Raporda, görece sakin geçen üç yılın ardından yaşanan toparlanmanın sektör açısından bir kırılma noktası olduğu vurgulandı. 2025’te gözlenen hareketliliğin, 2026 ve sonrasında sürebilecek daha kalıcı bir büyüme sürecinin temelini oluşturduğu belirtildi.
Değerlendirmede, özel sermayenin nihayet yeniden büyüme patikasına girdiği ancak toparlanmanın homojen olmadığına dikkat çekildi. Mega ölçekli işlemler dışındaki segmentlerde hareketin dalgalı seyrettiği, devam eden likidite baskıları nedeniyle fon toplama süreçlerinin ise yavaş ilerlediği ifade edildi.
Satın alma ve çıkışlarda güçlü artış
Rapora göre 2025’te küresel satın alma anlaşmalarının toplam değeri 904 milyar dolara çıkarak yıllık bazda yüzde 44 artış kaydetti. Aynı dönemde satın alma destekli çıkışların toplam değeri de yüzde 47 yükselerek 717 milyar dolara ulaştı.
Bain & Company analizine göre, hem satın alma hem de çıkış tarafındaki bu performans, tarihsel olarak en yüksek ikinci seviyeye işaret ediyor. Sektörün zirve yılı olarak kabul edilen 2021’in gerisinde kalınsa da, ulaşılan hacimler o döneme oldukça yakın seyrediyor.
Rekabet ve getiri baskısı sürüyor
Raporda, artan sermaye arzı nedeniyle rekabetin belirgin biçimde yoğunlaştığına dikkat çekildi. Bununla birlikte yatırımcıların daha yüksek performans beklentisi, fon yöneticileri üzerindeki baskıyı artırıyor. Sektör oyuncuları, makroekonomik belirsizlikler ve yapısal sorunlar gibi kalıcı zorluklarla da mücadele etmeyi sürdürüyor.
Öte yandan, çıkış değerlerindeki sıçramaya rağmen sınırlı ortak (LP) yatırımcılara geri dönen nakit akışlarının beklentileri karşılamadığı vurgulandı. Bu durumun, özel sermaye piyasasındaki toparlanmanın hızını sınırlayan temel faktörlerden biri olduğu kaydedildi.