Bloomberg verilerine göre 1 trilyon dolarlık hacme 2 Şubat 2026 Pazartesi günü ulaşıldı. Bu seviye 2024’te 7 Şubat’ta, 2025’te ise 11 Şubat’ta aşılabilmişti. Rekorun en önemli itici güçlerinden biri, Oracle’ın bu yılın en büyük işlemi olan 25 milyar dolarlık tahvil ihracı oldu. Teknoloji şirketlerinin özellikle yapay zeka yatırımları için finansman arayışı piyasayı hızlandırdı.
Hükümetler ve bankalar öne çıkıyor
Bu yılki toplam tahvil arzının yüzde 40’tan fazlasını hükümetler üstlenerek piyasadaki liderliğini korudu. Finansal kuruluşlar da Goldman Sachs’ın 16 milyar dolarlık rekor satışı gibi büyük işlemlerle arzın yaklaşık yüzde 35’ini gerçekleştirdi. Oracle, AT&T ve IBM gibi teknoloji devlerinin piyasaya hızlı giriş yapması dikkat çekerken, bilanço döneminin tamamlanmasıyla kurumsal şirketlerin payının daha da artması bekleniyor.
Yapay zeka ve veri merkezleri etkisi
Piyasadaki yoğunluğun arkasında yapay zeka yatırımları önemli bir rol oynuyor. Tahminler, yapay zeka odaklı veri merkezlerinin finansmanı için 3 trilyon doların üzerinde kaynağa ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. Bu da teknoloji şirketlerinin tahvil piyasasındaki ağırlığını önümüzdeki dönemde artırabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel piyasalarda da zirveler görüldü
2026’ya hızlı bir giriş yapan küresel piyasalarda bölgesel rekorlar da dikkat çekti. Euro cinsinden tahvil ihraçları ve ABD’de yüksek nitelikli kurumsal tahviller, tarihin en yoğun Ocak ayını yaşadı. Avrupa’da 7 Ocak’ta günlük fon akışları tüm zamanların zirvesine çıkarken, kaldıraçlı kredi ihracında da rekor seviyeler görüldü. ABD’de ise bazı kırılganlıklara rağmen Ocak ayı, tahvil piyasası açısından en yoğun yedinci dönem olarak kayıtlara geçti.