Tüm işleri zamanında yetiştiriyor, hedefleri aşıyor ve sonuçlar elde ediyorsunuz. Yöneticiniz çalışmalarınızı övüyor, meslektaşlarınız uzmanlığınıza saygı duyuyor ve siz de kendinizle gurur duyuyorsunuz. Ancak terfi zamanı geldiğinde, siz olduğunuz yerde kalırken daha az nitelikli meslektaşlarınızın yükseldiğini kenardan izliyorsunuz. Bu size tanıdık geliyorsa, kariyerinizi sessizce yavaşlatan bir şeyler oluyor olabilir. Ofiste aşırı başarılı biri olmanın havalı olduğunu düşünebilirsiniz. Öne çıkarsınız ve çoğu zaman takdir görürsünüz. Ancak masaya zincirlenmiş gibi çalışmanın bir dezavantajı vardır; her projeye ilk seçilen, ilk gelen ve herkes gittikten sonra en son çıkan kişi olmak.
Eğer aşırı başarılıysanız, farkında olmadan kendinizi riske atan en büyük düşmanınız siz olabilirsiniz. Forbes için kariyer konulu yazılar kaleme alan Dr. Bryan Robinson, Digital PR’den Rob Phelps ile konuşarak giderek artan sayıda aşırı başarılı kişinin sessizce kendini tükenme noktasına kadar zorladığını yazdı. Phelps’in söylediğine göre altı işaret başarılı çalışanların kariyerini nasıl sessizce tıkadığını gösteriyor.
1. Hayır demekte zorlanırsınız
İlk sessiz kariyer katili, hayır diyememektir. Hayır diyemediğinizde aşırı iş yüklenmeye açık hale gelirsiniz. Her zaman yardım edebilen kişi olarak görülmek istersiniz, bu yüzden programınıza daha fazla şey eklersiniz. Phelps, yardımsever olmak ile aşırı yüklenmek arasındaki farkı şöyle açıklıyor: Zaten dolu bir yapılacaklar listeniz vardır ve yöneticiniz sizden araya bir sunum daha sıkıştırmanızı ister. Ağzınızdan “evet” kelimesi, halihazırda yapmanız gereken iş yığınını düşünmeden çıkar. Ya da kısa sürede tamamlanması gereken bir kampanya fikri daha. Belki de kimsenin istemediği bir projeye gönüllü olursunuz, kendinizi iyi göstermek için.
2. Genellikle ilk gelen ve son giden siz olursunuz
İkinci sessiz kariyer katili, herkesten önce sisteme girip gece 22.00’de e-posta göndermektir. Patronunuzdan daha erken ofiste olmayı garantilersiniz. Phelps bunları klasik aşırı başarılı davranışlar olarak tanımlıyor. “Bu, adanmışlık ve ‘her zaman açık’ olma kültürü gibi görünebilir ama çoğu zaman başkalarından daha uzun çalıştığınız görülmezse değer görmeyeceğinize inanmanızdan kaynaklanır” diyor.
En çalışkan kişi olarak görülmek istiyorsanız Phelps’e göre görünürlük ile değeri eşit sanıyor olabilirsiniz. Ancak zamanla bu durum, insanların ihtiyaç duydukları için değil suçluluk hissettikleri için geç saatlere kadar kaldıkları bir “işte var olma” kültürüne yol açar.
3. Mükemmeliyetçilik iş akışınızı yönetir
Üçüncü sessiz kariyer katili, bir görevi tamamlamanın aslında bitmiş sayılmamasıdır. Kendinizin en sert eleştirmenisini olursunuz ve küçük işleri gereksiz yere stresli hale getirirsiniz. Mükemmeliyetçiliğiniz, saatler süren ek düzenleme, düzeltme ve tekrar tekrar kontrol etmeyi gerektirir.
Mükemmeliyetçi olduğunuzda başarıyı hedeflediğinizi düşünürsünüz. Phelps’e göre gerçek ise yeterince iyi olmadığına inandığınız için yargılanmaktan veya eleştirilmekten korkmanızdır.
4. İşi hem fiziksel hem zihinsel olarak eve götürürmek
Dördüncü sessiz kariyer katili, iş modunu kapatamamak. Akşam eşinizle televizyon izlerken bile zihniniz ertesi günkü toplantıya kayar. Sunumu kafanızda tekrar eder, yanıtları veya düşünürsünüz. Gece üçte bir teslim tarihi nedeniyle kaygıyla uyanırsınız. Fiziksel olarak işte değilsinizdir ama beyniniz kapanmaz. Hafta sonu geldiğinde dinlenmek yerine e-postaları kontrol eder ya da biraz çalışarak “öne geçmeye” çalıştığınızı söylersiniz.
Phelps, bu durumun iş ve özel hayat arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığı konusunda uyarıyor. Beynin dinlenmeye ihtiyacı varken, aşırı başarılı kişiler kendilerinden zaman çalar. İşlerine son derece bağlı olsalar da kopmakta zorlanırlar. Zihinsel yük yavaşça birikir ve sonunda tükenmişlikle boğuşursunuz.
5. Yetki devretmekte zorlanmak
Beşinci sessiz kariyer katili, görevleri başkalarına devredememektir çünkü bu sizi kaygılandırır. Phelps, “Ya işe yeni başlayan biri yanlış bir sunum gönderirse? Bu sizin üzerinizde kötü bir izlenim bırakır mı? Böyle düşüncelerle yetki devretmek yerine tüm işi kendiniz üstlenirsiniz” diye uyarıyor. Bunun meslektaşlara güvenmemekle ilgili olmadığını da ekliyor: “Sadece onların işi sizin kadar iyi ya da sizin yaptığınız şekilde yapamayacağını düşünüyorsunuz. Bu yüzden ‘en hızlısı ben yapayım’ dersiniz ve yapılacaklar listeniz giderek uzar.”
6. Herkesin sorun çözücüsü olmak
Altıncı sessiz kariyer katili, ofisin sorun çözücüsü haline gelmek. Ancak kendi işlerinize ek olarak başkalarının sorunlarını çözmek sürdürülebilir değildir. Sonunda kendiniz için zamanınız, enerjiniz ve alanınız kalmaz. Empatiniz ve desteğiniz kişisel zamanınızı çalar. Phelps, “Bu iyi bir şey gibi görünüp sizi ofisin kahramanı yapsa da aslında sizi aşırı yorar ve duygusal olarak tüketir” dedi.