ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde İran’daki sivil altyapıya yönelik saldırılarla tehditte bulundu ve pazartesi günü bu saldırıların İran’ın eylemleri nedeniyle savaş suçu sayılmayacağın iddia etti. Bu durum, ABD’nin İran’da uluslararası hukuku ihlal edip etmediğine dair yeni tartışmaları gündeme getirdi. Ancak Trump ve diğer ABD’li yetkililerin kısa vadede herhangi bir sonuçla karşılaşması pek olası görünmüyor.
Öne çıkanlar
• Trump, hafta sonu İran’daki enerji santrallerini ve köprüleri bombalamakla tehdit etti. Ülkenin Hürmüz Boğazı’nı açmaması halinde “cehennemi yaşayabileceği” uyarısında bulundu ve çarşamba günü İranlıları “ait oldukları taş devrine geri göndermek” istediğini söyledi.
• Pazartesi günü altyapıya saldırmanın neden savaş suçu sayılmayacağı sorulduğunda Trump, İran hükümetinin protestocular da dahil olmak üzere binlerce kişiyi öldürdüğünü öne sürdü, onları “hayvanlar” olarak nitelendirdi ve ABD’nin “onları durdurmak zorunda olduğunu” savundu.
• Bu açıklamalar, hukuk uzmanları arasında yeni endişelere yol açtı. Geçen hafta 100’den fazla uluslararası hukuk uzmanı, İran’daki askeri eylemler ve kamu yetkililerinin açıklamalarının “potansiyel savaş suçları” oluşturabileceğine dair “derin endişe” ifade eden açık bir mektuba imza attı.
• Savaş suçları, özellikle Cenevre Sözleşmeleri’nde tanımlandığı üzere çatışmalar sırasında sınırsız şiddet veya düşmanlığı engellemeyi amaçlayan uluslararası hukuk ihlalleridir. Buna, “askeri gereklilikle haklı gösterilmeyen” mülk yıkımı ve kasıtlı olarak “sivil hedeflere saldırı” da dahil. Bir ülkenin zulümlerine karşılık verilse bile sivillere yönelik saldırılar savaş suçu sayılır.
• Beyaz Saray tartışmalara dair bir açıklama yapmadı ancak daha önce Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt daha önce Trump yönetiminin “her zaman hukuk sınırları içinde hareket edeceğini” söylemişti. Öte yandan Trump ocak ayında New York Times’a “uluslararası hukuka ihtiyacı olmadığını” ve yalnızca “kendi ahlakıyla” sınırlı olduğunu ifade etmişti.
• Trump ve diğer yetkililerin olası savaş suçlarından sorumlu tutulmasının çeşitli yolları bulunuyor; bunlar arasında diğer ülkeler tarafından açılacak davalar ve gelecekteki ABD yönetimleri yer alıyor. Ancak hukuk uzmanları, Agence France-Presse’e yaptıkları açıklamada, böyle bir yargı sürecinin muhtemelen çok uzun zaman alacağını belirtti.
İran’a yönelik saldırılar ne zaman savaş suçu sayılır?
ABD Savunma Bakanlığı’nın belirttiğine göre ordular, “doğası, konumu, amacı veya kullanımı itibarıyla askeri eylemlere etkili katkı sağlayan” ve yok edilmesi “kesin bir askeri avantaj sunan” hedeflere saldırı düzenleyebilir. Bu da askeri açıdan herhangi bir fayda sağlamayan sivil altyapıya saldırıların yasak olduğu anlamına gelir.
Ancak hem sivillere hizmet eden hem de askeri fayda sağlayabilecek altyapı söz konusu olduğunda durum daha karmaşık. Örneğin, hem sivillere hem de askeri operasyonlara elektrik sağlayan enerji santralleri gibi. Bu tür durumlarda orduların, askeri faydanın sivillere verilebilecek zarar karşısında ne kadar “orantılı” olduğunu değerlendirmesi ve “mantıksız veya aşırı” hareketlerden kaçınması gerekir. Ayrıca sivillerin zarar görmesini önlemek için önlemler alınmalıdır.
Hukuk uzmanları genel olarak, Trump’ın tehdit ettiği gibi ağırlıklı olarak sivil altyapıya yönelik saldırıların bu tanım kapsamında uluslararası hukuku ihlal edeceğini savunuyor. Stanford Hukuk Fakültesi profesörü Tom Dannenbaum’a göre Trump’ın “taş devri” ifadesi, askeri hedeflerin “İran’daki modern toplumun işleyişine katkı sağladığı için hedef alındığını, bunun ise askeri eyleme katkı meselesiyle tamamen ilgisiz olduğunu” düşündürüyor.
İran’ın saldırılarına karşılık vermek savaş suçu mu?
İran’ın kendisi savaş suçu işlese bile Trump’ın, İran’ın eylemlerini İran’daki sivil altyapıya saldırıyı gerekçelendirmek için kullanması, ABD’nin saldırılarının savaş suçu sayılmasını engellemez. Cardozo Hukuk Fakültesi’nde Hukuk ve Silahlı Çatışma Projesi Direktörü Gabor Rona, NPR’ye verdiği demeçte “Uluslararası hukukta yerleşik ilkelerden biri, bir tarafın ihlalinin diğer tarafın ihlalini haklı çıkarmadığıdır” dedi.
Just Security’de hukuk uzmanları, normalde hukuka aykırı sayılacak “misilleme” saldırılarının çok sınırlı koşullar altında, karşı tarafı uluslararası hukuk ihlallerini durdurmaya zorlamak amacıyla son çare olarak kullanılabileceğini belirtti. Ancak bu tür saldırılar intikam amacıyla yapılamaz ve Just Security, Trump’ın İran’a yönelik saldırıları bağlamında bu koşulların karşılandığını söylemenin “zor olduğunu” ifade ediyor.
Trump’ın tehditleri suç mu?
Hukuk uzmanlarına göre Trump’ın İran’daki altyapıya saldırı tehdidinde bulunması bile başlı başına bir savaş suçu sayılabilir. Çünkü uluslararası hukuk, siviller arasında korku yaymayı amaçlayan “şiddet tehditlerini” yasaklıyor. Askeri hukuk uzmanları Margaret Donovan ve Rachel VanLandingham, Just Security’de “Trump’ın büyük yıkım tehdidini, korku yayma amacı dışında okumak zor” ifadelerini kullandı.