Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda 104,42 dolara kadar yükseldi. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise 96,59 dolardan işlem gördü. Yıl başından bu yana yüzde 70 değer kazanan Brent petrolde teknik olarak 104,10 dolar direnç, 102,40 dolar ise destek bölgesi olarak izleniyor.
Fiyatlardaki dalgalanmada ABD Kongre ara seçimlerinin sonuçları ve ABD-İran hattındaki gelişmeler etkili oldu. Demokratlar, resmi olmayan sonuçlara göre Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluğu Cumhuriyetçilerden aldı. ABD Başkanı Donald Trump, seçim sonuçlarına ilişkin Wall Street Journal gazetesine yaptığı değerlendirmede, Cumhuriyetçilerin kan kaybetmesinde İran savaşının etkisi sorulunca, "İran da bunun bir parçasıydı." yanıtını verdi.
Financial Times gazetesine de konuşan Trump, Tahran ile ilişkilerinin mükemmel olduğunu savundu. ABD'nin İran'a saldırmak için acil bir planı olmadığını belirten Trump, "Gerektiğinde harekete geçmek üzere kilitlenmiş ve hazır durumdayız, ancak bunun için hiçbir neden olmayabilir." dedi. Trump ayrıca, enerji fiyatlarının seçimlerden sonra hızla düşeceğini ve ABD ablukasının Tahran'ı ekonomik olarak boğduğunu ifade etti.
Barış görüşmelerinde çelişkili mesajlar
Washington'dan gelen bu mesajlara rağmen İran cephesinden farklı açıklamalar geldi. İran Ulusal Güvenlik Şefi, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin yanıtının şu ana kadar tatmin edici olmadığını kaydetti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise olası bir anlaşmaya dair yeni bir gelişme yaşanmadığını, mesaj alışverişinin arabulucular üzerinden sürdüğünü bildirdi. Üst düzey bir İranlı yetkili de savaşı sona erdirecek bir anlaşmadan hala uzak olduklarını ifade etti.
Katar, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi düşürmek amacıyla 30 Ekim'de Tahran'da ve ardından Doha'da arabuluculuk görüşmeleri yürüttü. Ancak diplomatik çabalara rağmen bölgede askeri hareketlilik devam etti. Bir ABD'li yetkili, ABD'nin İran'ın Keşm Adası'ndaki karadan havaya füzelerini hedef alan savunma amaçlı saldırılar düzenlediğini bildirdi.
Stoklardaki düşüş fiyatları destekliyor
Piyasaları etkileyen bir diğer önemli unsur ise ABD stok verileri oldu. Amerikan Petrol Enstitüsü, ABD ticari ham petrol stoklarının geçen hafta beklentilerin aksine 5 milyon 267 bin varil azaldığını tahmin etti. Kaynaklara göre benzin stokları 1 milyon 430 bin varil artarken, damıtılmış ürün stokları 1 milyon 190 bin varil düştü.
Phillip Nova Piyasa İçgörüleri Başkanı Priyanka Sachdeva, "Başkan Trump'ın askeri saldırılarla eş zamanlı olarak gerilimi küçümseyen çelişkili sinyalleri, yatırımcıların güçlü bir yön belirlemesini zorlaştırdı" dedi. Sachdeva, "Özellikle ekim ayındaki sert yükselişin ardından bir miktar kar satışı ve spekülatif uzun pozisyonların azaltılması makuldür. Ancak Hürmüz Boğazı etrafındaki arz kesintisi riskleri ortadan kalkmadı. ABD ham petrol stoklarındaki beklenmedik düşüş de temel bir destek sunuyor." değerlendirmesini yaptı.
Raymond James & Associates Analisti Pavel Molchanov ise "Seçim, tamamen Beyaz Saray'ın İran stratejisini etkileyebilecek bir takvim dönüm noktası olarak önem taşıyor." ifadesini kullandı. Molchanov, yüksek benzin fiyatlarının siyasi etkisinin oylamadan önce absorbe edilmesi nedeniyle yönetimin artık daha fazla esnekliğe sahip olabileceğini belirtti.
Haitong Futures analistleri yayımladıkları notta, "Dizel stokları dar kalmaya devam ederken, benzin stokları beklenenden fazla arttı. Veriler genel olarak petrol fiyatlarını destekliyor." dedi. Öte yandan Saudi Aramco CEO'su Amin Nasser, üretim ve sevkiyatları artırarak bu çeyrekte petrol üretimini en üst düzeye çıkaracaklarını ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nda dört ülkeye geçiş kolaylığı
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkan Yardımcısı Emir Hayat Mukaddem, Hindistan, Çin, Irak ve Katar'a ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kısıtlamalarından muaf tutulduğunu açıkladı. İran Öğrenci Haber Ajansı'na konuşan Mukaddem, bu ülkelerin gemilerinin boğazdan serbestçe geçtiğini ve ABD'nin de söz konusu gemilere müdahale etmediğini söyledi.
Mukaddem, Hindistan'a ait gemilere sağlanan kolaylığın ilaç ithalatını mümkün kılmayı, Çin'e yönelik muafiyetin ise Pekin'in siyasi desteğini almayı amaçladığını belirtti. Hindistan ve Çin'den geçiş ücreti alındığını, Katar gemilerinden ise ücret tahsil edilmediğini kaydetti.