;
Arama

Londra’nın en stratejik adresindeki İtalyan restoranında Türk imzası

Londra’nın tarihi Old War Office binasında Milano markası Paper Moon’u Türk yatırımcılar İlhan Ekşioğlu ve Serdar Kiyanni ile hayata geçiriyor; savaş stratejilerinin tartışıldığı odalarda şimdi risotto ve trüf aromalı pizzalar servis ediliyor.

16 Mart 2026, 12:12

Londra’nın siyasi kalbinin attığı Whitehall’da dikkat çekici bir gastronomi yatırımı var. İngiliz devletinin en stratejik binalarından biri olan Old War Office’te faaliyet gösteren Milano merkezli Paper Moon restoranının yatırımcıları arasında iki Türk iş insanı bulunuyor: İlhan Ekşioğlu ve Serdar Kiyanni.

Geçtiğimiz günlerde doğum günümü tam da bu mekânda, Paper Moon’da kutladım. Londra’da çok sayıda iyi restoran var; ancak bazı yerler yalnızca mutfağıyla değil, bulunduğu bina ve taşıdığı tarih ile de farklı bir atmosfer yaratıyor. 
Paper Moon at OWO da tam olarak böyle bir yer.

İngiliz siyasetinin merkezinde, Başbakanlık konutu 10 Downing Street’in birkaç adım ötesinde, Savunma Bakanlığı’nın hemen yanında yer alan bu tarihi binada uluslararası bir restoran markasının Türk sermayesiyle işletiliyor olması Londra gastronomi sahnesinde dikkat çekici bir gelişme. 
Küresel iş dünyasının, diplomasinin ve geçmişte istihbarat faaliyetlerinin kesiştiği bu adres, aynı zamanda Türk girişimciliğinin uluslararası gastronomi yatırımlarındaki yükselişini de sembolik biçimde temsil ediyor.

Savaş karargâhından lüks otele

Bugün Old War Office olarak bilinen bu yapı uzun yıllar boyunca Britanya Savunma Bakanlığı’nın merkezi olarak kullanılıyor. II. Dünya Savaşı sırasında Winston Churchill’in çalışma ofisi de bu binada bulunuyor. Generaller, diplomatlar ve siyasetçiler savaşın gidişatını belirleyen stratejileri bu odalarda tartışıyor.

Restorasyonun ardından 2023 yılında bina Raffles London at The OWO adıyla yeniden hayata kazandırılıyor. Küresel iş dünyasının güçlü ailelerinden Hinduja family’nin yatırım yaptığı proje, tarihi yapıyı lüks bir otel, rezidans ve gastronomi merkezine dönüştürüyor.

Ancak Old War Office’in hikâyesi yalnızca üst katlarla sınırlı değil.

Savaş yıllarında Londra bombardıman tehdidi altındayken bazı kritik faaliyetler yeraltındaki tünellerde ve gizli koridorlarda yürütülüyor. İngiliz istihbarat dünyasının önemli isimleri bu binada görev yapıyor. Ian Fleming’in de bu atmosferden ilham aldığı sıkça dile getiriliyor.

Casusların barı

Bugün binanın içinde yer alan Spy Bar, bu geçmişe yapılan sembolik bir gönderme niteliğinde. Bir zamanlar istihbarat görevlilerinin dolaştığı bu koridorlarda artık diplomatlar, gazeteciler ve yatırımcılar kokteyller eşliğinde sohbet ediyor.

İngiliz dış istihbarat servisi MI6 bugün Thames kıyısındaki modern binasına taşınmış olsa da, Old War Office’in istihbarat geçmişi mekânın atmosferine hâlâ gizemli bir hava katıyor.

Milano’dan Londra’ya uzanan marka

OWO’nun gastronomi dünyasındaki en dikkat çekici adreslerinden biri ise İstanbul ve Bodrum’dan da tanıdığımız Paper Moon.

1977 yılında Milano’da kurulan restoran kısa sürede moda dünyasının ve iş çevrelerinin buluşma noktası haline geliyor. Giorgio Armani, Gianni Versace ve Valentino Garavani gibi isimler restoranın müdavimleri arasında yer alıyor.

Bugün Paper Moon uluslararası bir gastronomi markasına dönüşmüş durumda. Milano’dan İstanbul’a, Londra’dan Doha’ya kadar dünyanın farklı şehirlerinde restoranları bulunuyor. Marka büyürken franchise ve ortaklık modeli kullanıyor; menü ve mutfak konsepti Milano’daki merkez tarafından belirleniyor.

Londra’daki restoranın mutfağı da bu modelle çalışıyor. İtalyan şefler tarafından yönetilen mutfakta klasik İtalyan yemekleri servis ediliyor. Doğum günümü kutladığımız akşam da risotto, trüf aromalı pizza ve taze makarna çeşitleri masamızın öne çıkan lezzetleri arasında yer alıyor.

Operasyon tarafında ise Londra restoran sektöründe uzun yıllardır çalışan Mehmet Öztunç görev alıyor.

Türk sermayesinin küresel gastronomide yükselişi

Aslında Paper Moon’daki bu yatırım daha geniş bir eğilimin parçası. Türk sermayesi son yıllarda küresel gastronomi sahnesinde giderek daha görünür hale geliyor.

Bunun en bilinen örneklerinden biri kuşkusuz Nusr-Et. Dubai’den New York’a, Londra’dan Riyad’a kadar uzanan restoran ağıyla marka, Türk girişimciliğinin dünya restoran pazarında ölçek yaratabildiğini gösteriyor.

Öte yandan Türkiye’de büyük yatırım grupları da bu alana girmeye çalıştı. Örneğin Doğuş Group, bir dönem uluslararası restoran zincirlerini Türkiye’ye getirerek ve bazılarını yurtdışına taşıyarak küresel gastronomi yatırımlarında önemli bir rol oynamayı hedefledi. Ancak zaman içinde stratejisini değiştirerek bu alandaki varlığını sınırladı.

Buna rağmen tablo net: Türk mutfağı ve Türk sermayesi artık yalnızca Türkiye veya Orta Doğu ile sınırlı değil. Londra’daki Paper Moon gibi projeler, Türk yatırımcıların Avrupa’nın en rekabetçi gastronomi merkezlerinde de yer almaya başladığını gösteriyor.

Savaş haritalarından risotto masalarına

Old War Office’in hikâyesinde dikkat çekici bir ironi var.

Bir zamanlar savaş haritalarının açıldığı bir binada bugün iş yemekleri yapılıyor. Churchill’in generalleriyle strateji konuştuğu odaların birkaç metre ötesinde yatırım kararları tartışılıyor.

Yeraltındaki tünellerin üzerinde artık gastronomi konuşuluyor.

Bu dönüşüm modern şehirlerin ve ekonomilerin geçirdiği değişimi sembolik biçimde anlatıyor.

Ve bu hikâyenin içinde Türk sermayesinin yer alması, Türkiye’den çıkan girişimcilerin küresel gastronomi sahnesinde giderek daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

Milano’dan doğan bir marka Londra’nın en stratejik adreslerinden birinde hayat buluyor.

Ama bu hikâyenin içinde artık başka bir unsur daha var:

Türk sermayesi, Türk girişimciliği ve Türk cesareti.

Ve belki de bu yüzden Paper Moon at OWO yalnızca bir restoran değil.

Türk girişimciliğinin dünya gastronomi sahnesine bıraktığı yeni bir iz. .


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok