;
Arama

Gümüş altından daha hızlı yükseliyor

Gümüşteki hızlı yükseliş, altın-gümüş oranını en son 2008 küresel finans krizinin ardından görülen bir seviyeye düşürdü. Peki bu nadir görülen durum daha ne kadar devam edebilir?

27 Ocak 2026, 09:30

Bir ölçüte göre gümüş, altını yakaladı. Hatta biraz da geçti. Altın-gümüş oranı (bir ons altının fiyatının bir ons gümüşün fiyatına bölünmesi), Mart 2012’den bu yana ilk kez 50’nin altına düştü. Basitçe ifade etmek gerekirse bu, gümüşün altına kıyasla yaklaşık son 14 yılın en yüksek seviyesinden işlem gördüğü anlamına geliyor. Bu durum, son bir yılda altının yüzde 80’den fazla artarak ons başına 5 bin 100 dolara, gümüşün ise yüzde 250 yükselerek ons başına 110 dolara çıktığı bir ralli sırasında gerçekleşti. Her iki seviye de tüm zamanların en yüksek fiyatları.

Son dönemlerde altına alternatif yatırım aracı olarak öne çıkan gümüş de dün rekor tazeledi. Gümüşün ons fiyatı 117,7 doları görmesinin ardından kar realizasyonlarının etkisiyle günü yüzde 5,9 yükselişle 108,5 dolardan tamamladı. Yeni işlem gününde ise gümüşün onsu yüzde 1,24 artışla 109,9 dolar seviyesinden işlem görüyor.


Bu hareketleri tedirgin yatırımcılara bağlamak mümkün. Avrupa ve Ortadoğu’daki savaşlar sürüyor. ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimleri yeniden tırmanıyor. ABD borcunun artması ve enflasyonun inatla yüzde 2’nin üzerinde kalması, dolara olan güveni zayıflatıyor. Bu arada siyasi liderler, savaş sonrası küresel sistemin çözülmeye başladığı uyarısında bulunuyor. Geçen hafta Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda Kanada Başbakanı Mark Carney, “kurallara dayalı uluslararası düzenin” çökmekte olduğunu söyledi. Bu sistem, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra inşa edilen onlarca yıllık ticaret, güvenlik ve finansal iş birliğini ifade ediyor. Bu düzen istikrarsız göründüğünde, yatırımcılar değerini hükümetler ve para birimleri dışında koruyacağına inandıkları varlıklara yönelme eğilimi gösteriyor.

Altın ve gümüşün birlikte yükseldiği dönem

Oranın bu kadar düştüğü son dönem Mart 2012’ydi. Bu dönem, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) programıyla çakışıyordu. Fed, uzun vadeli tahvilleri 667 milyar dolar tutarında satın alıp kısa vadeli tahvilleri satarak uzun vadeli faiz oranlarını düşük tutmaya çalışıyordu. Niceliksel gevşemenin üçüncü turu olarak kabul edilen Fed’n bu Operation Twist programı, merkez bankasının geleneksel araçlarının tükenmekte olduğu ve para politikasının kurallarını yeniden yazdığı yönünde endişelere yol açmıştı. Düşük getiriler, nakdi ve tahvilleri para park etmek için daha az cazip hale getirdi. Yatırımcılar bunun yerine, bol paranın doları zayıflatması durumunda değerini koruyabileceğine inandıkları varlıklara yöneldi. Altın ve gümüş bu dönemde birlikte yükseldi.

Oran yeniden dengelenir mi?

Mevcut ortam, değerli metallerdeki yüksek fiyatları anlamayı kolaylaştırıyor. Ancak gümüşün altına kıyasla bu kadar hızlı hareket etmesini gerekçelendirmek daha zor. Tarih bunun ne kadar sıra dışı olduğunu gösteriyor. 1985’ten bu yana altın-gümüş oranı ortalama yaklaşık 70 seviyesinde seyretti ve işlem günlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 6’sında 50’nin altına indi. Bu oranın hemen ya da mutlaka eski seviyesine döneceği anlamına gelmiyor. Savaşlar, borç ve enflasyon hala metallere para akışını sürdürüyor. Yine de neredeyse hiç görülmeyen bir seviye ortaya çıktığında, yatırımcılar bunu fark eder. Yeterince çok kişi fark ettiğinde ise bu durum, bundan sonra ne olacağını şekillendirmeye başlayabilir.

Peki altın-gümüş oranının şu anda normalleşmesi durumunda ne olurdu? Rakamlar iki yönde dengelenebilir. Eğer altın ons başına yaklaşık 5.100 dolar seviyesinden fazla hareket etmezse, uzun vadeli ortalama oran olan 70’e dönmek için gümüşün yaklaşık 72 dolara gerilemesi gerekir. Bu da yaklaşık yüzde 35’lik bir düşüş anlamına gelir. Eğer gümüş 110 dolarda kalırsa, bu kez altının ons başına yaklaşık 7.700 dolara yükselmesi gerekir.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok