Evrensel olarak kabul gören bir gerçek var ki her kuşak kendisinden sonrakinin karakterden, çalışma ahlakından ve büyüklere saygıdan yoksun olduğunu düşünür. MÖ 350 yılında Aristoteles, gençlerin “her şeyi bildiklerini sandıklarını” ve “özdenetimden yoksun olduklarını, isteklerinde değişken ve kararsız olduklarını” söyleyerek hayıflanmıştı. Daha yakın zamanda baby boomer’lar X kuşağı hakkında benzer şekilde sert sözler sarf etti, X kuşağı milenyum kuşağı için, milenyum kuşağı da Z kuşağı için aynısını yaptı. Ancak kuşaklar arası bu büyük yakınma döngüsünde bile, alfa kuşağına yönelik eleştiriler, gelişimlerinin bu kadar erken bir aşamasında olmalarına rağmen, muhtemelen en sert olanlar arasında yer alıyor. En büyükleri henüz 16 yaşına bastı, en küçükleri hala bez kullanıyor.
Öğretmenler şikayet ediyor
Varılan sonuçlar arasında şunlar var: 2010 ile 2024 yılları arasında doğan alfa kuşağı telefonlarına bağımlı, özdisiplinden ve sosyal becerilerden yoksun, okuyamıyor, heceleyemiyor. ABD’li bir öğretmen TikTok’ta 7 milyondan fazla görüntülenen bir paylaşımında, “Öğretmenler alfa kuşağının davranışları karşısında şaşkın ve korkmuş durumda. Alfa kuşağı asi, saldırgan, saygısız ve kaba" dedi. Bir başka öğretmen ise, “Yedinci sınıf okutuyorum. Bu çocuklar hala dördüncü sınıf seviyesinde performans gösteriyor” diye yakındı. Alfaların nasıl çalışanlar olacağı konusunda da şimdiden kaygılar var, özellikle de gelecekteki patronlarının otoritesine, öğretmenlerininkine yaklaştıkları kadar şüpheyle yaklaşacaklarsa. TikTok’taki genç bir öğretmen durumu kısaca şöyle özetledi: “Mahvolduk.”
Dünyanın yeni ekonomik baskın gücü olacaklar
Bu dünya nüfusunun yüzde 25’ini oluşturan ve hızla dünyanın baskın ekonomik gücü olmaya yaklaşan tarihin en büyük kuşağı hakkında oldukça ağır bir değerlendirme. Eleştirilerin bir kısmı, özellikle teknoloji kullanımı söz konusu olduğunda, adil sayılabilir: ABD’de 4 yaşına gelindiğinde çocukların neredeyse yüzde 60’ının kendine ait bir tableti var; 8 yaş ve altındaki çocuklar günde ortalama 2,5 saatini ekran başında geçiriyor. Alfalar, yaşlarına göre okuduğunu anlama ve matematik becerilerinde önceki kuşakların gerisinde. Sosyal medyada kaydırma ve paylaşım yaparak geçirilen uzun zamanın dikkat sürelerini ve yüz yüze etkileşim becerilerini etkilediğine dair kanıtlar da var. Ebeveynleri ve araştırmacıları endişelendiren bir diğer konu: Yetişkinlerin kaçınılmaz olarak öğrenip bozduğu o “6-7 sırrının” bekçileri, sosyal ve eğitsel birçok önemli dönüm noktasını pandemi sırasında yaşadı. Okumayı öğrenmek, arkadaş buluşmaları, okul dansları gibi çocukluğun temel deneyimleri çoğu durumda ekranlara taşındı, sosyal mesafeli hale geldi ya da tamamen iptal edildi. Bunun alfalar üzerinde ne tür bir etkisi olduğu tam olarak bilinmiyor, doğduklarından beri inceleniyor, ölçülüyor ve mercek altına alınıyorlar ancak bunun olumlu olduğunu hayal etmek zor.
ABD’de yıllık 100 milyar dolar harcama gücüne sahipler
Sidney merkezli ve “Generation Alpha: Understanding Our Children and Helping Them Thrive” kitabının ortak yazarı Ashley Fell, “Alfa kuşağı hakkında gerçekten bu kadar karamsar olan insan sayısı beni oldukça şaşırttı” diyor. Fell, alfaların masaya getirdiği ve gözden kaçırılan bazı güçlü yönlere dikkat çekiyor: takım çalışması, empati, dürüstlük ve yaratıcılık. Bunlar belki de pandemiye rağmen değil, tam da onun sayesinde şekillenen özellikler. Küresel platformlara ve ağlara erişim, alfaları dünya olaylarına çok daha duyarlı ve küresel meselelere önceki kuşakların aynı yaştayken olduğundan daha bilinçli hale getirdi. Tüketici olarak ise alfalar şimdiden neredeyse komik derecede “yetişkin” davranıyor. New York merkezli halkla ilişkiler şirketi DKC’nin bir raporuna göre yalnızca ABD’de yıllık 100 milyar dolardan fazla doğrudan harcama gücüne sahipler. Ancak bu pastadan pay almak isteyen şirketlerin alfa kuşağının şifresini çözmesi ve sadece olumsuz yanlarını görmeyi bırakması gerekecek.
Teknolojisiz yaşamayı bilmiyorlar
Maine eyaletinin Warren kasabasında lise öğrencisi olan 16 yaşındaki Riley Petersen, kendisi ve yaşıtları hakkındaki endişelerin farkında. Petersen, “İnsanlar sık sık ‘Ekran bağımlısısınız, arkadaşınız yok, yazamıyorsunuz’ diyor. Ama biz teknolojiyi Discord ve Twitch gibi platformlar üzerinden bağlantı kurmak için kullanmayı öğrendik" dedi. Daha yaşlı kuşaklar teknolojiyi bir araç olarak kullanırken, birçok alfa onsuz oynamayı ya da sosyalleşmeyi bilmiyor. New York merkezli pazarlama şirketi Razorfish’in performans ve deneyimden sorumlu strateji şefi Nic Chidiac, “Z kuşağı için teknoloji giriş yapıp çıktığınız bir şeydi. Alfa kuşağı için ise sadece ortamın kendisi” diyor. Ona göre Roblox ve Fortnite gibi sanal dünyalar alfalar için fiziksel dünya kadar gerçek; bu dünyalarda inşa eden, tüketen, sanat üreten ve girişimcilik yapan kişiler onlar. Toplum ve özellikle iş dünyası yapay zeka nedeniyle büyük bir dönüşüm geçirirken, bu dünyalar arası akışkanlık çok işe yarayacak. Alfalar, yaşlı kuşakların bu dönüşümü keşfetmesine ve yön bulmasına yardımcı olmak için benzersiz bir konumda.
Dünyada en fazla alfa kuşağı üyesine ev sahipliği yapan Hindistan’da yaşayan 16 yaşındaki Raul John Aju, ortaokuldan beri insanlara dünyalar arasında geçiş yapmalarında yardımcı oluyor. Kerala eyaletinde çocukken çevrimiçi video içeriklerini düzenlemek için yapay zeka kullanmaya başlayan Raul, bu yükselen teknolojinin sunduğu imkanlara hızla kapılmış. “Merkezsizleşme ve metaverse kavramına gerçekten merak sardım” diyor. Babasının yardımıyla, bir okul yarışması için ders anlatacak şekilde programlanmış bir yapay zeka robotu geliştirdi. Bunu, Hindistan’ın kırsal bölgelerine daha fazla eğitim fırsatı ulaştırmanın bir yolu olarak önerdi. Proje ulusal düzeyde ilgi gördü ve Raul o zamandan beri Hindistan hükümeti ve küresel iş dünyasının liderleriyle eğitimde yapay zeka kullanımı hakkındaki fikirlerini görüşmek üzere bir araya geldi.
Bir gençten gelen bu sözler olağanüstü derecede olgun gelebilir ancak aynı zamanda büyük düşünen ve gelişmeleri yakından takip eden alfaları da temsil ediyor. Sosyal medya platformları sayesinde bir çocuk limonata tezgahını bir gecede küresel bir markaya dönüştürebilir. Maine’li Riley 5 yaşındayken, babasının atölyesindeki aletlerle plastik hayvan oyuncaklarından bilezik ve kolyeler yapmaya başladı. Yazın açtığı limonata tezgahında soğuk içeceklerle birlikte tasarımlarını sattı, ardından bir Instagram mağazası açtı. Kısa süre sonra babasıyla birlikte aksesuar markası Gunner & Lux’ü kurdu. Bloomberg'e konuşan Rile, “Ben yöneticiyim, tabii ki” diyo. Babası John da, “Parayla arası her zaman çok iyiydi" diye keliyor. İşlerinin onuncu yılında Riley ve babası yılda binlerce takı satıyor; Gunner & Lux, J.Crew ve Nordstrom gibi mağazalarla iş birlikleri yaptı.
Lüks markaları statü olarka görüyorlar
Riley, kendini ifade etmenin en önemli unsurlardan biri olduğunu söylüyor; takılarını ilgi alanlarını ve inançlarını göstermek için kullanıyorlar. Lüks markalar da kişiliği ve statüyü yansıtmanın bir yolu olarak görülüyor. Razorfish’in raporuna göre alfaların üçte ikisinden fazlası 10 yaşına gelmeden bir lüks ürüne (çoğunlukla cilt bakımı veya güzellik ürünü) sahip oluyor. Dünyanın dört bir yanındaki çok küçük yaştaki erkek çocuklar pahalı parfümlere yüzlerce dolar harcıyor; milyonlarca alfa kızı yetişkinlere yönelik mağazalardan makyaj ve cilt bakım ürünleri alıyor, hatta çoğu dermatoloğun onlarca yıl boyunca ihtiyaç duymayacaklarını söylediği yaşlanma karşıtı ürünlere para harcıyor. Harcama üzerindeki etkileri makyaj tezgahıyla da sınırlı değil. Chidiac, “Alfa kuşağı şimdiden yetişkinlerin satın alma kararlarını şekillendiriyor. Arabalar, beyaz eşyalar, market alışverişi... Ebeveynler çocuklarının bir söz hakkı olduğunu ve çoğu zaman belirleyici olduklarını söylüyor" diye konuştu. Siyasi eğilimlerine gelince, araştırma şirketi McCrindle’ın 2024 yılında ABD’deki alfa kuşağı kızları üzerinde yaptığı bir çalışmaya göre yaklaşık yarısı henüz bir siyasi partiyle özdeşleşmediğini belirtse de neredeyse yüzde 90’ı oy kullanma yaşına geldiğinde oy vermeyi planlıyor; okul güvenliği, silahlı şiddet ve çevre sorunlarını en önemli konular olarak gösteriyor.
Perakendeciler bilinçli ve güçlü alfaları izlemeye başladı ve iş gücüne katıldıkça harcama kapasitelerini daha da geliştirmelerini heyecanla bekliyor. Raul da bunlardan biri; Hindistan’da ve yurtdışında şirketlerde ve üniversitelerde danışmanlık yaparak, atölye ve konuşmalar vererek para kazanıyor. Bu kadar üretken bir profesyonel hayata rağmen Raul hala bir lise öğrencisi.