;
Arama

BBVA Research: Türkiye'de hanehalkının güvenli limanı altın

BBVA Research, Türkiye ekonomisine ilişkin 2025’in dördüncü çeyreğini kapsayan borç görünümü raporunda, hanehalkının finansal belirsizliklere karşı en güçlü güvenli liman tercihini altın ve kıymetli madenlerden yana kullandığını ortaya koydu. Rapora göre mevduatın toplam varlıklar içindeki ağırlığı azalırken, yatırım fonlarına yönelim belirgin biçimde güçleniyor. Şirketler, kamu maliyesi ve bankacılık tarafında ise döviz pozisyonları ve borçlanma yapısındaki değişim dikkat çekiyor.

03 Şubat 2026, 13:06

Raporda, Türkiye’de hanehalkının altın ve geniş tanımıyla kıymetli maden birikimlerini, finansal oynaklığa karşı temel bir servet tamponu olarak kullanmayı sürdürdüğü vurgulanıyor. Toplam finansal varlıkların gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı sınırlı kalmaya devam ederken, bu oranın yaklaşık yüzde 40 seviyesinde seyrettiği belirtiliyor.

Mevduattan fonlara kayış hızlandı

2025’in üçüncü çeyreğinde mevduatın toplam varlıklar içindeki payında düşüş gözlenirken, bu gerilemenin yatırım fonlarındaki artışla dengelendiği ifade ediliyor. BBVA Research, söz konusu eğilimin tasarruf sahiplerinin mevduattan sermaye piyasası araçlarına doğru yöneldiğine işaret ettiğini değerlendiriyor.

Şirketlerde döviz pozisyonu yeniden baskı altında

Ağustos–ekim döneminde toparlanma sinyalleri veren şirketlerin net döviz kısa pozisyonu, kasım ayında yabancı para cinsinden dış yükümlülüklerin artmasıyla yeniden bozuldu. Buna karşın yüksek yenileme oranları, reel sektörün dış finansman kaynaklarına erişiminin devam ettiğini gösteriyor.

KOBİ’lerde risk artışı, destek beklentisi sürüyor

KOBİ segmentinde takipteki alacak oranı yüzde 3,5 seviyesine yaklaşırken, 2026 yılında ilave yeniden yapılandırmalar ve yeni KGF kredi paketleriyle bu baskının hafiflemesi bekleniyor. İmalat sanayi için duyurulan 100 milyar TL’lik kredi paketi de bu süreci destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

Kamu borcu düşük, faiz yükü yakından izleniyor

Toplam kamu borcunun GSYH’ye oranı görece düşük seviyelerde kalmayı sürdürüyor. Ancak dezenflasyon sürecinin öngörülenden yavaş ilerlemesi, yüksek faiz oranları, artan faiz ödemeleri ve borç vadelerinin kısalması kamu maliyesi açısından risk unsurları arasında sıralanıyor. Ayrıca, fiyat artışları yavaşlasa da devam eden altın borçlanmalarının yarattığı zararlar dikkatle takip ediliyor.

Bankalarda sermaye ihraçları ivme kaybetti

Bankacılık sektöründe ikincil sermaye borçlanma ihraçları 2025’in ikinci çeyreğinde hız kazanırken, dördüncü çeyrekte bu ivmenin zayıfladığı görülüyor. Raporda, 2026’nın ilk çeyreğinden sonra ihraçların yeniden canlanmasının beklendiği ifade ediliyor. Dış krediler sektörde fonlama büyümesini desteklerken, kısa vadeli dış borç stokundaki artış da öne çıkan bir diğer başlık.

Döviz dengesi reel sektör kaynaklı bozuldu

Kasım 2025 verileri, ekonominin toplam net döviz pozisyonunun, reel sektörün artan net döviz kısa pozisyonu nedeniyle zayıfladığını ortaya koyuyor. Dış borcun kamu ve reel sektör arasındaki dağılımında yükün giderek daha fazla reel sektör tarafına kaydığı belirtiliyor.

Raporda ayrıca, BDDK ve TCMB’nin makroihtiyati önlemleri sıkılaştırmaya devam ettiğine dikkat çekiliyor. Perakende ve KOBİ segmentlerinde takipteki alacak girişlerindeki artış hızının, ek yeniden yapılandırma adımları ve 2026’nın ilk çeyreğinde gündeme gelebilecek yeni KGF paketleriyle yeniden yavaşlaması bekleniyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok