;
Arama

Milyarder Ray Dalio’dan küresel sermaye savaşları uyarısı

ABD Başkanı Trump’ın yol açtığı yeni bir ticaret gerilimi dalgasına tepki olarak tahvil getirileri yükseliyor. Milyarder yatırımcı Ray Dalio’ya göre bir sonraki risk, paranın bizzat bir silaha dönüştüğü bir sermaye savaşı.

21 Ocak 2026, 11:48

ABD’de tahvil piyasaları Donald Trump’ın yarattığı gerilime tepki verdi.  ABD 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 4,29’a yükseldi. 20 Ocak’taki bu yükseliş gün içinde 0,06 puanlık bir artış anlamına geliyor ve gösterge faizi, kısa vadeli faizlerin bugünkünden 75 baz puan daha yüksek olduğu eylül ayından bu yana en yüksek seviyesine taşıyor. Bu durum olağan dışı. Küresel yatırımcıların, Fed ters yönde hareket ederken bile uzun vadeli ABD devlet borcunu sattıkları ve daha yüksek getiri talep ettikleri anlamına geliyor.

Yatırımcılar rahatsız oldu

Bu hareket, ABD Başkanı Trump’ın gümrük tarifesi tehditlerini yeniden gündeme getirmesiyle geldi. 2025 Nobel Barış Ödülü’nü alamamış olmaktan hala rahatsız olan Trump, 17 Ocak’ta yaptığı açıklamada, bu ülkeler ABD’nin Grönland’ı satın almasını desteklemezse, sekiz NATO ülkesinden yapılan ithalata 1 Şubat’tan itibaren yüzde 10’dan başlayan ve 1 Haziran’a kadar yüzde 25’e yükselen tarifeler uygulanacağını söyledi. Daha sonra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Trump’ın yeni kurduğu “Barış Kurulu”na katılmayı reddetmesinin ardından Fransız şarap ve şampanyasına yüzde 200 gümrük vergisi tehdidinde bulundu. Görünüşe göre Trump’ın yarattığı bu kendi kendine belirsizlikten rahatsız olan yatırımcılar, ABD borcunu elde tutmak için daha yüksek getiri talep ederek karşılık verdi.

Bu arka planda efsanevi yatırımcı Ray Dalio, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’ndan tanıdık bir uyarı yaptı. Net serveti 15,4 milyar dolar olan Dalio, 90 milyar doların üzerinde varlığı yöneten, dünyanın en büyük ve en başarılı hedge fonlarından biri olan Bridgewater Associates’in kurucusu. Dalio Davos’ta CNBC’ye yaptığı açıklamada, “Ticaret açıklarının ve ticaret savaşlarının öte yanında, sermaye ve sermaye savaşları vardır. Çatışmaları ele aldığınızda, sermaye savaşları ihtimalini göz ardı edemezsiniz. Başka bir deyişle, belki de ABD borcunu satın alma konusunda aynı istek olmayabilir” dedi. 

Sermaye savaşı nedir?

Bu milyarder, sermaye savaşları hakkında yıllardır konuşuyor. Bu konuda kamuoyuna ilk kez 2018’de yazmaya başladı ve fikri 2021’de yayımlanan Değişen Dünya Düzeniyle Baş Etme İlkeleri adlı kitabında genişletti. Basitçe ifade etmek gerekirse, sermaye savaşı paranın bir silaha dönüştüğü durumdur. Ticaret savaşları mallara odaklanır. Gümrük tarifeleri yükselir. İthalat yavaşlar. İhracat engellenir. Sermaye savaşları ise bir adım daha ileri gider. Ticareti baştan finanse eden para akışını hedef alır.

Bir ülke ticaret açığı verdiğinde, bunun finanse edilmesi gerekir. Bu finansman çoğu zaman yurtdışından gelir. Yabancı hükümetler, kurumlar ve yatırımcılar o ülkenin tahvillerini, hisselerini ya da para birimini satın alır. Zamanla bu finansal bağlar büyür. Çin ve Japonya dahil olmak üzere yabancı hükümetler, ABD’nin dolaşımdaki 38 trilyon dolarlık borcunun yaklaşık yüzde 25’ine sahip. Bir sermaye savaşında bu bağlar, baskı ve zorlama aracı olarak kullanılır. Ülkeler yabancı varlıkları dondurabilir veya el koyabilir. Sermaye piyasalarına erişimi engelleyebilir. Kredi vermeyi, yatırımı veya ödeme sistemlerini kısıtlayabilirler.

Tarih boyunca birçok kez yaşandı

Dalio’nun araştırmaları, bu kalıbın tarih boyunca tekrarlandığını gösteriyor. Örnekleri 1600’lü yıllara kadar götürüyor; Hollanda Cumhuriyeti’nin deniz ablukaları kullanarak küresel ticarete hükmettiği, Portekiz gibi rakipleri kilit rotalardan dışladığı ve nihayetinde Portekiz ve İspanya ticaret imparatorluklarını iflasa sürüklediği dönemlere işaret ediyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya’nın Rusya’nın Avrupa sermaye piyasalarına erişimini kısıtlamasını, bunun Rus ekonomisini zayıflatan finansal strese ve iç istikrarsızlığa katkıda bulunduğunu hatırlatıyor. İkinci Dünya Savaşı öncesindeki dönemde ise ABD’nin Japonya’ya uyguladığı petrol ambargosu da dahil olmak üzere, ambargoların ve varlık el koymalarının çatışmalar başlamadan çok önce ekonomik baskıyı tırmandırdığını vurguluyor. Modern çatışmalarda ise Rusya, İran ve Kuzey Kore’ye uygulanan yaptırımları örnek gösteriyor; bu ülkelerde varlık dondurmaları, dolar işlemlerine yasaklar ve küresel ödeme sistemlerinden dışlanma, ekonomileri izole etmek ve ticaret, kamu harcamaları ve askeri faaliyetleri finanse etme kabiliyetlerini sınırlamak için kullanıldı.

Amerika Birleşik Devletleri bu tür bir mücadelede olağanüstü bir güce sahip. Dolar, dünyanın rezerv para birimi. Küresel ticaret ve finansın büyük bir bölümü dolar üzerinden yürüyor ve küresel merkez bankası rezervlerinin yaklaşık yüzde 60’ı ABD doları cinsinden. Bu da Washington’a küresel finans sistemi üzerinde kaldıraç gücü veriyor. Ancak bu aynı zamanda bir kırılganlık da yaratıyor.

Jeopolitik çatışmalar şiddetlenirse, yabancı yatırımcılar ABD doları cinsi menkul kıymetlerden uzak durmaya, ABD borcu alımlarını azaltmaya ya da hatta bunları satmaya karar verebilir. Bitcoin gibi, başka bir hükümet tarafından dondurulamayan, yaptırıma tabi tutulamayan veya kontrol edilemeyen varlıklar daha cazip hale gelebilir. Dalio, “Çatışmalar olduğunda, uluslararası jeopolitik çatışmalarda, müttefikler bile birbirlerinin borcunu elde tutmak istemez. Sert para birimlerine yönelmeyi tercih ederler. Bu mantıklıdır, gerçektir ve dünya tarihi boyunca tekrar etmiştir” ifadelerini kullandı.

Dalio’nun sert para birimiyle kastettiği, finansal sistemin dışında kalan varlıklardır. Altın bunun en belirgin örneği ve yatırımcıların, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, salı günü yöneldiği varlık da buydu. Sarı metal gün içinde yüzde 3,25 yükseldi. Son bir yılda altın yüzde 75 değer kazanarak ons başına 4 bin 53 dolarlık yüksek bir seviyeye ulaştı. Bu büyüklükteki günlük sıçramalar emtia için nadir görülüyor. Altın, 2004’ten bu yana bir günde yüzde 3 veya daha fazla yükselişi yalnızca 47 kez gördü; bu da bu süre zarfındaki her 113 işlem gününde bir kez anlamına geliyor. Hükümet kontrolünün dışında olduğu düşünülen bitcoin ise son 24 saatte yüzde 4 düşerek 89 bin 341 dolara geriledi ve son 12 ayda yüzde 12 değer kaybetti.

Akan Abdula yazdı: Sermaye savaşları başlarsa Türkiye ne yapacak?


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok