google Cloud için yıllık gerçekleşen gelir yaklaşık 58,8 milyar dolar oldu. Son çeyrek performansına göre ise yıllık gelirinin 70 milyar doları aşması bekleniyor.
Watson'ın mirası watsonx
IBM'in yapay zeka hikayesi, 2010’ların başına kadar uzanıyor. 2011'de Jeopardy! bilgi yarışmasında dünyaya tanıtılan Watson, yapay zeka çağının kahramanı olarak sahneye çıktı. IBM, ardından gelen on yılda Watson'ı her sektöre satmaya çalıştı ama amiral projesi sağlık oldu. Watson for Oncology, dünyanın en geniş kanser literatürünü okuyup doktorlara tedavi önereceği vaat edilen bir sistemdi. MD Anderson Cancer Center, projeye 62 milyon dolar harcadıktan sonra rafa kaldırdı. Sızdırılan iç belgelerde Watson'ın gerçek hasta verileriyle değil varsayımsal vakalarla eğitildiği, doktorlara "güvensiz ve yanlış" kanser tedavileri önerdiği iddia edildi. 2022'de IBM, Watson Health birimini özel sermaye şirketi Francisco Partners'a sattı. Bugünkü watsonx ürünü, Watson’ın mirasını isminde taşıyor. Bu, IBM açısından cesaret gerektiren bir tercih. Gürtuna ürünü tarif ederken çok dikkatli ifadeler kullanıyor: "2011'deki ürünle bir bağlantısı yok. Ama know-how watsonx gibi bir ürünün gelişmesini sağladı. İsmi de miras aldı." watsonx, kurumların kendi verileriyle yapay zeka uygulamaları geliştirmesini sağlayan bir platform. Üretken yapay zeka, veri katmanı, yönetişim modülü ve agentic AI (yapay zeka ajanları) orkestrasyonu olmak üzere dört modülden oluşuyor. Gürtuna Türkiye'de telekom, finans ve kamu müşterileri olduğunu söylüyor ama ismi vermiyor. 12,5 milyar dolarlık küresel üretken yapay zeka iş hacmi watsonx'in kendi başına bu rakamı temsil ettiği anlamına gelmemeli tabii. Bu, IBM'in tüm yapay zeka ürün, danışmanlık ve altyapı satışlarının toplamı.
Türkiye'deki yapay zekalı ürün hattı
Watsonx Türkiye sahasında IBM'in vitrin ürünlerinden biri olsa da yalnız değil. IBM'in Türkiye'de pazarladığı ürün ailesinin ikinci ayağı Project BOB. Yazılım geliştirme alanına yönelik bu ürünü IBM, "bir yapay zeka geliştirme asistanı" olarak duyurdu ama Gürtuna'nın anlatımına göre BOB klasik bir kod yazma aracından farklılaşıyor. "Bob bir kod geliştirme ürünü değil. Aslında bütün yazılım sürecinde doğru modeli sizin için seçen ve bütün yazılım sürecinde sizinle olan bir asistan" diyor. Yani birden fazla yapay zeka modelinin arasından göreve uygun olanı seçip yazılım sürecini baştan sona yöneten bir katman. BOB'a Türkiye'de finans ve telekom sektöründen ilginin yüksek olduğunu anlatıyor Gürtuna. On premise yani müşterinin kendi veri merkezinde çalışabildiği için kamu sektörünün de gündeminde.
Üçüncü ayak agentic AI. IBM’in bu alandaki ürününün adı watsonx Orchestrate. Agentic AI, en basit tarifiyle "konuşan değil, kararı kendi alıp uygulayan" yapay zeka demek. Bir banka çalışanının onayladığı kredi başvurusunu sistemler arasında yürüten, bir iç denetim sürecini başlatan, bir insan kaynakları sürecini sonuna kadar götüren ajanlar. Gürtuna, agentic AI'ın asıl değerinin tek başına değil "orkestrasyonda" olduğunu söylüyor. Üç ürünün arkasındaki yapı taşı ise IBM'in 2019'da 34 milyar dolara satın aldığı Red Hat'in OpenShift platformu. IBM Türkiye'nin sahada anlattığı hibrit bulut, açık kaynak, "her yerde aynı çözüm" söylemi bu altyapıyla birlikte anlam kazanıyor. Bankaların çekirdek sistemlerinin önemli kısmının hâlâ üzerinde çalıştığı IBM mainframe ise bu portföyün dördüncü ayağı. Yeni z17 ile altyapı grubu küresel olarak yüzde 10 büyüdü. Mainframe, bankacılık, sigortacılık ve kamu sektöründe onlarca yıldır kritik iş yüklerini taşıyan bir platform. IBM'in z serisi bu pazarda yüzde 90'ın üzerinde kurulum payına sahip. Mainframe pazarında IBM'e rakip olabilecek Fujitsu ve Hitachi gibi şirketler, nispeten küçük paylara sahip. Genel sunucu pazarında ise tablo farklı. IBM, 2000'li yıllarda x86 sunucu işinden çekildi ve bugün sadece kendi Power mimarisi üzerine kurulu kurumsal sistemler üretiyor. Araştırma şirketi IDC'nin 2025 yılı sunucu pazar sıralamasında ilk beşte Dell, Supermicro, IEIT Systems, Lenovo ve HPE yer alıyor.
Bir Ar-Ge laboratuvarı hayali
IBM’in Türkiye’de bir Ar-Ge merkezi henüz yok. “Çözümleri geliştiren, uyarlayan bir servis birimlerimiz var. En büyük hayalim Türkiye’de de bir Ar-Ge merkezinin olması" diyor Gürtuna ve ekliyor, "Bu benim en büyük hedefim, iş hayatımda yapmak istediğim bir kilometre taşı." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 240 yabancı ortaklı Ar-Ge merkezi var. Toplam Ar-Ge merkezi sayısı 1.330'un, istihdam ettikleri personel ise 86 binin üzerinde. Microsoft, 2021'de İstanbul'da Citus Data üzerine kurduğu Ar-Ge merkezini "açık kaynak veri tabanları, bulut üzerinde dağıtık sistemler ve büyük veri" alanlarında çalışacak şekilde stratejik öneme sahip olarak tanımladı. Huawei, Oracle, Pfizer, Accenture, Mercedes, General Mobile… Türkiye'de mühendislik veya Ar-Ge merkezi yatırımı yapan global şirketler listesi uzun. Yerli teknoloji ekosisteminde Trendyol, Getir, Hepsiburada kendi Ar-Ge yapılarını kuruyor.
Dijital egemenlik yarışı
Gürtuna "Verinin kontrolü sizde olmalı. Uygulamanın bağımlılık yaratmaması en önemli konu" diyor. IBM'in "Sovereign Core" yaklaşımı (verinin ülke sınırları ve yerel kurallar içinde yönetilmesini esas alan altyapı modeli) bu söyleme oturuyor. Bulutta veriyi nerede tuttuğunuz, hangi modeli kullandığınız, hangi sağlayıcıya bağımlı olduğunuz aslında hepsi egemenlik meselesi. Kasım 2025'te Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'de "dijital egemenliği ve inovasyon kapasitesini güçlendiren" bir adım olarak duyurduğu Google Cloud-Turkcell ortaklığını açıklamıştı. Hiper ölçekli bir veri merkezi için 3 milyar dolarlık ortak yatırım (Turkcell'den 1 milyar, Google'dan 2 milyar dolar)... Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır temel atmanın 2026'nın ilk aylarında yapılacağını söylemişti. Türkiye 2030'a kadar veri merkezi ve yapay zeka için 10 milyar dolar yatırım planlıyor. Halihazırda ülkede yaklaşık 250 MW veri merkezi kapasitesi var, sektör 5 yıl içinde 750 MW hedefliyor.
Kuantum meselesi
Bir de kuantum yol haritası var. IBM 2029'da kuantum bilgisayarın ticari olarak erişilebilir olacağını taahhüt ediyor. Dünyada şu an İspanya, Japonya, Almanya, ABD dahil yedi ülkede kuantum veri merkezi kurulu. Gürtuna küresel sahadan somut bir örnek paylaşıyor: "Önce müşteriler, IBM uzmanlarıyla deneme çalışmaları yapıyor. O deneme çalışmalarındaki sonuçlara göre organizasyonlar kuruluyor. HSBC böyle başladı. Şimdi 100 kişilik bir kuantum ekibi kurdular.” IBM Türkiye'nin de müşterilerine kuantumu anlatmaya başladığını söylüyor.
Gürtuna, Türkiye için esas konunun şirketlerin ilgisini çekmek olduğunu anlatıyor. Ona göre rakipler, regülasyonlar ya da globalin verdiği rakamları tutturmak işin zor kısmı değil, önemli olan konsolide bir çabayla yatırımcı getirebilmek.