Uluslararası danışmanlık şirketi Ernst & Young (EY), ekonomilerin politikalarını etkileyen nadir toprak elementlerine (NTE) ilişkin araştırma sonuçlarını yayımladı. Akıllı telefonlar, elektrikli otomobiller, savunma sanayisi ve yenilenebilir enerji sistemlerinde kullanılan bu elementlere yönelik küresel talebin hızla arttığı bildirildi.
Araştırmaya göre, tedarik zincirindeki güvenlik endişeleri piyasa değerlerine yansıdı. Sektördeki en büyük beş üretici firmanın piyasa değeri, 2025 yılının ilk 10 ayında yüzde 175 artış kaydetti.
Mıknatıs talebi büyüyor
Rapor, NTE kullanımında mıknatısların payına dikkat çekti. 2023 verilerine göre küresel NTE talebinin yüzde 45'ini mıknatıslar oluşturdu. Dış enerjiye ihtiyaç duymadan manyetik özelliklerini koruyan bu bileşenlerin kullanım hacminde, gelecek 10 yılda yıllık yüzde 9 büyüme öngörülüyor.
Çin'in pazar hakimiyeti ve lisans riski
Raporda, Çin'in küresel tedarik zincirindeki konumu verilerle ortaya kondu. Çin, küresel NTE üretiminin yüzde 70'ini, rafinasyon işlemlerinin yüzde 90'ını ve sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminin yüzde 94'ünü kontrol ediyor.
Çin'in 2026 yılı sonuna kadar, nadir toprak elementlerini temsil eden 17 elementin 12'si için ihracat lisansı getirebileceği vurgulandı. Çin halihazırda 7 NTE ürününde düzenleyici kontrol uyguluyor. Listeye yeni elementlerin eklenmemesi durumunda dahi kontrol kapsamının genişleyebileceği tahmin ediliyor.
Yeni maden yatırımları 10 yıl sürüyor
Avrupa Birliği (AB), 2030 yılına kadar stratejik ham maddelerin yüzde 25'ini geri dönüşüm yoluyla karşılamayı hedeflerken, arz tarafındaki kısıtlar raporda yer aldı. Yeni madenlerin devreye alınmasının 8-10 yıl, rafinerilerin kurulmasının ise 5 yıl sürebileceği belirtildi.
Raporda, İsveç, Norveç ve Finlandiya'da bulunan 11 milyon tonluk rezervin, AB'deki ihtiyacın üçte birini karşılayabileceği ifade edildi.
Türkiye'deki rezerv ve Çin ile iş birliği
Raporda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine atıfta bulunularak Türkiye'nin potansiyeline değinildi. Eskişehir'in Beylikova ve Sivrihisar ilçeleri arasındaki sahada 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi bulunduğu hatırlatıldı. Bu alanın, Çin'deki 800 milyon tonluk "Bayan Obo" sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezervi olduğu tahmin ediliyor.
Bakanlığın, Ekim 2024'te Çin ile nadir toprak elementleri konusunda bilgi paylaşımı ve ortak yatırımları içeren bir mutabakat zaptı imzaladığı bilgisi de raporda yer aldı.
"Stratejik bir gereklilik"
Konuya ilişkin değerlendirmelerine yer verilen EY Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, NTE arz güvenliğinin artık bir rekabet avantajı değil, zorunlu bir stratejik gereklilik olduğunu belirtti.
Çamlı, şunları kaydetti:
"Türkiye, coğrafi konumu, sanayi altyapısı ve rezervleriyle bu dönüşümde rol üstlenebilir. Nadir toprak elementleri değer zinciri boyunca sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın aktif rol oynaması, AR-GE yatırımları ve teşvikleriyle ekosistemin büyütülmesi kritik önem taşıyor. Ekonomik değerin ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlamasını ve AB ile ticari iş birliğimizin sağlamlaşmasını bekliyoruz."