Pandemi döneminde atıl bir mutfağın değerlendirilmesiyle başlayan “Ekol lojistik Doğayı Koruma Projesi”, bugün beslenmeden tedaviye, barınmadan sahiplendirmeye uzanan çok katmanlı bir sosyal sorumluluk modeline dönüşmüş durumda. Haftada üç ton üretimle başlayan süreç, kısa sürede kalıcı bir yapıya kavuşarak düzenli mama üretimi ve dağıtımını kapsayan sürdürülebilir bir sisteme evrildi.
Ölçeklenen sosyal etki
Proje kapsamında bugüne kadar 9 milyondan fazla sahipsiz hayvana destek sağlandı. Yalnızca 2025 yılında 1 milyon kilogramın üzerinde mama ve yemek, 2 milyondan fazla hayvana kontrollü şekilde ulaştırıldı. Bireysel bir çabadan çıkıp organize bir sosyal etki modeline dönüşen projeyle toplamda ise 4,5 milyon kilogramlık üretim ve dağıtım hacmine ulaşıldı.
Yeni faz: Rehabilitasyon merkezi
Projenin her geçen gün büyüyen etkisine dikkat çeken Ekol Lojistik Genel Hizmetler Direktörü Baki Özlük, daha fazla can dostuna ulaşabilmek adına kapsamlı bir rehabilitasyon merkezi kurmayı hedeflediklerini ifade etti. Bu merkezde mama üretimiyle hayvanların beslenme ihtiyaçları karşılanırken, hasta canların yerel yönetimlerle iş birliğiyle iyileştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca bu merkez geçici barınmaya ihtiyaç duyan hayvanlar için de güvenli ve korunaklı alanlar oluşturacak. Çalışmalar yalnızca beslenmeyle sınırlı değil. Bakıma ihtiyaç duyan hayvanlar için güvenli alanlar oluşturulurken, tedavi süreçleri takip ediliyor ve sahiplendirme destekleniyor. Sahada düzenli dağıtım, planlı rotalar ve yerel yönetimlerle koordinasyon içinde yürütülüyor. Kısırlaştırma çalışmalarıyla popülasyon kontrolüne katkı sağlanırken, teknik atölyelerde üretilen kulübeler de barınaklara ulaştırılıyor.
Operasyonel güç ve yayılım
Projenin en belirgin özelliklerinden biri ise operasyonel yapısı. Günlük üretim ve dağıtım, 10 kişilik ekip ve gönüllü ağıyla yürütülürken, lojistik planlama sayesinde farklı şehirlerdeki ihtiyaç noktalarına düzenli erişim sağlanıyor. İstanbul ve Kocaeli başta olmak üzere birçok bölgede sürdürülen faaliyetler, afet dönemlerinde de devreye girerek destek alanını genişletiyor. Önümüzdeki dönemde projenin odağında daha kapsamlı bir rehabilitasyon merkezi yer alıyor. Bu merkezle birlikte tedavi süreçlerinin daha sistemli yönetilmesi, geçici barınma ihtiyacının karşılanması ve sahadaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.