;
Arama

Amerikalı şirketlerin gözü isyancıların kontrolündeki Kongo'daki madenlerde

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kritik mineral tedarik zincirini güvence altına almak isteyen ABD'li şirketler, isyancıların kontrolündeki Rubaya bölgesine stratejik yatırımlar planlıyor.

20 Nisan 2026, 14:21

Bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, ABD'li şirketlerin Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin maden varlıklarına önemli bir ilgi gösterdiğini söyledi. İlgilenilen bu varlıklar arasında isyancıların elindeki Rubaya bölgesi de yer alıyor. Yetkili, bu bölgedeki yatırımların Washington öncülüğündeki barış çabalarıyla uyumlu olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kongo bu yılın başlarında, ABD'li yatırımcıların değerlendirmesi için Washington'a stratejik varlıkların kısa bir listesini gönderdi. Bu teklif iki ülke arasındaki mineraller ortaklığının bir parçası olarak sunuldu. Gönderilen liste manganez, bakır-kobalt, altın ve lityum projelerini içeriyordu.

ABD, bu mineraller ortaklığı aracılığıyla Kongo ile yapılan barış ve yatırım anlaşmalarını kullanmak istiyor. Temel hedef, ülkenin kritik mineral tedarik zinciri üzerinde etkin bir nüfuz elde etmek olarak öne çıkıyor.

Washington yönetimi, Çin'e olan bağımlılığını azaltmayı ve Pekin'in Afrika'daki hakimiyetine karşı koymayı hedefliyor. Bu kapsamda ABD, stratejik metal stoku için küresel çapta kritik mineral tedarikini güvence altına alma çabalarını hızlandırdı.

Özel sektörden geri bildirim bekleniyor

Dışişleri yetkilisi cuma günü Reuters'a verdiği demeçte, ABD'nin varlık listesi hakkında özel sektörden geri bildirim alma sürecinde olduğunu ifade etti. Önemli bir ilgiye sahip olduklarını onaylayan yetkili, görüşmelerin hala şekillenme aşamasında olduğunu belirterek şirketlerin isimlerini vermeyi reddetti.

Kongo hükümeti ve M23 yetkilileri ise konuya ilişkin bir açıklama yapmadı. Taraflar, ABD'li firmaların maden varlıklarına olan ilgisine ilişkin Reuters'ın sorularına anında yanıt vermedi.

Dünyanın en zengin tantal yatağı Rubaya odak noktasında

Kongo'nun hazırladığı listede dünyanın en zengin tantal yataklarından biri olan Rubaya koltan madeni de yer aldı. Maden şu anda Ruanda destekli AFC/M23 isyancılarının elinde bulunuyor. Bu teklif, mineral açısından zengin ancak çatışmaların yıktığı doğu Kongo'ya ABD yatırımını çekme girişimi olarak değerlendiriliyor.

Yetkili, Rubaya'nın ilgilenmeye devam ettikleri bir yer olduğunu belirtti. Orada ilgilenen çok sayıda şirket bulunduğunu ve bu nedenle görüşmelerin ilerlediğini dile getirdi.

Rubaya madeni, Washington'a oldukça rağbet gören tantala erişim sağlayabilir. Koltan cevherinden işlenen ısıya dayanıklı bu metal, kapasitörlerde, havacılık bileşenlerinde ve nükleer teknolojide kullanılıyor.

Yatırımlar ve barış anlaşması paralelliği

Yetkili, yatırımların doğu Kongo'daki çatışmaları sona erdirmek için ABD'nin arabuluculuğunda yapılan barış anlaşmasıyla doğrudan paralel yürütülmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki çatışmaların binlerce kişinin ölümüne neden olduğu biliniyor.

Dışişleri yetkilisi durumu, Rubaya'nın şu anda bölgede olup bitenlerin birçok açıdan merkezinde yer aldığını ve ticari tarafın bundan ayrı yürütülemeyeceğini söyleyerek özetledi.

M23 grubu ise ABD-Kongo ortaklığını son derece kusurlu ve anayasaya aykırı bularak kınadı. Bir M23 yetkilisi şubat ayında Reuters'a önemli açıklamalarda bulundu. Yetkili, Kinşasa'nın sahanın kontrolüne sahip olmamasına rağmen Rubaya'yı Washington'a teklif ettiğini hatırlattı. Bu hamleyle, bölgeyi Kongo hükümeti adına askeri olarak geri almak için ABD'yi işin içine çekmeyi amaçladıklarını iddia etti.

Anlaşmanın ilk meyvesi Virtus Minerals

ABD'li firma Virtus Minerals, bu ay Kongolu kobalt ve bakır üreticisi Chemaf'ın madenlerini yeniden başlatmak için çalıştığını duyurdu. Bu adım, ABD-Kongo mineraller ortaklığı kapsamındaki faaliyet gösteren madenlerin ilk satın alımı olarak kayıtlara geçti.

Dışişleri Bakanlığı yetkilisi bu hamleyi, anlaşma için gerçek bir temel proje olarak gördüklerini belirtti. Bunun ABD özel sektörü ve ABD ile uyumlu özel sektör için iş ortamında güven yaratmakla ilgili olduğunu ifade etti.

Yetkili, yatırımcıların esas olarak Kongo'nun mali istikrarı konusunda endişeli olduğunu söyledi. Bu şirketlerin hissedarlarına ve yönetim kurullarına hesap verebilmeleri gerektiğini aktardı. Şirketlerin yatırımın ömrü boyunca mali düzenleyici ve vergi durumunun ne olacağını kesin olarak söyleyebilmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok