Mega Metal’in kurucusu Cüneyt Ali Turgut, 2018 yılında Forbes Türkiye’ye verdiği röportajda, şirketi ilk devraldığı o zorlu yılları anlatırken hafızalara kazınan bir anekdot anlatmıştı: Elinde bakır tel dolu numune çantası, altında kiralık bir otomobil... Avrupa’yı şehir şehir dolaşıyor, randevu alabilmek için fabrika kapılarında saatlerce bekliyordu. Şirketi ayakta tutup büyütme mücadelesi verdiği 2004 yılından bu yana köprünün altından çok sular aktı. Zaman, Turgut’un sadece iş yapış biçimini değil, bakır tel üreticisi Mega Metal’in oynadığı ligi de değiştirdi. Bugün karşımızda, küresel pazarda kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemde, oyunun kuralını ABD’de yazmaya hazırlanan bir sanayi şirketi var.
Mega Metal’in en sıcak gündemi Güney Carolina. Turgut, 2018’de hayalini kurduğu yurt dışı üretimini Fairfield County’de satın aldığı fabrika binasıyla gerçeğe dönüştürdü. Şirketin yüzde 100 sahipliğinde ve 34 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, yıllık 24 bin ton kapasiteye sahip olacak. Turgut, rotayı neden Avrupa yerine ABD’ye kırdıklarını, kıtanın değişen dinamikleriyle açıklıyor. Avrupa’daki regülasyonlar üretimi zorlaştırmasına karşın, Trump döneminin getirdiği korumacı politikalar ve ‘Made in the USA’ (ABD’de üretildi) teşvikleri, Amerika’da üretimi zaruri ve bir o kadar da avantajlı kılıyor. ABD’de yapay zeka veri merkezlerinden elektrik şebekesi yenilemelerine kadar devasa bir altyapı hamlesi var ve bu durum bakır talebini patlatıyor. Mega Metal’in ABD fabrikası, sadece gümrük duvarlarını aşmak için değil ülkedeki bu elektrifikasyon trendinden pay almak için de kritik bir üs. 2026’nın ilk çeyreğinde devreye alınması planlanan bu tesis; Kanada, Meksika ve Venezuela hattına da hükmederek Çinli rakiplere karşı şirketin elini güçlendirecek. Turgut’un iddiası büyük: Şu an ihracatın yüzde 80’inden fazlasını oluşturan Avrupa pazarı, üç yıl içinde tahtını Amerika operasyonuna devredecek.