Von der Leyen, bölgedeki gelişmelerin yalnızca diplomatik değil, ekonomik açıdan da ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Ateşkes ilan edilmiş olsa da müzakere sürecinin tıkandığını ve geleceğe dair belirsizliğin sürdüğünü dile getirdi.
Olası bir anlaşmanın İran’ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi ve deniz ticaretini etkileyen unsurları da kapsaması gerektiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı krizi tedarik zincirini zorluyor
Konuşmasında Hürmüz Boğazı’ndaki durumun kritik olduğuna dikkat çeken von der Leyen, deniz taşımacılığındaki kısıtlamaların küresel ticarete zarar verdiğini söyledi. Seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasının Avrupa açısından stratejik öncelik olduğunu ifade etti.
Vatandaşlara yansıyan maliyet baskısı
Enerji fiyatlarındaki yükselişin günlük hayata doğrudan etki ettiğini vurgulayan von der Leyen, vatandaşların bu durumu akaryakıt istasyonlarında, market fiyatlarında ve faturalarda net şekilde hissettiğini belirtti. Krizin uzak bir jeopolitik mesele olmaktan çıkıp doğrudan yaşam maliyetlerine dönüştüğünü söyledi.
AB’den koordineli enerji hamleleri
Avrupa Birliği liderlerinin gelecek hafta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde bir araya geleceğini hatırlatan von der Leyen, enerji alanında ortak adımların masada olacağını aktardı.
Üye ülkeler arasında koordinasyonun güçlendirilmesinin önemine değinen von der Leyen, gaz depolama süreçlerinin birlikte yönetilmesi ve piyasadaki rekabetin ülkeler arasında dengesizliği artırmaması için yeni mekanizmaların değerlendirildiğini söyledi. Ayrıca petrol rezervlerinin kontrollü ve eşgüdümlü şekilde kullanılması için planlama yapıldığını ifade etti.
Kısa vadeli destek ve devlet yardımı esnekliği
Enerji fiyatlarından en fazla etkilenen kesimlere yönelik geçici ve hedefli destek paketlerinin gündemde olduğunu belirten von der Leyen, devlet yardımı kurallarında daha esnek bir çerçeve oluşturulması için çalışmalar yürütüldüğünü ve bunun kısa süre içinde hayata geçirilebileceğini kaydetti.
Enerji kalemlerinde yapısal dönüşüm ihtiyacı
Enerji faturalarının en büyük bölümünü kaynak maliyetlerinin oluşturduğunu belirten von der Leyen, bunu şebeke ücretleri, vergiler ve emisyon ticaret sistemi maliyetlerinin izlediğini söyledi. Bu alanlarda yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını ve bazı yasa tekliflerinin önümüzdeki aylarda sunulacağını açıkladı.
“Aşırı bağımlılığın bedeli ağır”
AB’nin yeniden bir fosil yakıt krizine sürüklendiğini belirten von der Leyen, dış kaynaklara aşırı bağımlılığın ekonomik maliyetini bir kez daha gördüklerini ifade etti. Fosil yakıtların uzun vadede en pahalı enerji seçeneği olmaya devam edeceğini söyledi.
Temiz enerji ve altyapı vurgusu
Karbonsuzlaşma hedeflerinin giderek daha kritik hale geldiğini belirten von der Leyen, Avrupa’nın yerli, güvenilir ve düşük maliyetli enerji kaynaklarını artırması gerektiğini dile getirdi. Yenilenebilir enerji ve nükleer üretimin enerji güvenliğinde temel rol oynadığını ifade etti.
Mevcut durumda Avrupa’da elektriğin büyük bölümünün temiz kaynaklardan sağlandığını belirten von der Leyen, buna rağmen önemli miktarda temiz enerjinin depolama ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle verimli kullanılamadığını söyledi. Bu nedenle şebeke modernizasyonu, enerji depolama kapasitesi ve sistem esnekliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.