Fed, son toplantısında politika faizini değiştirmeme kararı aldı. Ancak kararın oy çokluğuyla değil, belirgin görüş ayrılıklarıyla alınması dikkat çekti. Bu durum, 1992’den bu yana görülen en parçalı faiz kararı olarak değerlendirildi.
Enflasyon ve güçlü ekonomik veriler etkili oldu
Morgan Stanley’nin yayımladığı değerlendirmede, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam ettiği vurgulandı. Ayrıca son verilerin büyüme ve iş gücü piyasasında güçlü görünümün sürdüğüne işaret ettiği belirtildi.
Bu tablo, kısa vadede faiz indirimine yönelik baskıyı azalttı.
“Fed temkinli kalmaya devam edecek”
Banka, Fed’in para politikasında aceleci davranmayacağını ve daha temkinli bir yaklaşım sürdüreceğini ifade etti. Açıklamada, sıkı para politikasının ekonomiye gecikmeli etkilerinin de dikkate alındığına dikkat çekildi.
Yetkililerin, enflasyondaki düşüşün kalıcı olup olmadığını görmek için beklemede kalmayı tercih ettiği değerlendirildi.
Faiz indirimi beklentisi 2027’ye sarkıyor
Morgan Stanley, mevcut koşulların devam etmesi halinde ilk faiz indirimlerinin 2027’nin başlarında, özellikle ocak ve mart aylarında gerçekleşebileceği öngörüsünde bulundu.
Piyasa fiyatlamaları değişti
Vadeli işlemler piyasasında ise beklentiler hızla revize edildi. CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Nisan 2027’ye kadar faiz artışı ihtimalini yaklaşık yüzde 44 seviyesinde fiyatlıyor. Bu oran, Fed kararından önce yüzde 8 civarındaydı.