Esin Güral Argat’ın Kandilli sırtlarındaki evinin çalışma odasına Boğaz manzarası hâkim. Kendisinin bu görüntüye ayırabildiği vakit ise yoğun temposu nedeniyle oldukça sınırlı. Pencereden içeri döndüğünüzde ise kadraj değişiyor: Olivier Sacks’tan Amin Maalouf’a, Milan Kundera’dan Paul Auster’a uzanan bir kütüphane… Yan yana duran bu isimler, birazdan konuşacağımız, sınırları tek bir sektörle çizilmeyen iş hayatının sessiz bir ön izlemesi gibi. Odanın ortasında ise meydan okurcasına duran bir eser var: Ebru Döşekçi imzalı “Siz Hepiniz, Ben Tek”. Eserin adı, aklına yatan projelerde bildiğini okumaktan sakınmayan Güral Argat’ın kariyerine dair şaşırtıcı ölçüde isabetli bir metafor.
Forbes Türkiye olarak Güral Argat’la buluşmamızın zamanlaması tesadüf değil. Ağustos başında Forbes.com’un Maldivler’deki lüks resort JOALI üzerinden mercek altına aldığı soru, bizim sohbetimizin de önemli başlıklarından biriydi: Lüksün tanımı değişirken yeni standardı ne belirleyecek? Güral Argat’ın yanıtında “hikaye” kelimesi sık sık karşımıza çıkıyor. Ona göre kusursuz servis ya da iyi tasarım artık tek başına yeterli değil. İnsanların bağ kurabileceği, birkaç sezon sonra eskimeyecek ve kendi kimliğini taşıyan bir dünya yaratmak gerekli. Ancak birazdan detaylı öyküsüne şahitlik edeceğiniz JOALI, Güral Argat’ın iş hayatındaki tek kulvar değil. Güral Argat’ın kariyer haritasında birbirinden oldukça uzak sektörler ve iş modelleri yan yana.