15 ay önce Prens Harry, “Eşimi ve çocuklarımı Birleşik Krallık’a geri götüreceğim bir dünya hayal edemiyorum” demişti. Sussex Dükü ve Düşesi, İngiliz Kraliyet ailesiyle onarılamaz gibi görünen bir kriz, son derece sert bir medya ortamı ve monarşiye yönelik eleştirileri nedeniyle kendilerine öfkeli olan İngiliz kamuoyundan uzaklaşarak ABD’ye gitmişti. Harry BBC’ye verdiği röportajda, “Çocuklarıma kendi vatanımı gösteremeyecek olmam gerçekten çok üzücü” demişti. Kral 3. Charles’ı bile şaşırtmış gibi görünen bir hamleyle Harry ve Meghan, gelecek haftalarda İngiltere’ye yerleşmeyi planlıyor. Çocukları 7 yaşındaki Archie ve 5 yaşındaki Lilibet burada okula başlayacak. Kraliyet ailesini yakından takip edenler, ailenin Londra dışında özel bir konutta yaşayacağını iddia ediyor.
İngiltere’de pek çok kişinin sorduğu soru şu: Ne değişti? Kraliyet gözlemcilerine göre kararın nedenlerinden biri Harry’nin çocuklarına anılarında hatırladığı türden bir ortam sunma arzusunda yatıyor olabilir. Tabii kendisinin defalarca kınadığı kamuoyu ilgisi ve basın takibi olmadan. Harry, 2023 yılında ailesinin güvenliğiyle ilgili bir dava sırasında avukatı tarafından okunan bir açıklamada İngiltere’yi, “çocuklarımın mirasının merkezinde olan ve şu anda ABD’de yaşadıkları yer kadar kendilerini evlerinde hissetmelerini istediğim bir yer” olarak tanımlamıştı.
After Elizabeth: Can the Monarchy Save Itself? kitabının yazarı Ed Owens, “Çocuklarının Amerikalılar kadar İngiliz vatandaşı olarak da yetişmesini istiyorlar. Çocuklarının babalarının ülkesinin geleneklerini, kültürünü, tarihini ve mirasını benimsemelerini istiyorlar” dedi. Ancak Owens’ın da eklediği gibi başka etkenler de var.
Kral Charles’ın kanser tedavisi
Bunların en önemlisi, Harry’nin 2024 Şubat’ında kansere yakalanan babasıyla ilişkisini daha da onarma fırsatı olabilir. Buckingham Sarayı, Charles’ın tedaviye iyi yanıt verdiğini açıkladı. Ancak Harry geçen yılki BBC röportajında, “Babamın ne kadar daha zamanı kaldığını bilmiyorum” demişti. BBC röportajı, Harry ve Meghan’ın son altı yıldır Atlantik’in iki yakasından yürüttüğü, son derece kamuya açık söz düellosunun son halkasıydı. Oprah Winfrey ile yaptığı bir röportajda, Spare adlı kitabında ve altı bölümlük Netflix belgeselinde Harry, daha önce kraliyet ailesinin hiçbir eski üyesinin cesaret edemediği ölçüde monarşiyi hedef aldı.
Bu da aileyle aralarında büyük bir kopuş yarattı. Harry, 2025 yılında Londra’daki kraliyet konutunda babasıyla çay içmek üzere bir araya geldi. Bu görüşme, aralarındaki anlaşmazlığın iyileşmesine yönelik ilk adım gibi görünüyordu. Geçen ay ise Harry ve Meghan çocuklarını İngiltere’ye getirdiklerinde baba ile oğul arasındaki soğukluğun biraz daha azaldığı görüldü. Aile, Londra dışındaki kraliyet konutlarından Highgrove House’da Charles ve Kraliçe Camilla ile özel olarak görüştü. Ancak New York Times’a konuşan bir kaynak, İngiltere’ye kalıcı olarak geri dönme ihtimalinin o sırada gündeme gelmediğini söyledi.
Kral ile daha fazla zaman geçirme ihtimali yaklaşan taşınmanın motivasyonlarından biriyse, Harry’nin ağabeyi ve Galler Prensi William ile benzer bir yakınlaşmanın gerçekleşmesi pek olası görünmüyor. William’ın, Harry’nin her şeyi anlatan bir kitap yazma kararına öfkeli olduğu söyleniyor. Harry BBC röportajında, “Ailemden bazı üyeler beni asla affetmeyecek” demişti.
Devlet koruması sağlanacak mı?
Bir de ailenin güvenliği meselesi var. Harry uzun süredir, kraliyet ailesinin aktif bir üyesi olmaktan çıktığında hükümetin geri çektiği polis koruması yeniden sağlanmadan İngiltere’ye dönemeyeceğini söylüyordu. Harry, bu karara karşı açtığı hukuki mücadeleyi bu yılın başlarında kaybetti. İngiltere Başbakanı Andy Burnham’a konu hakkında soru sorulduğunda, Harry ve Meghan için uygun güvenlik düzeyinin ne olması gerektiği meselesinin aile açısından “özel bir konu” olduğunu söyledi.
Owens, Harry’nin geri taşınma kararını, 1936’da Wallis Simpson ile evlenebilmek için tahttan feragat eden 8. Edward’ın hikayesiyle karşılaştırdı: “Daha geniş anlamda İngiliz kraliyet ailesiyle hiçbir zaman barışmayı başaramadılar. Hayatlarını bir bakıma kırgın, yalnız ve ailelerinden uzak şekilde, başka bir ülkede yaşayarak geçirdiler.”
Bir de İngiliz medyası var. Harry, son 10 yılda ülkenin magazin basının çalışan gazetecilere adeta savaş ilan etti. Onları ailesinin zararına bir medya saldırısı yürütmekle suçladı. Telefonların dinlenmesi ve özel dedektiflerin kullanılması nedeniyle The Daily Mirror ve The Sun gazetelerinin yayıncılarına karşı açtığı davaları kazandı. Daha yakın zamanda ise The Daily Mail tarafından telefon dinleme yapıldığı yönündeki iddiaları mahkeme tarafından reddedildi. Artık bu davalar sonuçlandığına göre Harry ve Meghan’ın medyadaki eleştirmenleri tarafından nasıl karşılanacağı bilinmiyor.
Kamuoyunda popüler değiller
Kraliyet gözlemcileri, ailenin göz önünde olmamaya çalışacağını düşündüklerini söyledi. Bunun bir parçası olarak, muhtemelen Londra’nın oldukça dışında ve oradaki magazin basınından uzakta bir yerde yaşamayı tercih edecekler. Ancak Harry ve Meghan’ın yaşam tarzlarını finanse etmek için tercih ettikleri yöntemler göz önüne alındığında, bunu uygulamada yapmak zor olabilir. Bunlar arasında yüksek profilli hayır işleri, Netflix anlaşması ve diğer kamuya açık faaliyetler bulunuyor.
Her durumda, ailenin İngiltere’ye dönüşü, Harry ve Meghan konusunda hala ikiye bölünmüş durumdaki kamuoyunun kesinlikle dikkatini çekecek. Son anketler, genel kamuoyunun her ikisine de olumsuz baktığını, özellikle de Harry’nin ağabeyi ve eşi Kate ile karşılaştırıldıklarında bu olumsuzluğun daha belirgin olduğunu gösterdi. Bununla birlikte çift, İngiltere’nin genç kuşakları arasında hala popüler.