Arama

AB üyeliği için Ukrayna'nın önündeki uzun süreç

AB, Ukrayna ve Moldova ile üyelik müzakerelerinin ilk aşamasını başlatırken, Kiev bunu Rusya’ya karşı stratejik bir güvenlik adımı olarak değerlendiriyor. Süreç Kiev için önemli bir diplomatik kazanım olarak görülse de tam üyeliğe giden yolun yıllar sürüyor.

15 Haziran 2026, 17:04 Güncelleme: 15 Haziran 2026, 17:11

Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliğine doğru önemli adım olan üyelik müzakereleri başlıyor. Bu gelişme, aylar süren tıkanıklığın ardından sembolik bir zafer niteliği taşıyor ve hem Kiev’in hem de Avrupalı liderlerin Rus saldırganlığını caydırabileceğini umduğu bir entegrasyon sürecinde ilerleme anlamına geliyor.

Lüksemburg’da yapılacak toplantıda, Avrupa Birliği yetkililerinin Ukrayna’nın 27 üyeli bloğa katılabilmesi için yerine getirmesi gereken ilk önemli reform paketine ilişkin çalışmaları resmen başlatması bekleniyor. Büyükelçiler geçen hafta sonlarında bu adımın önünü açtı. Moldova da aynı şekilde ilerleme kaydedecek. İki ülkenin şimdi yerine getirmesi gereken şartlar arasında hukukun üstünlüğünü ve mahremiyet ile ifade özgürlüğü gibi temel hakları koruma taahhütleri bulunuyor. Bunlar Avrupa Birliği’nin temel değerleri arasında yer alıyor.

Macaristan engeli kalktı

Macaristan’ın eski başbakanı ve Avrupa Birliği içindeki Rusya’ya en yakın müttefiklerden biri olan Viktor Orban, uzun süre Ukrayna ile üyelik müzakerelerinin başlamasını engellemişti. Ancak Orban’ın yakın zamanda Peter Magyar karşısında aldığı seçim yenilgisi ve Magyar’ın ülkenin yeni başbakanı olması, Ukrayna’nın üyelik sürecinin ilerlemesinin önünü açtı.

Ukrayna, üyelik sürecinin 2027 gibi erken bir tarihte başlamasını istiyor. Ancak Avrupa Birliği’ne katılım yıllar süren bir süreç ve hızlı bir üyelik olasılığı düşük görünüyor. Magyar da Ukrayna’nın birliğe katılım yolunun on yıldan fazla sürebileceğini ima etti. İşte Ukrayna’yı bekleyen süreç hakkında bilinmesi gerekenler.

Avrupa Birliği’ne katılmak zaman alıyor

Ukrayna, Rusya’nın geniş çaplı işgalinden kısa bir süre sonra, Haziran 2022’de resmen Avrupa Birliği üyeliğine aday ülke statüsü kazandı. Bu Avrupa Birliği ülkelerinin siyasi destek gösterisiydi ancak genel olarak uzak geleceğe yönelik bir vaat olarak değerlendirildi. Bunun nedenlerinden biri, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun özellikle Viktor Orban tarafından engellenmesiydi. Orban kısa süre içinde, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne alınmasının kıtanın çiftçileri arasındaki rekabeti artıracağını ve mevcut üyelerden fonların Ukrayna’ya kaydırılmasına yol açacağını savunmuştu.

Zamanla Orban, Ukrayna’nın ilerlemesinin önünde ciddi bir engel haline geldi. Bu durum, Ukrayna’nın olası bir gelecekteki barış anlaşması görüşmelerinde Avrupa Birliği üyeliğini temel taleplerinden biri haline getirmesine rağmen değişmedi. Ukrayna, Avrupa Birliği yetkilileriyle perde arkasında çalışarak, üyelik öncesinde gerçekleştirmesi gereken değişiklikleri ilerletmeye çalışıyordu. Bunlar arasında yolsuzlukla mücadele de bulunuyordu. Şimdi Magyar’ın Macaristan’ın oluşturduğu engeli kaldırmasıyla bu görüşmeler resmi olarak ilerleyebilecek.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bu ay Ukrayna hakkında, “Şehirleri saldırı altında ve gökyüzü dumanla kaplı olmasına rağmen reform üstüne reform gerçekleştiriyorlar. Bu durum, üyelik sürecinin bir sonraki aşamasının kapısını açıyor” dedi. 

Ortalama dokuz yıl sürüyor

Avrupa Birliği’ne katılmak kolay değil. Aday ülkelerin yerine getirdiğini kanıtlaması gereken 30’dan fazla reform alanı bulunuyor ve bunlar altı tematik başlık altında toplanıyor. Ukrayna şu anda yalnızca ilk reform paketine başlamak üzere. Bu paket, Avrupa Birliği’nin “temeller” olarak adlandırdığı alanlara odaklanıyor. Bunlar arasında kamu ihaleleri, istatistik sistemleri ve adalet mekanizmalarına ilişkin belirli standartların karşılanması yer alıyor.

Tüm sürecin tamamlanması ortalama dokuz yıl sürüyor, Magyar’ın son dönemde özellikle vurguladığı nokta da buydu. Magyar bu ay sosyal medyada yaptığı paylaşımda, Ukrayna gerekli reformları “önümüzdeki 10 ila 15 yıl içinde” tamamlarsa Macaristan’ın üyeliği destekleyeceğini yazdı. Ancak bunun bile “hukuken bağlayıcı bir referanduma” bağlı olacağını belirtti.

Ukrayna daha hızlı ilerleyebilir mi?

Magyar, Ukrayna ve Moldova’nın Avrupa Birliği’ne hızlandırılmış bir süreçle alınmasını desteklemediğini açıkça ifade etti. Bu fikir aylardır tartışılıyor. Üyelik sürecini hızlandırmaya yönelik önerilerden biri Almanya Başbakanı Friedrich Merz’den geldi. Merz, mayıs ayında Ukrayna’nın “ortak üye” olarak kabul edilebileceğini öne sürdü. Bu statü, Ukrayna’nın oy hakkı olmaksızın toplantılara katılmasına imkan sağlayacaktı.

Ancak bu fikir sınırlı siyasi destek gördü. Fransa ve Polonya’dan yetkililer de sürecin hızlandırılmasına karşı uyarılarda bulundu. Daha yakın zamanda Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, süreci hızlandırmayacak ancak aday ülkelerin Avrupa Birliği pazarına kademeli olarak entegre olmasını sağlayacak bir öneri sundu. Bu öneri kapsamında aday ülkeler daha avantajlı ticaret koşullarından ve diğer bazı faydalardan, tam üyelik gerçekleşmeden önce yararlanabilecek. New York Times’ın gördüğü taslak metne göre, “Yeni yaklaşım, tüm aday ülkelere anında ve somut ilerleme sağlayacaktır.”

Ekonomi düşünce kuruluşu Bruegel’de araştırmacı olan Nina Vujanovic’e göre amaç, gerekli reformların sürdürülmesi için “daha fazla ekonomik teşvik” sağlamak. Örneğin Karadağ’da üyelik süreci yaklaşık yirmi yıla yayıldı ve çoğu zaman hayal kırıklığı yarattı. Yetkililer, Ukrayna ve diğer aday ülkelerin benzer bir deneyim yaşamamasını isteyebilir.

Hızlı üyeliğin önünde önemli engeller bulunuyor

Birçok Avrupa Birliği ülkesinin Ukrayna’nın üyelik sürecini ciddi şekilde hızlandırmaya sıcak bakmamasının iki temel nedeni var. İlki Orban’ın da dile getirdiği neden. Ukrayna büyük bir ülke ve birlik içindeki çoğu ülkeden daha yoksul. Daha az gelişmiş üyeler Avrupa Birliği bütçesinden daha fazla kaynak aldığı için bu durum mevcut üyelere maliyet yükleyebilir. Ayrıca Ukrayna’nın güçlü bir tarım sektörü bulunuyor. Birliğe katılması, Avrupalı çiftçiler arasındaki rekabeti artıracaktır.

İkinci neden ise Ukrayna’nın katılımının, oybirliğinin hedeflendiği bir blokta daha fazla muhalif ses yaratma riskini taşıması. Avrupa Birliği’nin Macaristan ile yaşadığı son deneyim, demokratik normlardan uzaklaşan üyelerin karar alma süreçlerinde ciddi engeller oluşturabileceğini gösterdi.

Ukrayna ilerleme kaydetmiş olsa da yolsuzluk ve demokratik denetim konularındaki endişeler devam ediyor. Örneğin Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin geçen yıl yolsuzlukla mücadele kurumları üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik girişimi kısa sürede geri çekildi; ancak bu durum birlik içinde kaygılara yol açtı. Öte yandan Ukrayna’nın birliğe katılması hem ülke hem de Avrupa Birliği açısından uzun vadede önemli faydalar sağlayabilir. Eğer bu süreç Kiev’in güvenliğini güçlendirerek Rusya’yı caydırırsa, bunun stratejik getirileri büyük olabilir.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok