Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrifikasyonun hızla artırdığı elektrik talebi, nükleer enerjiyi yeniden küresel enerji dönüşümünün merkezine yerleştirirken, IC Nükleer Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar, hedeflerinin reaktör teknolojisi etrafında mühendislik, üretim ve tedarik zincirini kapsayan yerli bir sanayi ekosistemi oluşturmak olduğunu söyledi.
İstanbul'da düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES) öncesinde basın mensuplarıyla bir araya gelen Bayar'a göre, nükleer enerji artık yalnızca elektrik üretiminden ibaret değil. Veri merkezlerinden ağır sanayiye, proses ısısından deniz suyunun arıtılmasına kadar genişleyen kullanım alanları, küçük modüler reaktörleri (SMR) enerji dönüşümünün kritik teknolojilerinden biri haline getiriyor.
COP28'de küresel nükleer kapasitenin 2050'ye kadar üç katına çıkarılması hedefinin benimsenmesi ve Türkiye'nin de bu vizyonu destekleyen ülkeler arasında yer alması, sektördeki dönüşümün en önemli göstergeleri arasında. Bayar, bugün yaklaşık 500 gigawatt (GW) olan küresel nükleer kapasitenin Bin 500 GW seviyesine çıkarılmasının trilyon doların üzerinde yeni yatırım anlamına geldiğini vurguluyor.
5 bin MWlik SMR hamlesi
Türkiye'nin 2050 yılına kadar 20 GW nükleer kurulu güce ulaşma hedefi içinde 5 bin megawattlık (MW) SMR kapasitesi de yer alıyor. Bayar, bu hedefin yalnızca yeni elektrik üretimi değil; mühendislik, regülasyon, insan kaynağı ve yerli tedarik zinciri açısından da önemli bir sanayi dönüşümü anlamına geldiğini belirtiyor.
"Bu alana sadece hazır teknoloji satın alma perspektifiyle bakarsak geleceğin nükleer pazarında müşteri olarak kalırız" diyen Bayar, doğru teknoloji ortaklıkları ve güçlü mühendislik altyapısıyla Türkiye'nin bölgesine teknoloji ihraç eden ülkeler arasına girebileceğini ifade ediyor.
Bu hedef doğrultusunda IC Nükleer Teknoloji, Kanada merkezli ARC Clean Technology ile sodyum soğutmalı 4. nesil reaktör teknolojileri konusunda stratejik iş birliği yürütüyor.
Şirket, ARC-100 reaktörünün Türkiye ve çevre ülkelerde uygulanmasına yönelik teknik, ekonomik ve düzenleyici fizibilite çalışmaları yapıyor. Bayar, amaçlarının mevcut teknolojiyi birlikte geliştirerek yerlileştirmek, tedarik zincirini oluşturmak ve ticari uygulama modelini bölgesel ölçekte yaygınlaştırmak olduğunu söylüyor.
Sanayi ekosistemi
IC Nükleer Teknoloji türbinlerden otomasyon sistemlerine, kalite güvence süreçlerinden mühendislik hizmetlerine kadar uzanan geniş bir yerli sanayi ağı oluşturmayı hedefliyor. Bayar'a göre modüler reaktörlerin vaat ettiği maliyet avantajı ancak güçlü ve tekrarlanabilir bir tedarik zinciri kurulmasıyla mümkün olacak. Şirketin dikkat çektiği büyüme alanlarından biri de yapay zeka ve bulut bilişim yatırımlarıyla hızla büyüyen veri merkezleri. Bayar, hiper ölçekli veri merkezlerinin kesintisiz, düşük karbonlu ve yerinde enerji ihtiyacının SMR teknolojilerine olan ilgiyi artırdığını belirtiyor. Bunun yanında organize sanayi bölgeleri, demir-çelik tesisleri, petrokimya, maden sahaları ve deniz suyunun arıtılması gibi alanlar da şirketin hedeflediği uygulama pazarları arasında bulunuyor.
Elektrik üretim maliyeti düşecek
SMR teknolojilerinin yaygınlaşmasının önündeki en önemli konulardan biri yatırım maliyetleri. Bayar, bugün büyük ölçekli nükleer santrallerde kilovat başına yaklaşık 7 bin dolar seviyesinde olan yatırım maliyetinin, seri üretime geçilmesiyle SMR'larda 3 bin dolar seviyesine kadar düşmesini hedeflediklerini belirtiyor. Bu senaryoda 100 MW sınıfındaki bir reaktörün yatırım büyüklüğü yaklaşık 300 milyon dolar seviyesine gerileyebilecek. Şirket uzun vadede Türkiye'de 10, bölgede ise 20 reaktöre ulaşabilecek proje üzerinde çalışıyor.