Küresel piyasaların gözü kulağı Washington'dan gelecek haberlerde. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde (Eylül, Ekim ve Aralık) toplam 75 baz puanlık faiz indirimine giden Fed, 2026 yılına temkinli bir başlangıç yapmaya hazırlanıyor.
Bankanın gündeminde sadece ekonomik veriler değil, Beyaz Saray ile yaşanan tarihi gerilim de bulunuyor. Başkan Donald Trump'ın faizlerin düşürülmesi yönündeki ısrarlı çağrıları ve Adalet Bakanlığı'nın Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik başlattığı soruşturma tehdidi, toplantının atmosferini belirliyor. Powell, kararların siyasi baskıdan uzak, tamamen fiyat istikrarı ve istihdam hedefleri doğrultusunda alınacağını vurgulasa da Washington'daki güç savaşı piyasaları tedirgin ediyor.
Ekonomik görünüm: Büyüme güçlü, istihdam yavaşlıyor
Fed'in masasında duran ekonomik veriler karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. ABD ekonomisi 2025'in son çeyreğinde yüzde 4,4 ile beklentilerin üzerinde büyüyerek güçlü bir performans sergiledi. Ancak istihdam piyasasında soğuma sinyalleri netleşmeye başladı.
İstihdam: Tarım dışı istihdam Aralık ayında sadece 50 bin kişi artarak beklentilerin altında kaldı. 2025 genelindeki toplam artış 584 bin oldu. İşsizlik oranı ise yüzde 4,5'ten yüzde 4,4'e sınırlı bir gerileme kaydetti.
Enflasyon: Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Aralık 2025'te yıllık bazda yüzde 2,7 arttı. Fed'in favori göstergesi olan Çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) ise Kasım ayında yıllık yüzde 2,8 artışla bankanın hedefinin üzerinde kalmaya devam etti.
Bu veriler ışığında, enflasyonun hala hedefin üzerinde olması ve büyümenin gücünü koruması, Fed'e faiz indirimi konusunda "bekle-gör" politikası izlemesi için alan tanıyor.
Powell'a yönelik "cezai soruşturma" şoku
Toplantı öncesinde gündemi sarsan en önemli gelişme, Jerome Powell'ın yaptığı açıklama oldu. Powell, ABD Adalet Bakanlığı'nın, Fed binalarının yenilenmesi süreciyle ilgili kendisine yönelik bir cezai iddianame hazırlığı içinde olduğu tehdidinde bulunduğunu duyurdu.
Suçlamaların asıl nedeninin Fed'in para politikası kararları olduğunu savunan Powell, "Görevimi siyasi baskıdan veya kayırmacılıktan uzak, sadece yasal mandatımıza odaklanarak sürdüreceğim" mesajını verdi. Analistler bu durumu, Trump yönetiminin faiz indirimi için uyguladığı baskının "yasal bir tırmanışı" olarak yorumluyor. Janet Yellen, Ben Bernanke ve Alan Greenspan gibi eski Fed başkanları, bankanın bağımsızlığına yönelik bu tehdide karşı ortak bir duruş sergileyerek uyarılarda bulundu.
Yüksek Mahkeme'de "bağımsızlık" savaşı
Fed'in bağımsızlığına yönelik bir diğer cephe ise Yüksek Mahkeme'de açıldı. Başkan Trump'ın geçen yıl "mortgage sözleşmelerinde yanlış beyan" gerekçesiyle görevden aldığı Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook ile ilgili dava sürüyor.
Geçen hafta yapılan duruşmada Yüksek Mahkeme Yargıcı Brett Kavanaugh, Başkan'ın tek başına belirlediği "haklı neden" gerekçesiyle bir Fed üyesini görevden almasının, kurumun bağımsızlığını "zayıflatacağı hatta paramparça edeceği" uyarısında bulundu. Bu dava, merkez bankası yetkililerinin görev güvencesi açısından emsal teşkil edecek.
Trump'ın yeni başkan arayışı
Mayıs ayında görev süresi dolacak olan Jerome Powell'ın yerine kimin geçeceği de piyasaların radarında. "Benimle aynı fikirde olmayan hiç kimse Fed Başkanı olamayacak" diyen Trump, piyasalar yükselirken faizleri düşürecek bir isim aradığını açıkça belirtiyor.
Kulislerde öne çıkan adaylar şunlar:
Rick Rieder (BlackRock Yöneticisi)
Christopher Waller (Fed Yönetim Kurulu Üyesi)
Kevin Warsh (Eski Fed Yönetim Kurulu Üyesi)
Trump, adaylar arasında adı geçen Kevin Hassett'i ise Beyaz Saray bünyesinde tutmak istediğini ifade etti.
Analist Beklentisi: İndirimler yaz aylarında başlayabilir
ING Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, piyasadaki beklentileri AA muhabirine değerlendirdi. İstihdam piyasasında fiili bir durgunluk olduğunu ve ekonomide "K şekilli" (dengesiz) bir toparlanma görüldüğünü belirten Garvey, erken bir faiz indirimi beklemediğini söyledi.
Garvey, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Temel görüşümüz Fed'in haziran ve eylül toplantılarında faiz indirimine gideceği yönünde. Mart ayında erken bir indirim olması için bankanın enflasyon ve istihdam hedeflerine yönelik ilave ve güçlü bir baskı oluşması gerekiyor. Ocak ve şubat aylarında istihdam verilerinde arka arkaya düşüşler görülürse Mart ihtimali masaya gelebilir. Ancak mevcut durumda, bu yıl toplam iki faiz indirimi olacağına dair inancımızı koruyoruz."