2025 yılı, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci başkanlık dönemine sert tarife söylemleriyle başlamasıyla küresel piyasalarda tedirginlik yarattı. Çelik, alüminyum ve bakır gibi stratejik girdilere yönelik vergi artışları, özellikle otomotiv sektöründe maliyet baskılarını belirgin biçimde artırdı.
ABD’nin tüm ülkelerden ithal ettiği çelik ve alüminyuma uyguladığı gümrük vergisinin yüzde 50’ye çıkarılması ve ithal otomobil ile temel parçalara getirilen yüzde 25’lik vergi, sektöre yönelik risk algısını güçlendirdi. Bu süreçte Güney Kore gibi önemli üretici ülkelere yönelik kararlar da yakından izlendi.
Maliyet baskısı hisselere yansıdı
Çelik, alüminyum ve bakır gibi temel ara mallarına yönelik tarifeler, otomotiv şirketlerinin kârlılık beklentilerini baskıladı. Jeopolitik risklerin ve küresel belirsizliklerin devam etmesi, Borsa İstanbul’daki otomotiv hisselerinde sert fiyat hareketlerine neden oldu.
Tofaş öne çıktı, Stellantis etkisi hissedildi
Geçen yıl hisseleri en fazla değer kazanan otomotiv şirketi yüzde 29,09 artışla Tofaş oldu. Şirketin Stellantis Türkiye operasyonlarını devralması, yatırımcı ilgisini artıran en önemli gelişme olarak öne çıktı. Rekabet Kurulu’nun onayıyla Tofaş, Peugeot, Citroën, Opel ve DS markalarının Türkiye’deki dağıtım ve satış faaliyetlerini üstlendi.
Kazandıranlar ve kaybettirenler
Tofaş’ın ardından Doğuş Otomotiv yüzde 10,15’lik yükselişle ikinci sırada yer aldı. Ford Otosan yüzde 7,13 artışla pozitif tarafta kalırken, Otokar yılı sınırlı bir yükselişle tamamladı.
Buna karşılık TürkTraktör yüzde 26,36 ile en sert düşüşü yaşayan şirket oldu. Karsan, Tümosan ve Anadolu Isuzu da yılı kayıpla kapatan şirketler arasında yer aldı.
Piyasa değerinde lider Ford Otosan
Sektörde piyasa değeri açısından liderliğini koruyan Ford Otosan, yılı yaklaşık 325 milyar lira piyasa değeriyle tamamladı. Ford Otosan’ı Tofaş ve Otokar izledi. Diğer şirketlerin piyasa değerleri ise daha sınırlı seviyelerde kaldı.