ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ele geçirme tehditlerini şimdilik rafa kaldırmasının ardından, Avrupa Birliği liderlerinin Brüksel’de düzenlediği acil zirvede, ABD başkanının transatlantik ittifakı neredeyse çökertmesinden önce bile zaten uzun olan yapılacaklar listesine artık geri dönülmesi gerektiğini söyledi. Liderlere göre Trump’ın son talepleri ilişkiye zarar verdi. Ancak pratikte Avrupa’nın ABD’yi ekonomik ya da başka açılardan bir kenara bırakması mümkün değil. Avrupa hala ABD ticaretine, finansal akışlara, enerjiye, korumaya ve en acil olarak da Ukrayna için Amerikan güvenlik garantilerine ihtiyaç duyuyor.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, “Aşırı bir iyimserlik için kesinlikle hiçbir neden yok. Ama önümüzde hala çok ciddi görevler var ve biraz zaman kaybettik" dedi. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da “Gerçekten umuyorum ki artık ciddi görüşmelere geri dönebiliriz” sözleriyle bu görüşe katıldı. İlk gündem maddesi, Trump’ın AB ve NATO müttefiki Danimarka’dan, topraklarından biri olan Grönland’ı devretmesini talep etmesi ve karşı çıkan Avrupa ülkelerine gümrük tarifeleri uygulamakla tehdit etmesi üzerine bu hafta başında askıya alınan, iki taraf arasında neredeyse tamamlanmış bir ticaret anlaşması.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Trump’ın NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmenin ardından çarşamba gecesi gelen geri adımının, onay sürecinin yeniden başlatılmasını haklı çıkardığını perşembe günü söyledi. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa perşembe günkü toplantının ardından, “Odak noktamız artık bu anlaşmanın uygulanmasında ilerlemek olmalı” dedi.
Daha karmaşık olan konu ise Ukrayna
Trump’ın Grönland ültimatomundan önce, Avrupa’nın büyük bölümü Ukrayna ve ABD ile bir barış anlaşması çerçevesi hazırlamaya odaklanmıştı. Yetkililer, en hassas konulardan biri olan Rusya’nın yeniden işgal etmesi durumunda Washington’ın Ukrayna’yı koruyacağına dair taahhütler üzerinde ilerleme kaydediyordu. Trump bu konuda sürekli zikzak çizdi ancak Avrupalı müttefikler nihayet ocak ayı başında Paris’te yapılan bir toplantıda Beyaz Saray’dan net taahhütler almayı başarmış gibiydi. Ardından Grönland krizi gündemi ele geçirdi.
Birçok AB lideri, ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le gece geç saatlere kadar süren görüşmelere başlarken, Ukrayna’nın yeniden gündemin en üst sırasına alınması için meslektaşlarına çağrıda bulundu. Tusk, “Gerekli ve gereksiz çalkantılar ve duygular yüzünden Ukrayna’nın arka plana itilmesi kabul edilemez. Amerikalı dostlarımızı ve tüm Avrupalıları, güvenliğimiz açısından temel olan konuya yeniden odaklanmaya ikna etmemiz gerekecek" dedi.
Bu çerçevede, AB’nin en üst düzey yöneticisi olan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD ile birlikte hazırlanan, savaş sonrası Ukrayna için bir “refah” paketini gündeme getirdi. Ayrıca AB’nin son dört yılda Ukrayna’ya 193 milyar euro (227 milyar dolar) verdiğini ve buna ek olarak yakın zamanda 90 milyar euroluk bir kredi sağlandığını hatırlattı.
Zelenskiy'nin öfkeli konuşması
Bu açıklamalar, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’ndaki konuşmasında Avrupalı müttefiklerini sert şekilde eleştirmesinden sadece saatler sonra geldi. Gözle görülür şekilde öfkeli olan Zelenskiy, “Avrupa geleceği tartışmayı seviyor ama bugün harekete geçmekten kaçınıyor. Harekete geçmeye hazır liderler nerede?” dedi.
Bu uyarı, AB’nin üyelerinden birinin topraklarını açıkça ele geçirmeyi düşünen Trump’a karşı birleşmek için acele ettiği bir haftanın ardından özellikle dikkat çekiciydi. Tonları farklı olsa da AB liderleri, bunun kumda bir çizgi çekme anı olduğu konusunda büyük ölçüde hemfikirdi ve hızla misilleme planları hazırladılar.
Birkaç gün içinde AB, Trump ekonomik tehdidini hayata geçirirse 93 milyar euroluk karşı gümrük tarifelerini devreye sokmaya hazırdı. Hatta daha önce hiç kullanılmamış güçlü bir ticaret aracı olan “anti-zorlama aracı”nın devreye sokulmasına yönelik destek de artıyordu; bu araç AB’ye ABD’li teknoloji devlerini cezalandırma ya da Amerikan şirketlerini kamu ihalelerinden men etme yetkisi verebilirdi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez perşembe gecesi, “Gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor. ABD hükümeti uluslararası hukuka saygı göstermiyor ve ABD ile AB arasındaki transatlantik ilişkide daha önce hiç görülmemiş bir gerilim yaratıyor" ifadelerini kullandı.
"AB'nin dayanıklılığınını güçlendirmemiz gerek"
AB liderleri ve yetkilileri, bu hızlı ve kolektif tepkinin Trump’a yönelik normalden daha sert söylemlerle birlikte ABD Başkanı üzerinde geri adım atması yönünde baskı oluşturduğunu savundu. Von der Leyen bu yaklaşımı, “kararlılık, diyalog, hazırlık ve birlik” olarak özetledi. “Ve bu etkili oldu, dolayısıyla bundan sonra da aynı yaklaşımı sürdürmeliyiz.”
Ancak liderler, bu kez işe yaramış olsa da ABD ile artık hiçbir şeyin garanti olmadığını vurguladı. Bu da Avrupa’nın, gerekirse kendi ayakları üzerinde durma planlarını hızlandırması gerektiği anlamına geliyor. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, “İyi bir sonuç var. Buna rağmen Avrupa Birliği’nin dayanıklılığını güçlendirmemiz gerekecek. Bu öncelikle savunma kabiliyetleri ve rekabetçilikle ilgili" diye konuştu. Von der Leyen, AB’yi “giderek daha bağımsız bir Avrupa için çalışmaya” çağırdı; birliğin iç pazarının daha fazla entegre edilmesini ve yurt dışında ek ticaret anlaşmaları yapılmasını savundu. “Ne kadar çok ticaret düzenlemesi ve ticaret anlaşması olursa, o kadar bağımsız oluruz.”