;
Arama

İran Hürmüz Boğazı'nı kapattı: Petrolde ibre 100 dolara döndü

İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapattığını duyurmasıyla birlikte küresel enerji piyasalarında arz endişeleri zirveye ulaşırken, petrol fiyatları güne sert yükselişle başladı. Brent petrolün varil fiyatı 80 dolara yaklaşırken orta vadede 100 dolar senaryoları konuşuluyor.

03 Mart 2026, 09:37

İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını söyledi. İran devlet televizyonunda konuşan Cebbari, ABD ve İsrail'in saldırılarına karşılık boğazdan geçişlere kesinlikle izin vermeyeceklerini belirtti.

Tuğgeneral Cebbari, Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını ve geçmeye çalışan her gemiye saldırıp ateşe vereceklerini söyledi. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri'nin müdahaleye hazır olduğunu belirten Cebbari, kimsenin bu bölgeye gelmemesi gerektiğini, petrolün fiyatının 82 dolara ulaştığını ve dünyanın kesinlikle en az 200 dolara ulaşmasını beklediğini ifade etti. Cebbari ayrıca petrol boru hatlarına da saldıracaklarını ve bölgeden tek bir damla petrolün çıkmasına izin vermeyeceklerini sözlerine ekledi.

İran Savaşı ne zaman, nasıl biter? Dünya ve Türkiye için maliyeti

Bu gerilimin ardından saat 09.45 itibarıyla ABD ham petrolü (WTI) yüzde 2,19 artışla 72,79 dolar seviyesine yükseldi. Küresel gösterge olan brent petrol ise çatışmaların patlak vermesinden bu yana yaklaşık yüzde 10 değer kazanarak, anlık yüzde 2,79 artışla 79,91 dolar seviyesinden işlem gördü.

Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığına dair haber akışı, yurt içinde de akaryakıt fiyatlarına yönelik endişeleri anında su yüzüne çıkardı. Vatandaşlar arama motorlarında Hürmüz Boğazı'nın son durumunu yakından takip ederken, olası bir mazot zammı ihtimali gündemin ilk sıralarına yerleşti. Artan küresel risk iştahıyla birlikte piyasaların gözü brent petrol fiyatı ve BIST 100 endeksindeki hareketliliklere çevrildi.

Türkiye'ye olası etkileri

Türkiye'nin petrol tedariği Hürmüz Boğazı'na bağlı değil. Türkiye'nin petrolsüz kalması beklenmiyor ancak fiyat artışları hem akaryakıt fiyatlarını etkileyecek hem de girdi maliyetlerini artırdığı için enflasyon mücadelesini etkileyecek. 

Asya ülkeleri yüksek tedarik riski altında

Umman ile İran arasında yer alan boğaz, küresel petrol ticareti için hayati bir arter işlevi görüyor. Enerji danışmanlık şirketi Kpler'in verilerine göre, 2025 yılında boğazdan günde yaklaşık 13 milyon varil petrol geçti. Bu miktar, deniz yoluyla taşınan tüm ham petrol akışının yaklaşık yüzde 31'ini oluşturuyor.

Analistler, boğazın uzun süre kapalı kalmasının petrol fiyatlarında çok daha sert artışlara yol açacağını ve varil fiyatının 100 doları aşabileceğini belirtti. Kpler verilerine göre, Körfez bölgesinden gelen ve küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan sevkiyatlar da büyük risk altında bulunuyor.

Dünyanın en büyük LNG tedarikçilerinden Katar, İran insansız hava araçlarının Ras Laffan ve Mesaieed sanayi kentlerindeki tesislerini vurmasının ardından pazartesi günü üretimini durdurdu. Nomura analistleri pazartesi günü yayımladıkları bir notta, Asya'da Tayland, Hindistan, Güney Kore ve Filipinler'in yüksek ithalat bağımlılıkları nedeniyle fırlayan petrol fiyatlarına karşı en savunmasız ülkeler olduğu değerlendirmesini yaptı. Malezya'nın ise enerji ihracatçısı olması sebebiyle bu süreçten nispeten kârlı çıkabileceğini aktardı.

Güney Asya fiziki darboğaz yaşıyor

Analistler, Güney Asya'nın özellikle LNG tedariki konusunda en ciddi fiziki kesintilerle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Kpler verilerine göre Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan'ın LNG ithalatının yüzde 99'unu karşılıyor. Bu kritik oran Bangladeş'te yüzde 72, Hindistan'da ise yüzde 53 seviyesinde bulunuyor.

Pakistan ve Bangladeş'in sınırlı depolama kapasiteleri, bu ülkeleri mevcut krizde daha da kırılgan hale getiriyor. Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü verilerine göre, Bangladeş halihazırda günde 1.300 milyon metreküpten fazla yapısal gaz açığı veriyor. Kpler analistlerinden Katayama, Pakistan ve Bangladeş'in sınırlı depolama ve tedarik esnekliğine sahip olmasının, olası bir kesintinin agresif spot alımlar yerine elektrik sektöründe hızlı bir talep yıkımını tetikleyeceği değerlendirmesini yaptı.

Hindistan bölgedeki en büyük toplam riski üstleniyor. Ülkenin LNG ithalatının yarısından fazlasının Körfez bağlantılı olduğunu hatırlatan Katayama, fiyatların brent endeksli olması sebebiyle hem petrol ithalat maliyetlerinin hem de LNG kontrat fiyatlarının artacağını ve bunun büyük bir çifte şok yaratacağını söyledi. UBP verilerine göre, Hindistan petrol ithalatının yaklaşık yüzde 60'ını da doğrudan Orta Doğu'dan sağlıyor.

Çin stoklarıyla direnç göstermeye çalışıyor

Hürmüz'ün kapatılması Çin'in enerji güvenliğini de ciddi bir sınava tabi tutacak. Kpler verilerine göre, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan Çin, İran petrolünün yüzde 80'inden fazlasını satın alıyor. UBP tahminlerine göre, ülkenin LNG ithalatının yüzde 30'u Katar ve BAE'den gelirken, petrol ithalatının yaklaşık yüzde 40'ı Hürmüz'den geçiyor.

Kpler analisti Katayama, Çin'in ciddi şekilde riske maruz kalmasına rağmen çok daha esnek bir yapıda olduğunu belirtti. Şubat sonu itibarıyla 7,6 milyon ton LNG stokuna sahip olan Çin'in kriz anında kısa vadeli koruma sağlayabileceğini ancak kesintinin uzaması halinde Atlantik kargoları için rekabet etmek zorunda kalacağını ifade etti.

Rystad Energy pazar günü yayımladığı notta, Suudi Arabistan'ın son haftalarda ham petrol yüklemelerini artırdığını bildirdi. Çin gibi büyük tüketici ülkelerin elindeki stratejik petrol rezervlerinin piyasaya geçici bir rahatlama sağlayabileceği vurgulandı. UBP ise Çin'in bölgedeki kilit net enerji ithalatçısı olmasına rağmen, potansiyel arz şoklarına karşı en savunmasız ülke olmayabileceğini açıkladı.

Japonya ve Güney Kore artan fiyat etkisine açık

UBP verilerine göre Orta Doğu, Japonya'nın petrol ithalatının yüzde 75'ini, Güney Kore'nin ise yaklaşık yüzde 70'ini tek başına karşılıyor. Kpler tahminlerine göre Güney Kore LNG ihtiyacının yüzde 14'ünü, Japonya ise yüzde 6'sını Katar ve BAE'den sağlıyor. LNG tarafında Körfez'e bağımlılık nispeten daha düşük seviyede kalıyor.

Convera'nın Asya-Pasifik makro ve döviz stratejisti Shier Lee Lim, Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi enerji ithalatına yüksek oranda bağımlı ekonomilerin doğrudan kıtlık yaşamasa bile arz şoklarına ve fiyat dalgalanmalarına açık olduğunu söyledi. Kpler verilerine göre, Güney Kore'nin yaklaşık 3,5 milyon ton, Japonya'nın ise 4,4 milyon ton LNG rezervi bulunuyor ve bu miktarlar kabaca iki ila dört haftalık talebi karşılayabiliyor.

Güneydoğu Asya'da en büyük darbeyi Tayland alıyor

Sektör uzmanları, Güneydoğu Asya'nın büyük bölümünde ilk hissedilecek etkinin acil bir enerji kıtlığından ziyade yüksek maliyet enflasyonu olacağını belirtti. Spot piyasaya bağımlı LNG alıcılarının, Avrupa ile Atlantik kargoları için rekabet etmesiyle birlikte çok daha yüksek maliyetlerle yüzleşeceği değerlendirmesi yapıldı.

Nomura'nın analizine göre Tayland, petrol fiyatlarındaki bu sert yükselişte en büyük kaybeden konumunda bulunuyor. Net petrol ithalatının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 4,7 olduğu ülkede, petrol fiyatlarındaki her yüzde 10'luk artışın cari açığı gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 0,5'i oranında kötüleştirdiği ifade edildi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok