İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın G7 Zirvesi’nin ardından anlaşmayı imzalamasından saatler sonra, geçici barış anlaşmasını imzaladı. Paylaşılan ayrıntılara göre anlaşma “derhal yürürlüğe girecek” ve bu sayede Hürmüz Boğazı yeniden açılırken, İran’ın petrolünü yaptırımlara tabi olmadan satmasına izin verilecek.
Öne çıkanlar
• Mutabakat Zaptı’nın bir nüshası ilk olarak ABD Başkanı Donald Trump tarafından, Versay Sarayı’nda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirilen akşam yemeği sırasında imzalandı.
• Macron’un paylaştığı imza görüntülerinde Trump’ın “Bu kolay olmadı” dediği duyuluyor.
Le Président Trump a signé ce soir à Versailles l’accord entre l’Iran et les États-Unis.
— Emmanuel Macron (@EmmanuelMacron) June 18, 2026
Cet accord ouvre la voie à une paix durable et permet la réouverture du détroit d’Ormuz.
C’est un pas important dans la bonne direction pour nos compatriotes… pic.twitter.com/b1XgZrBv0m
• CNN’e göre ABD yetkilileri Trump tarafından imzalanan nüshanın fotoğrafını İran’a gönderdi ve devlet medyasının bildirdiğine göre belge daha sonra Tahran’da Pezeşkiyan tarafından imzalandı.
• Anlaşmanın imzalanmasına ilişkin fotoğrafları paylaşan devlet ajansı İslami Cumhuriyet Haber Ajansı (IRNA), mutabakatın “ABD ve İsrail rejimi tarafından yürütülen dayatılmış savaşı” sona erdirdiğini belirtti.
• Anlaşmanın başlangıçta cıma günü İsviçre’de imzalanması planlanıyordu ancak anlaşmanın arabuluculuğuna yardımcı olan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın “derhal yürürlüğe gireceğini” söyledi.
• Şerif açıklamasında Hürmüz Boğazı’nın “anında” yeniden açılacağını ve ABD’nin İran limanlarına yönelik “deniz ablukasını derhal kaldıracağını” ifade etti.
Anlaşmanın paylaşılan detayları
Anlaşma metniyle ilgili günler süren soru işaretleri ve gizli yürütülmesine yönelik eleştirilerin ardından, 17 Haziran Çarşamba gecesi ABD’li bir yetkili gazetecilerle yaptığı görüşmede anlaşmanın ayrıntılarını okudu. İran devlet medyası da ABD yetkililerinin açıkladığı metinle uyumlu görünen bir mutabakat özeti yayımladı. 14 maddelik anlaşma, ABD ile İran’ın Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların “derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini” ilan etmesiyle başlıyor. Mutabakat, nihai anlaşmanın savaşın bu kalıcı sona erişini teyit edeceğini belirtiyor. Lübnan’ın anılması ve ülkenin “toprak bütünlüğü ve egemenliğinin” güvence altına alınmasına ilişkin ifade, İsrail’in Lübnan cephesinin anlaşmaya dahil edilmemesi gerektiği yönündeki tezlerinin reddedildiğine işaret ediyor gibi görünüyor. Taraflar birbirlerinin “egemenliğine ve toprak bütünlüğüne” saygı göstermeyi kabul etti ve “en fazla 60 gün içinde, karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek şekilde, nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırma” taahhüdünde bulundu.
Hürmüz Boğazı'nda ne olacak?
ABD, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sona erdirecek ve küresel petrol arzının yüzde 20’sini taşıyan Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişleri savaş öncesi seviyelere dönebilecek. Anlaşmaya göre İran, Hürmüz Boğazı’ndan gemi ve petrol tankerlerinin geçişini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapacak ve bu geçişlerden yalnızca 60 gün boyunca hiçbir ücret alınmayacak.
Bu durumun, gelecekte İran’ın Hürmüz geçişlerinden ücret veya geçiş harcı almasına izin verilip verilmeyeceği konusunda belirsizlik yarattığı belirtiliyor. İran ayrıca gemi geçişlerine yönelik teknik ve askerî engelleri kaldırmak ve mayın temizleme faaliyetleri yürütmekle yükümlü olacak.
ABD'nin yaptırımları hafifletmesi
Anlaşma kapsamında ABD’nin sunduğu önemli tavizlerden biri, İran’ın yeniden küresel piyasalarda petrolünü serbestçe satabilmesine izin verilmesi oldu. Trump yönetimi İran’a yönelik yaptırımları tamamen kaldırmayacak olsa da anlaşmada, ABD Hazine Bakanlığı’nın “İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bunlara bağlı tüm hizmetler için muafiyetler yayımlayacağı” belirtiliyor.
İran’ın nükleer programı
Anlaşmada İran, nükleer silah edinmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini yeniden teyit etti. Taraflar, İran’ın mevcut yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm üzerinde çalışacak. Asgari olarak İran’ın, mevcut nükleer materyal stokunu “Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) gözetimi altında yerinde seyrelterek veya zenginlik derecesini düşürerek” azaltması gerekecek. Bu sürecin nihai sonucu, son anlaşmada kararlaştırılacak.
300 milyar dolarlık fon ve İran’ın dondurulmuş varlıkları
Anlaşmaya göre ABD ve Körfez bölgesindeki ortakları, “İran İslam Cumhuriyeti’nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık, üzerinde mutabık kalınmış kesin bir plan geliştirmek” amacıyla girişimde bulunacak. Trump, ABD’nin bu fona herhangi bir ödeme yapması fikrini kamuoyu önünde reddetti ancak Körfez’deki diğer müttefiklerinin böyle bir harcama yapmasına engel olmayacağını söyledi. Mutabakatın yürürlüğe girmesiyle birlikte ABD ayrıca İran İslam Cumhuriyeti’ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanım için “tamamen erişilebilir” hale getirilmesini kabul etti. Bu varlıkların değerinin en az 24 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.