;
Arama

Emtia uzmanı Zafer Ergezen petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisine etkisini değerlendirdi

İran ve İsrail arasında patlak veren savaşın ardından petrol piyasalarında yaşanan hareketliliği değerlendiren ekonomist ve emtia uzmanı Zafer Ergezen, bu durumun kalıcı bir kriz yaratmayacağını belirterek, "Şu anda petrol fiyatlarında gördüğümüz sert yükselişler aslında bir panik yükselişi diyebiliriz." dedi. Ergezen ayrıca akaryakıt fiyatlarının Türkiye ekonomisi ve enflasyon üzerindeki etkilerini de değerlendirdi.

04 Mart 2026, 10:18 Güncelleme: 04 Mart 2026, 11:08
Emtia uzmanı Zafer Ergezen petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisine etkisini değerlendirdi
Hürmüz Boğazı'nda geçiş için bekleyen tankerler

İran İsrail Savaşı'nın ardından küresel piyasalarda gözler enerji koridorlarına çevrildi. Saat 10.00 itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı 83,78 dolar. Dün 84,33 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 80,37 dolardan tamamladı. Dünyanın en önemli petrol güzergahlarından Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığı bildirilirken, ABD Başkanı Hürmüz'deki ticari geçişlere askeri olarak eşlik edebileceklerini açıkladı. Gelişmelerin küresel enerji piyasalarına ve Türkiye ekonomisine olası etkilerini Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Ekonomist Zafer Ergezen değerlendirdi.

"Bir OPEC krizi senaryosunu çok gerçekçi bulmuyorum"

Petrol fiyatlarındaki tırmanışın kalıcı bir krize dönüşüp dönüşmeyeceği sorusunu yanıtlayan Ergezen, "Şu anda petrol fiyatlarında gördüğümüz sert yükselişler aslında bir panik yükselişi diyebiliriz." dedi. Ergezen, "Tabi bir savaş olması durumunda petrol fiyatlarının yükselmesi doğal, bunu daha önceki dönemlerde de görmüştük ama 1973'tekine benzer bir OPEC krizi senaryosunu ben çok gerçekçi bulmuyorum" değerlendirmesini yaptı. Zafer Ergezen

Bölgedeki çatışmaların uzun sürmesini beklemediğini belirten Ergezen, "Zaten ABD başkanı Trump da bunun 4 hafta sürebileceğini söyledi. Ama onun üzerinde bir savaşın sürmesini çok fazla beklemiyorum." ifadelerini kullandı. Piyasada arz yönlü bir sorun olmadığını vurgulayan uzman isim, "Arz artmaya devam ediyor ki OPEC ülkeleri yeniden arzı arttırdılar. Bu da bize aslında bu yükselişin bir panik yükselişi olduğunu göstermekte." dedi. 

Fiyat beklentilerine de değinen Ergezen, "Savaş uzadıkça 80 doların üzerinde seyredebileceğini düşünüyorum ama 88-90 dolar bandının üzerinde bir petrol fiyatı açıkçası beklemiyorum." öngörüsünde bulundu. Ergezen, "Fiziki bir çatışma ortamı doğarsa veya bölge ülkelerin dahil olduğu bir savaş ortamı olursa o zaman fiyatların daha da yukarı gittiğini görebiliriz ama ben şimdilik bu riskin oldukça düşük olduğunu görüyorum." sözlerini kaydetti. 

"Hürmüz Boğazı gayri resmi olarak sıkışmaya başladı"

Küresel arz dengelerine dair bilgi veren Ergezen, "Küresel petrol arzı şu anda yüksek devam ediyor. Arz ve talep dengesine baktığımız zaman arzın talepten daha fazla olduğunu görüyoruz." dedi. Venezuela'ya yapılan son müdahalenin etkisine de değinen Ergezen, "Venezuela'nın zaten ihraç ettiği petrol miktarı kısıtlıydı. Bunun da genel olarak çok fazla etkisinin olduğunu söylememiz zor." değerlendirmesini yaptı. 

Öte yandan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin asıl belirleyici unsur olduğunun altını çizen uzman, "Hürmüz Boğazı'nda bir tıkanıklık oluşması doğal olarak burada dünya petrol ticaretinin yüzde yirmisini bahsediyoruz. Burada tabii ki bir endişeye veya fiyatlarda yükselişe sorun olacaktır." dedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nı kapattıklarını duyurmuştu. ABD Başkanı Donald Trump ise boğazdan güvenli geçişler için ABD ordusunun eskort güvenliği sağlayabileceğini ifade etmişti. 

"Enflasyon üzerinde arttırıcı etkiler oluşturması kaçınılmaz"

Yaşanan krizin Türkiye ekonomisine yansımalarını değerlendiren Ergezen, "Şimdi burada sadece enerji maliyeti olarak bakmamak lazım. Burası dünya ticaretinin önemli merkezlerinden bir tanesi." uyarısında bulundu. Küresel ticarette maliyetlerin arttığını söyleyen Ergezen, "Sigorta maliyetleri artıyor. Doğal olarak navlun maliyetleri artıyor. Böyle de olunca dünyadaki ithal edilen ürünlerin maliyeti veya ticareti yapılan ürünlerin maliyeti artmakta." dedi. 

Maliyet artışlarının sonuçlarına değinen Ergezen, "Bunun da tabii ki tüketiciye yansıması oluyor. Bunun da doğal olarak enflasyon üzerinde arttırıcı etkiler oluşturması kaçınılmaz gözükmekte." değerlendirmesini yaptı. Türkiye'nin dış ticaretiyle ilgili ise "Türkiye ekonomisi için şu anda buradaki bölgelerdeki ticaret anlamında bir yavaşlama olacak veya maliyetlerdeki artış olacak." ifadelerini kullandı. 

Orta Vadeli Plan (OVP) hedefleri ve akaryakıt fiyatları hakkında da konuşan Ergezen, "Bu dönem içerisinde tabi ki bu yükselişlerin kalıcı olması durumunda etkisi olabilir bütçe üzerinde. Çok uzun sürmezse de ben savaş bittikten sonra petrol fiyatlarının yeniden 70 doların altına geleceğini hatta 65 doların altına gelme ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyleyebilirim." dedi.  Akaryakıt zammı beklentisine de açıklık getiren uzman, "Hepimizin malumu akaryakıt ve petrol fiyatları yükseldiği zaman akaryakıt fiyatları yükselir. Petrol fiyatı düştüğü zaman aynı oranda düşmez. Tabii bütün bu fiyat artışları doğal olarak akaryakıt fiyatlarına da yansıyacaktır." şeklinde konuştu. Akaryakıtta fiyat artışlarının ardından eşel mobil sistemi yeniden devreye sokuldu. Bu sistem benzin ve motorin fiyatlarındaki Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarını değiştirerek fiyatıların daha fazla yükselmesini engelliyor. Eşel mobil sistemi 2018 ve 2022 yılları arasında da uygulanmıştı.

"Piyasada tedirginlik olduğunu düşünmüyorum"

Kriz anlarında devreye giren ABD ve Suudi Arabistan gibi aktörlerin rolünü değerlendiren Ergezen, "OPEC+ ülkeleri ve ABD'nin elinde bulundurduğu stoklar böyle dönemlerde piyasaya sürülür. Ama şu anda ben piyasada bir tedirginlik olduğunu düşünmüyorum." dedi. Piyasaların savaşı çok önceden fiyatladığını belirten uzman, "Bunu gören herkes de ileri vadeli talebi kısa vadeye çekmişti. Üreticiler zaten veya yatırımcılar zaten petrollerini aldılar ellerinde belli bir süre idare edecek kadar." ifadelerini kullandı. 

Mevcut durumda piyasaya müdahale edilmesine gerek olmadığını savunan Ergezen, "Ne zamanki bu bir ayı geçen bir savaş söz konusu olur o zaman piyasaya müdahale edilmesi tartışılabilir. Piyasaya müdahale etmesi durumunda bunu telafi edebilirler mi? Evet bir süre telafi edebilirler. Bu kapasiteyi en azından talebi karşılayabilir hem Suudi Arabistan hem de ABD." bilgisini verdi. 

Türkiye için normalleşme fırsatları

Türkiye'nin bölgesel krizlerden fırsat çıkarabileceğine de vurgu yapan Ergezen, "Türkiye dünyada yaşanan son jeopolitik gelişmelerden belki de en fazla faydalanabilecek ülkelerden bir tanesi Türkiye." dedi. Bölgedeki normalleşme süreçlerinin önemine değinen Ergezen, "Ukrayna savaşının bitmesi durumunda Türkiye çok ciddi bir enerji, demir-çelik ithalatı ve talebi, inşaat, altyapı hizmetleri ihraç edebilecek durumda olacak." değerlendirmesini yaptı. Ergezen, "Türkiye'nin Suriye, Irak, İran, Ermenistan, Ukrayna gibi bölgelerde çok çok büyük enerji, inşaat, altyapı anlamında şirketlerin çok büyük fırsatlar sağlayacağını, Türkiye'nin çok önemli roller üstleneceğini, bu bölgede bir üs konumuna geleceğini söyleyebilirim." diyerek sözlerini tamamladı. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok