Arama

Kozmetik şirketlerinin yeni hedefi: Zayıflama ilacı kullananlar

Ozempic, Zepbound gibi GLP-1 zayıflama ilaçları yeni bir pazar yaratıyor. L'Oréal, Natura gibi kozmetik şirketleri, kilo kaybı sonrasında sosyal medyada “Ozempic yüzü” olarak paylaşılan ciltteki değişiklikleri hedefleyen yeni ürünler üzerinde çalışıyor.

21 Ekim 2026, 12:25

İsviçreli cilt bakım şirketi Galderma, Brezilyalı kozmetik grubu Natura ve güzellik devi L'Oréal, yüzde sarkma ve hacim kaybından endişe duyan tüketicilere yönelik tedavileri test ediyor. Şirketler, obezite ilaçlarındaki patlamayla bağlantılı olarak büyüyen bir pazardan yararlanmayı hedefliyor. Şirketler, diyabet ilacının kilo kaybıyla yaygın biçimde ilişkilendirilmesiyle ortaya çıkan ve “Ozempic yüzü” olarak bilinen sorunlara odaklanıyor. Uzmanlar, yüzdeki hacim kaybının GLP-1 ilaçlarının kendisinden ziyade hızlı kilo kaybıyla bağlantılı olduğunu söylüyor.

Novo Nordisk'in Ozempic ve Wegovy ilaçları ile Eli Lilly'nin Zepbound'u gibi GLP-1 ilaçları, midenin tok hissetmesini sağlayan bir hormonu taklit ederek insanların kilo vermesine yardımcı oluyor. Bu ilaçların mide-bağırsak sistemiyle ilgili yan etkilerinin yanı sıra, ortaya çıkan hızlı kilo kaybı yüzde ve vücutta cildin sarkmasına da yol açabiliyor.

Pfizer, obezite ilaçları pazarının 2030 yılına kadar yıllık 150 milyar dolarlık satış hacmine ulaşabileceğini tahmin ediyor. Daha fazla hasta hızlı kilo kaybının ardından ciltte sarkma ve yüzdeki hacim kaybına yönelik tedaviler aradıkça bu durum, cilt bakımı ve medikal estetik şirketleri için potansiyel olarak oldukça kârlı bir fırsat yaratıyor. Boston Consulting Group'un 2025 yılı tahminlerine göre bu klinik tedavilerden elde edilen gelirin gelecek beş yıl içinde yaklaşık 700 milyon dolardan 2 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Washington, DC merkezli yüz plastik cerrahı ve George Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde klinik doçent olan Michael Somenek, geçen yıl GLP-1 kullanan hastalardan gelen tedavi taleplerinde büyük bir artış gördüğünü söyledi.

Şirketler fırsatın peşinde

Yüzde 20'si L'Oréal'e ait olan Galderma, geçen yıl mevcut tedavilerinden bazılarının GLP-1 kilo verme ilaçlarıyla ilişkili cilt değişiklikleri üzerindeki etkisini değerlendiren bir araştırma yürüttü. Galderma'nın enjekte edilebilir estetik ürünlerden sorumlu küresel yöneticisi Anne-Cecile Chevrier, “Sarkma bir endişe kaynağı, sıkılığın kaybolması bir endişe kaynağı, bazı bölgelerde çöküklük oluşması endişe yaratabiliyor ve cildin matlaşması da bir sorun olabiliyor” dedi. İsviçreli şirket, doğal kolajen üretimini uyaran bir tedavi olan Sculptra'yı ve hyalüronik asit içeren bir dermal dolgu maddesi olan Restylane'i üretiyor.

Chevrier, bu tedavilerin özellikle GLP-1 kullanıcıları için onaylanmış olmadığını ancak Galderma'nın dünya çapında on binlerce plastik cerrah ve diğer estetik uzmanıyla çalıştığını belirtti. Bu uzmanlar söz konusu ürünleri kilo verme ilacı kullanan hastalara pazarlıyor.

Araştırma şirketi Medical Insight'ın 2024 tarihli bir raporuna göre ABD'deki estetik kliniklerinin yüzde 53'ü reçeteli kilo verme ilaçları nedeniyle yeni hasta sayısında artış bekliyor. Kliniklerin yüzde 43'ü ise bu ilaçların kullanımındaki artışın, kilo verme ilaçlarının yol açtığı yüz değişikliklerini hedefleyen tedavilere yönelik talebi artıracağına inanıyor. L'Oréal de bu pazarı araştırıyor. Şirketin inovasyon ve öngörüden sorumlu yöneticisi Delphine Viguier-Hovasse, “Bu tüketici grubu giderek daha önemli hale geldiği ve dünya genelinde önemli sayıda insanı temsil ettiği için artık GLP-1 kullanıcıları üzerinde ayrı çalışmalar kapsamında ürünlerimizi test ediyoruz” dedi.

Natura'nın inovasyon, araştırma ve geliştirmeden sorumlu yöneticisi Manuel Krauss, şirketin mevcut ürünlerini doğrudan GLP-1 kullanıcılarıyla test ettiğini ve yeni nesil tedaviler geliştirdiğini söyledi. Krauss, “GLP-1, benzeri görülmemiş bir hızla yeni güzellik ihtiyaçları yaratıyor ancak aynı zamanda bize güzelliğin geleceğinin yalnızca kremlerle tanımlanamayacağını da gösteriyor” diye konuştu. Gelecekteki yeniliklerin takviyeler ve ağız yoluyla alınan ürünler gibi farklı formatları bir araya getirebileceğini belirtti.

Araştırmaları etkileyecek faktörler

Cilt veya yüz hacmi sorunları yaşayan hastalarda başka etkenler de rol oynayabiliyor. ABD'deki sağlık politikaları kuruluşu KFF'nin analistlerine göre GLP-1 ilaçları en yaygın olarak 50-64 yaş arasındaki yetişkinler tarafından kullanılıyor. Bu yaş grubu, zaten kolajen üretiminde düşüş yaşıyor. Özellikle menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen üretimi de azalıyor.

Kuzey Kaliforniya'da çalışan hekim yardımcısı ve R+H Aesthetic Medicine'ın ortaklarından Heidi Young, “Araştırma verilerimiz yok ve muhtemelen böyle bir çalışma yürütmek zor olacak çünkü GLP-1 ilaçlarını kullanan kadın hastaların çoğu perimenopoz veya menopoz döneminde” dedi. Young, GLP-1 ilaçlarını kullanan bazı kişilerin sık sık besin değeri yüksek gıdalar tüketmediğini ve bunun da ciltlerini etkileyebileceğini belirtti. “Bence bu kesinlikle birden fazla faktöre bağlı ve doğrudan bir yanıt olduğunu düşünmüyorum” diye ekledi.

Cilt bakım ürünleri işe yarar mı?

King's College London'da danışman dermatolog ve klinik öğretim görevlisi olan Beibei Du-Harpur, “Ozempic yüzü” teriminin yanıltıcı olduğunu söyledi. Du-Harpur, “İlaç kolajeninizi eritmez. Yalnızca daha sürdürülebilir ve daha yavaş bir şekilde kilo vermek, insanların gördüğü daha ciddi değişikliklerin bir kısmını azaltacaktır" dedi. 

Uzmanlar, bazı cilt bakım ürünlerinin etkilenen cildin görünümünü ve kalitesini iyileştirebileceğini  ancak yüzdeki hacim kaybının altında yatan sorunu tamamen gideremeyeceğini söyledi. İngiliz güzellik markası LYMA'nın estetik direktörü ve plastik ve kraniyofasiyal cerrahı Dr. Graeme Glass, “Bu kremlerden bazıları belli bir ölçüde faydalı olabilir” dedi. Kremler epidermis üzerinde etkili olabilir ve dermise ulaşabilecek kadar küçük moleküller içerebilir. Glass, “Ancak gerçekten yapamayacakları şey, yüzünüzün bağ yapısını değiştirmektir” uyarısında bulundu.

Du-Harpur, güzellik şirketlerinin “GLP-1'i hedefleyen bir ürün geliştirmek için çaresizce çabaladığını” söyledi. Enjeksiyonla uygulanan dolgu maddeleri gibi tedavilerin kremlerden daha etkili olduğunu belirten Du-Harpur, bunun nedeninin bu tedavilerin insan cildinin orta ve en kalın tabakası olan dermise ulaşabilmesi olduğunu ifade etti: “Aslında hacim kaybeden tabaka bunun altındaki yağ tabakası ve topikal cilt bakım ürünlerinin bu yağ tabakasına ulaşabildiğini gösteren hiçbir kanıt bugüne kadar ortaya konmuş değil.”
 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok