ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının üçüncü gününde tanker patronu Nikolas Tsakos, Londra’daki çalışanlarından art arda telefonlar aldı. Çalışanları, Tahran’ın bölgedeki enerji tesislerine misillemesi nedeniyle primlerin hızla yükselmesi üzerine, Basra Körfezi’nin hemen dışında seyreden tankerleri için sigorta temin etmeye çalışıyordu. Tsakos Forbes’a verdiği röportajda, “Alarm modundayız. O bölgede üç gemimiz var. Ama ilginç zamanlar. Spot piyasadan faydalanıyoruz, bu da oldukça olumlu" dedi.
Tsakos onlarca yıldır tanker işinde. Ham petrol ve petrol ürünleri taşımak amacıyla kurulan Yunan tanker firması Tsakos Energy Navigation’ı 1993’te, 30 yaşındayken kurdu. 2002’de New York Borsası’nda halka açılan şirket, kendisi ve 89 yaşındaki babası, Yunan denizcilik milyarderi Panagiotis tarafından kontrol ediliyor. Tanker işi her zaman petrol fiyatları ve jeopolitik olaylarla birlikte inişli çıkışlı olsa da bu yıl Tsakos ve şirketi için şaşırtıcı derecede iyi geçti; üstelik bunun nedenleri alışılmadık sayılabilir.
3 Ocak’ta Trump yönetimi Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakaladı. Görevden alınması, ülkenin petrol ihracatının önünü açtı ve daha fazla Batılı tanker firmasının orada faaliyetlerine yeniden başlamasına olanak sağladı. Tsakos’un gemilerinden Mediterranean Voyager, o gün Venezuela’dan petrol yükleyen ilk tanker oldu. Tsakos, Venezuela’da gemilerinden birini kiralamak için spot navlun ücretlerinin ocak sonuna doğru 70 bin dolardan 110 bin dolara yükseldiğini söylüyor. Bu bir petrol şirketi ya da petrol tüccarının, hemen yükleme yapılmak üzere tek bir gemi için tanker firmasına günlük ödediği tutar anlamına geliyor. İran’a yönelik saldırıların ardından ise, bazı gemiler için bu rakamın 160 bin dolara kadar çıktığını belirtiyor. “Bu iyi bir şey. Keşke tüm bunlar İran'daki bu durumdan kaynaklanmasaydı ama bulunduğumuz yer burası” diye ekliyor.
Hisseleri yıl başından bu yana yüzde 69 arttı
Bu yüksek navlunlar, hem Kızıldeniz’de hem de Tahran’ın her gün küresel petrol arzının yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir su yolunu fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığı rotalarındaki aksamalarla da beslendi. Ayrıca tanker hisselerinde de bir sıçramaya yol açtı. Tsakos Energy Navigation hisseleri yıl başından bu yana yüzde 69 yükseldi. Buna İran’a yönelik saldırıların ardından gerçekleşen ilk işlem günü olan pazartesi günü görülen yüzde 4’ün üzerindeki artış da dahil. Milyarder John Fredriksen’in önemli bir paya sahip olduğu, dünyanın beşinci büyük petrol tankeri firması Frontline’ın hisseleri ise son 60 günde yüzde 93 artarak daha da iyi performans gösterdi.
Tüm bu faktörler Forbes tarafından takip edilen en zengin 13 tanker sahibinin servetini son bir yılda yüzde 50’den fazla artırarak toplamda 130 milyar dolara çıkardı. Bunun büyük kısmı artan hisse fiyatları ve gemi değerlemelerinden kaynaklanıyor. ABD’nin askeri hamlelerinden önce bile bazı tankerlerin fiyatları hızla yükseliyordu. Örneğin, uzun mesafeli seferler yapabilen ve VLCC olarak bilinen dev tankerler için talep aralık ayında sıçramaya başladı. Bunun büyük kısmı, yaklaşık üç ay içinde 2,5 milyar dolardan fazla harcayarak hızla VLCC satın alan ve dünyanın en büyük filolarından birini oluşturan Koreli şirket Sinokor’dan kaynaklandı. Son dönemde ikinci el VLCC fiyatları son on yılda görülmeyen seviyelere ulaştı. 10 yaşındaki gemiler tanesi 100 milyon doların üzerinde işlem görüyor. Bu veriler deniz taşımacılığı yönetim firması Veson Nautical ve denizcilik hizmetleri firması Signal Group’a ait.
"Artık yeni bir pazar var"
Oslo merkezli denizcilik ve enerji yatırım bankası Fearnley Securities analisti Fredrik Dybwad, “Bu gemilerin tamamı, bir önceki satışlarına kıyasla önemli ölçüde daha yüksek fiyatlara alındı” diyor. Tanker firmalarına bir diğer destek de ABD’nin 'gölge filoya' karşı yürüttüğü kampanya. Bu filo, Batı sigortası olmadan seyreden, konumlarını gizleyen ya da gemiden gemiye petrol transferi yapan ve belirsiz yargı bölgelerinde kayıtlı 1.000’den fazla yaşlı tankerden oluşuyor. Uzun süredir İran ve Venezuela tarafından Batı yaptırımlarını aşmak için kullanılan bu gemiler, 2022’de Ukrayna’nın işgalinden bu yana Rusya tarafından da kullanılıyor.
Geçen aralıktan bu yana ABD, İran, Rusya ve Venezuela’dan petrol taşıyan 10 gölge filo tankerine el koydu ve yaklaşık 300 tanesine daha yaptırım uyguladı. Bu baskı ve Maduro’nun alıkonulması yaptırımlara uyumlu tanker şirketlerine bu işin bir kısmını üstlenme fırsatı sundu. Daha önce Çin, Venezuela petrolünün en büyük alıcısıydı ve taşımada büyük ölçüde gölge filoya güveniyordu. Tsakos, “Artık yeni bir pazar var. Çin ithalatı durdurmayacak. Gri filo için çok yüksek meblağlar ödüyorlardı ama şimdi meşru gemilere iyi para ödeyecekler" dedi.
Tsakos Energy Navigation’ın, Maduro rejimi altında Venezuela’da faaliyet göstermeye devam eden tek ABD petrol şirketi olan Chevron’a kiralanmış birkaç gemisi bulunuyor. Ülke petrol endüstrisini yeniden ayağa kaldırmaya başlayıp yabancı şirketlere daha fazla lisans verdikçe, halihazırda konumlanmış şirketler bundan fayda sağlamaya hazır. Dybwad, “Uzun vadede, petrol üretimi yeniden devreye girdiğinde tankerler üzerinde olumlu bir etki göreceksiniz” diyor.
Çin alternatif kaynaklar bulmak zorunda kalabilir
ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının nihai sonucu ne olursa olsun, tanker firmalarının kâr etmesi muhtemel görünüyor. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı ancak savaş İran’ın ihracatını sürdürmesini zorlaştırıyor. Çatışma uzar ve petrol akışını kesintiye uğratmaya devam ederse, Çin alternatif kaynaklar bulmak zorunda kalacak. Bu da muhtemelen tanker firmaları için bir başka destek anlamına gelecek. Dybwad, “Kısa vadede daha yüksek petrol fiyatları göreceksiniz ve o petrolü başka bir yerden temin etmeniz gerekir. Bu da büyük olasılıkla yaptırıma tabi olmayan kaynaklardan olacaktır ve ham petrol tankerleri için olumlu olacaktır" ifadelerini kullandı.
İran’daki rejim düşer ve ülkeye yönelik Batı yaptırımları kaldırılırsa, bu da İran petrolünü dünyanın en büyük tanker şirketlerine açacak ve gölge filoyla çalışan tek ülke fiilen Rusya olarak kalacak. Tsakos şöyle diyor: “İran’dan daha fazla üretim, Venezuela’dan daha fazla üretim olacak ve gölge filo ortadan kalktığında meşru gemilere çok daha fazla talep olacak.”