Süt bazlı bebek maması Farine Lactée ile 1875’te Türkiye pazarına giren Nestlé, bugün ülkede 9 kategoride 800’ü aşkın ürün ve 50’den fazla markayla faaliyet gösteriyor. Altı fabrikasında üretim ve ihracat yapan şirketin ürünleri her 10 hanenin 9’una ulaşıyor. Bu ölçek, şirketin sürdürülebilirlik ve gıdanın geleceği başlıklarında daha iddialı hedefler koymasının da temelini oluşturuyor. Nestlé Türkiye CEO’su Leszek Wacirz, gıda sistemlerinin geleceğinin artık yalnızca ekonomik değil kolektif bir sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekiyor. İklim olayları, biyoçeşitlilik kaybı ve doğal kaynak baskısının önümüzdeki 10 yılın en kritik riskleri arasında yer aldığını vurgulayan Wacirz’e göre çözüm, daha besleyici ürün portföyü kadar teknoloji ve inovasyon yatırımlarından da geçiyor. Şirket bu çerçevede onarıcı tarımı stratejik önceliklerinden biri olarak konumluyor.
Toprağı iyileştirmeyi, karbon tutumunu artırmayı ve ekosistemleri güçlendirmeyi hedefleyen onarıcı tarım yaklaşımı, Nestlé’nin 2050 net sıfır hedeflerine ulaşmasında kilit araçlardan biri olarak görülüyor. Küresel ölçekte 2030’a kadar temel hammaddelerin yarısını bu modeli benimseyen çiftçilerden tedarik etmeyi planlayan şirket, Türkiye’de de yerel üreticilerle iş birliklerini büyütmeyi amaçlıyor. Hedef, bu alanda ilk akla gelen şirketlerden biri olmak.
Tarımda genç odaklı dönüşüm
Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal ise gıdanın geleceğini güvence altına almanın yolunun tarım ve teknolojinin kesişiminden geçtiğini vurguluyor. Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyada yedinci sırada yer alması, GSYH’ye yaklaşık yüzde 7 katkı sağlaması ve istihdamın beşte birini barındırması, sektörün potansiyelini ortaya koyuyor. Nestlé bu potansiyelin sürdürülebilirliği için genç kuşakların sürece dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor.
Bu ihtiyaçtan hareketle geliştirilen “Genç İşi Tarım” projesi, girişimcilik bakış açısını tarımla buluşturacak. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle yürütülen program kapsamında beş yılda 20 binden fazla gence ulaşılması planlanıyor. Üniversite öğrencilerinden kırsal bölgelerle bağı olan gençlere ve ne eğitimde ne istihdamda yer alan (NEET) gruplara kadar geniş bir hedef kitleye odaklanılıyor. Program; girişimcilik, onarıcı tarım, finansal okuryazarlık, pazarlama ve iş geliştirme başlıklarını içeren 60 saatlik eğitim sürecini kapsıyor. Fikir maratonu ve kuluçka aşamalarında projeler olgunlaştırılırken toplam 1,5 milyon TL hibe desteği sağlanıyor. 2026 Nisan ayına kadar Türkiye genelinde 10 üniversitede gençlerle buluşulması hedefleniyor.
120 bin iyilikle genişleyen sosyal etki ağı
Şirketin yıl dönümü kapsamında hayata geçirdiği “120 Bin İyilik Hareketi” ise sağlık, çevre, eğitim ve sosyal destek alanlarında somut çıktılar üretmeye odaklanıyor. Meme sağlığı farkındalığından geri dönüşüm eğitimlerine, gıdaya erişimden ağaçlandırmaya kadar farklı başlıklarda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri yürütülüyor. Bu kapsamda binlerce sağlık çalışanı ve kadına eğitim verilmesi, on binlerce öğünün ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve fidan dikim projeleri öne çıkan adımlar arasında yer alıyor. Nestlé Türkiye çalışanlarının gönüllülük faaliyetleri de programın önemli bir parçası. 1.200 çalışan toplam 12 bin saatlik gönüllülük çalışmasıyla projelere doğrudan katkı sağlıyor.