;
Arama

TCMB araştırması: Enflasyon firma psikolojisini nasıl etkiliyor

TCMB’nin yayımladığı yeni çalışma, yüksek enflasyonun firma psikolojisini nasıl dönüştürdüğünü ortaya koydu. Bulgulara göre, kârlılığı kaybetme endişesi fiyatlama davranışlarını bozarken, sıkı para politikası dönemlerinde dış talep beklentileri üretimi daha fazla tetikliyor.

23 Ocak 2026, 15:23

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), “Firmaların Davranış Psikolojisi: Algılardan Eylemlere” başlıklı çalışma notunu kamuoyuyla paylaştı. Çalışmada, firma yöneticilerinin kârlılığa ilişkin algılarının ekonomik kararlar üzerindeki etkisi ayrıntılı biçimde incelendi. Özellikle yüksek enflasyon ortamında, kârların eriyebileceği kaygısının firmalar arasında baskın bir duyguya dönüştüğü vurgulandı.

Kârlılık kaygısı fiyatlamayı bozuyor

Çalışma sonuçlarına göre, enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde firmalar kârlılıklarını koruma refleksiyle hareket ediyor. Bu durum, fiyat belirleme süreçlerinde rasyonel dengelerin zayıflamasına yol açabiliyor. TCMB, söz konusu psikolojik baskının fiyatlama davranışlarını doğrudan etkileyebildiğine dikkat çekti.

Sıkı para politikasında dış talep öne çıkıyor

Notta yer alan bir diğer önemli bulgu, sıkı para politikası uygulamalarının firma motivasyonunu tamamen bastırmadığı yönünde oldu. Aksine, bu dönemlerde dış talebe yönelik iyimser beklentilerin üretim kararlarını daha güçlü biçimde harekete geçirdiği ifade edildi.

Finansal koşullar her zaman aynı algılanmıyor

Çalışmada, para politikasının destekleyici olduğu dönemlerde dahi firmaların finansal koşulları zaman zaman sıkı olarak algılamaya devam edebildiği belirtildi. Bu algı farklılığının, firmaların yatırım, istihdam ve üretim kararlarında belirleyici olabildiği kaydedildi.

Akademik modelleme ile analiz edildi

Özet bölümünde, firma yöneticilerinin kârlılık algısındaki değişimlerin büyüme ya da küçülme yönünde somut eylemlere dönüşebildiği vurgulandı. Çalışmada, yöneticilerin ekonomik faaliyetleri nasıl algıladığını açıklayan kavramsal yapılar oluşturuldu ve bu yapılar arasındaki ilişkiler Yapısal Eşitlik Modelleme yöntemiyle analiz edildi.

TCMB’nin Reel Sektöre İktisadi Mercek (RESİM) programı kapsamında reel sektör firmalarıyla yapılan görüşmelerden elde edilen verilerle kurulan model, dört temel sonuca işaret etti: Yüksek enflasyonun kârlılık kaygısını artırması, sıkı para politikasında dış talep beklentilerinin üretimi desteklemesi, istihdam niyetinin özellikle yatırım eğilimi olan firmalarda öne çıkması ve destekleyici politikalara rağmen finansal koşulların bazı dönemlerde sıkı algılanmaya devam etmesi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok