Arama

Havanın çalışmak için fazla sıcak olması bir ekonomiyi nasıl etkiler?

Hindistan, yükselen sıcaklıkların fiziksel emeğe hala büyük ölçüde bağımlı olan ülkelerde verimliliği ve ekonomik büyümeyi nasıl zayıflatabileceğini gösteren önemli bir örnek. Aşırı sıcaklıklar ülkedeki bazı fabrikalarda üretimin düşmesine neden oluyor.

16 Haziran 2026, 12:50

Hindistan'ın deri sanayisinin merkezi olan Kanpur'un kavurucu sıcağında, sıcaklıklar 46 dereceye ulaştığında işçiler yavaş ve temkinli hareket ediyor. AKI India Ltd. fabrikasında ise dev vantilatörlerin uğultusuna rağmen hava bunaltıcı. İşçiler deri levhaları pres makinelerinden geçiriyor ve beton zemine istifliyor. AKI'nın CEO’su Asad K. Iraqi, 100 çalışanına günde iki kez oral rehidrasyon tuzu çözeltisi içiriyor ve yakın zamanda ek soğutma sistemlerine yatırım yaptı. Ancak bu da yeterli olmuyor. Bazı çalışanlar hastalanırken, bazıları da köylerine geri dönüyor. Iraqi, "Verimliliğim yüzde 40 düştü. İşçiler uygun sıvı takviyesi ve serinleme olmadan bu sıcakta hayatta kalamaz” diyor. 

En sıcak şehirlerin birçoğu Hindistan’da

Yazların giderek yaşanmaz hale gelmesiyle birlikte bu manzara Hindistan'ın dört bir yanında tekrarlanıyor. Isı ve nem yıllardır yükseliyor ve geçen ayın herhangi bir gününde dünyanın en sıcak 50 şehrinin büyük çoğunluğu Hindistan'daydı. Bunun etkileri işletme maliyetlerinden enflasyona ve elektrik talebine kadar ekonominin her alanında görülüyor.

Nisan ayında hükümet, işletmelere çalışma saatlerini yeniden düzenlemelerini, su molaları ve dinlenme alanları sağlamalarını ve çalışma temposunu düşürmelerini tavsiye eden bir sıcaklık uyarısı yayımladı. Çoğunda klima bulunmayan okullar ise birçok eyalette yaz tatiline normalden haftalar önce girdi ya da ders programlarını değiştirerek çevrimiçi eğitime geçti. Yeni Delhi merkezli düşünce kuruluşu Sustainable Futures Collaborative'de iklim uyumu üzerine çalışan araştırmacı Aditya Valiathan Pillai, verimlilikteki düşüşe dikkat çekerek, "Sıcağın etkisi binlerce küçük kesikle gelen bir ölüm gibidir" diyor.

Hindistan ekonomisinin büyük kısmı etkileniyor

Hindistan, aşırı sıcakların özellikle fiziksel emeğe bağımlı gelişmekte olan ekonomiler için nasıl yapısal bir ekonomik kısıta dönüşebileceğinin en açık örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Büyümenin giderek daha fazla hizmet sektörüne ve kapalı alan çalışmalarına dayandığı zengin ülkelerin aksine, Hindistan ekonomisinin büyük bölümü inşaattan imalata, tarımdan lojistiğe kadar hala milyonlarca işçinin uzun saatler boyunca açık havada veya yetersiz soğutulan ortamlarda çalışmasına dayanıyor.

McKinsey Global Institute'un 2020 tarihli bir araştırmasına göre artan sıcaklık ve nem nedeniyle kaybedilen işgücü, 2030 yılına kadar Hindistan'ın gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 2,5 ila yüzde 4,5'ini riske atabilir. 2021 yılında yayımlanan bir Chicago Üniversitesi araştırması ise sıcaklığın her 1 derece artışında, işçi verimliliğindeki düşüş ve devamsızlıktaki artış nedeniyle Hindistan'daki fabrika üretiminin yaklaşık yüzde 2 azaldığını ortaya koydu. Lancet Countdown on Health and Climate Change raporu, 2024 yılında Hindistan'da sıcaklığa maruz kalma nedeniyle potansiyel 247 milyar çalışma saatinin kaybedildiğini ve bunun 1990-1999 dönemindeki yıllık ortalamanın yüzde 124 üzerinde olduğunu tahmin etti. Mumbai merkezli iş gücü yüklenicisi Taposh Dey için yükselen sıcaklıklar inşaat çalışma programlarını yeniden şekillendiriyor. Açık hava çalışmaları artık rutin olarak sabahın erken saatlerine veya akşam geç saatlere kaydırılıyor. Daha önce planlamalarını çoğunlukla muson yağmurlarındaki aksamalara göre yapan geliştiriciler artık sıcağı da hesaba katıyor.

Üretim yüzde 30’a kadar düştü

Gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank India'dan Deben Moza, "Öğleden sonra 13.00 ile 16.00 arasındaki zaman dilimi en zorlu dönem. İşçi yorgunluğu, susuzluk ve güvenlik riskleri nedeniyle çalışmalar yavaşlıyor ya da daha geç saatlere erteleniyor" diyor. Yeni Delhi'deki Abhinandan Steels'in sahibi Abhinandan Jain ise ihracat için paslanmaz çelik mutfak gereçleri üreten yaklaşık 100 çalışanının çoğunun Bihar eyaletinden gelen göçmen işçiler olduğunu belirtiyor. Jain'e göre son iki ayda devamsızlık nedeniyle üretim yüzde 25 ila 30 oranında düştü.

İşçiler gün boyunca soğuk su, limonata ve limonlu su tüketiyor. Şirket ayrıca daha fazla mola vermeye başladı ve fiziksel yükü azaltmak için personel sayısını artırdı. Ancak Jain, endüstriyel soğutucuların makinelere zarar verecek nem oluşturduğu için kullanılamadığını söylüyor. Bazı işçiler hasat dönemi için köylerine normalden erken döndü ve sıcaklar nedeniyle geri dönüşlerini geciktirdi.

Büyük şirketler de önlemler alıyor

Etki özellikle teneke çatılı atölyelerde ve yetersiz havalandırılan fabrikalarda faaliyet gösteren küçük işletmeler için ağır olsa da, büyük şirketler de uyum sağlamak zorunda kalıyor. Hyundai Motor, Pune tesisindeki üretim alanlarına klima kurdu ve 2027'nin başına kadar Chennai tesisinde de aynısını yapmayı hedefliyor. Şirket ayrıca çalışanları tesis içinde taşımak için servis araçları hizmete soktu; soğutmalı içme suyu istasyonları, üzeri kapalı yürüyüş yolları ve ısıya dayanıklı çatı sistemleri kurdu. Baş Üretim Sorumlusu Gopalakrishnan C.S.'ye göre sıcaklık stresini azaltmak amacıyla çalışma ve dinlenme döngüleri de yeniden düzenlendi. Hızlı teslimat şirketi Swiggy ise dağıtım çalışanlarına soğutucu yelekler sağlamaya başladı. Bunun yanı sıra glikoz takviyeli su, hidrasyon paketleri ve belirlenmiş dinlenme alanları sunuyor.

Dünyanın yarısını etkileyecek

Hindistan'ın gayriresmi sektöründeki pek çok çalışan gibi küçük, kayıt dışı işletmeler ve günlük ücretli işçilerden oluşan ve ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 45'ini oluşturan bu kesimin bir gün bile çalışmamayı göze alacak lüksü yok. Dünya Sağlık Örgütü’nün eski baş bilim insanı Soumya Swaminathan'a göre bu durum, çalışma koşullarının kendisinin iyileştirilmesi gerektiği anlamına geliyor. Geçen ay Birleşik Krallık'ın ulusal bilim akademisi olan Royal Society üyeliğine seçilen Swaminathan, "Daha fazla gölgelik alan, suya erişim, zorunlu dinlenme molaları ve çalışanların sıcaklık stresinin erken belirtilerini tanımasını sağlayacak farkındalık kampanyalarına ihtiyacımız var" diyor.

Ocak ayında yayımlanan bir Oxford Üniversitesi araştırmasına göre, dünya sanayi öncesi döneme kıyasla 2 derece küresel ısınma seviyesine ulaşırsa, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun neredeyse yarısı aşırı sıcaklarla yaşamak zorunda kalacak. Araştırmanın ortak yazarlarından ve kent iklim bilimcisi olan Doçent Radhika Khosla, bundan en fazla etkilenecek nüfusun Hindistan'da olacağını söylüyor. Khosla, "Etkilerin çok ağır olacağını biliyoruz ve aslında bunları şimdiden görüyoruz" dedi ve Hindistan'ın serinletme ve gölgelendirme odaklı uzun vadeli kentsel planlamaya ihtiyaç duyduğunu ekledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok