Raporda, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin makroekonomik görünüm üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekildi. Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artışın, Türkiye’de fiyat baskılarını yeniden güçlendirdiği ifade edildi.
Mart ayında yıllık enflasyonun yüzde 30,9 seviyesine gerilemesine rağmen, enerji kalemlerindeki yukarı yönlü hareketin bu düşüşü sınırlayabileceği değerlendirildi.
Orta Doğu kaynaklı riskler öne çıkıyor
Analistler, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yukarı çektiğini ve bunun önümüzdeki dönemde enflasyon üzerinde daha hissedilir bir baskı oluşturacağını belirtti. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın, tüketici fiyatlarını doğrudan etkileyen ana unsurlardan biri olduğu vurgulandı.
Faiz beklentisi yukarı çekildi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için yapılan değerlendirmede ise para politikasına ilişkin beklentilerde değişikliğe gidildi. Banka, yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 32’den yüzde 34’e yükseltti. Ayrıca kısa vadede ek faiz artışı ihtimalinin de göz ardı edilmediği belirtildi.
Elektrik ve doğal gazda yeni artış öngörüsü
Raporda enerji kalemlerine ayrı bir başlık açılırken, elektrik ve doğal gaz fiyatlarında artış beklentisi dile getirildi. Bu grupta yıllık enflasyonun yüzde 39 seviyelerine ulaşabileceği tahmin edildi.
Sıkı para politikası sürecek
JPMorgan’a göre enerji fiyatları kaynaklı maliyet baskıları devam ettikçe para politikasında gevşeme beklenmiyor. Bu çerçevede faizlerin, öngörülenden daha uzun bir süre yüksek seviyelerde kalabileceği ifade edildi.