Arama

Hürmüz gerilimi yatırım haritasını değiştirdi: Denizcilik hisseleri zirveye koşuyor

Hürmüz Boğazı çevresinde aylardır devam eden jeopolitik gerilim, küresel deniz taşımacılığı şirketlerini yatırımcıların gözdesi haline getirdi. ABD ve Avrupa borsalarında işlem gören 35 nakliye şirketinin hisselerinden oluşturulan sepet, 2026 başından bu yana yaklaşık yüzde 68 değer kazanarak geniş piyasanın oldukça üzerinde performans gösterdi.

03 Eylül 2026, 17:41

Lloyd’s List Intelligence verilerine göre denizcilik hisselerindeki yükseliş son 12 aya da yayıldı. Söz konusu şirketlerden oluşan sepetin yıllık getirisi yüzde 82’ye ulaştı. Böylece sektör, uzun süredir yatırımcıların daha sınırlı ilgi gösterdiği alanlardan biri olmaktan çıkarak yılın en dikkat çeken işlem temalarından birine dönüştü.

Yükselişin lideri petrol tankerleri oldu

Sektördeki değer artışında en güçlü performans ham petrol tankerlerinden geldi. Lloyd’s verileri, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin hisselerinin yıl başından bu yana yüzde 120 yükseldiğini ortaya koydu.

Petrol tankerlerini otomobil taşıyan gemiler, gaz taşıyıcıları ve kuru yük gemileri takip etti. Hayfin Capital Management Genel Müdürü Andreas Povlsen, jeopolitik risklerin deniz taşımacılığı şirketleri açısından zaman zaman önemli bir gelir avantajı yarattığına dikkat çekti.

Povlsen, Covid-19 salgını, Kızıldeniz’de Husilerin gerçekleştirdiği saldırılar ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizlerin navlun piyasalarında şirketler lehine güçlü hareketler yarattığını belirtti.

Hürmüz Boğazı’ndaki kriz navlunları destekledi

Ortadoğu’daki çatışmaların Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini aksatması, gemilerin daha uzun güzergahlara yönelmesine neden oldu. Bunun yanında savaş riski nedeniyle sigorta giderleri de yükseldi.

Gemi sayısındaki etkin arzın azalması ve küresel ticaretin devam etmesi, navlun piyasalarında fiyatların yukarı yönlü hareket etmesine zemin hazırladı.

LSEG verilerine göre Danaos Corp’un hisseleri, 2026 içinde yaklaşık yüzde 60 yükselerek 2008’den bu yana görülen en yüksek seviyelere çıktı. Frontline PLC ve Teekay Tankers hisseleri de yaklaşık 15 yıl önceki fiyat seviyelerine ulaşırken, BW LPG tarihi zirvesini yeniledi.

Safe Bulkers ve Navios Maritime Partners ise çok yıllı zirvelere yükselen diğer denizcilik şirketleri arasında yer aldı.

Uluslararası deniz taşımacılığı piyasasının geçen hafta şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaşması da sektördeki hareketliliğin boyutunu ortaya koydu.

Tanker ETF’sinde olağanüstü performans

Deniz taşımacılığındaki hareket yalnızca şirket hisseleriyle sınırlı kalmadı. Kısa vadeli ham petrol tanker navlun kontratlarına yatırım imkanı sunan Breakwave Tanker Shipping ETF, Ortadoğu’daki savaşın şubat ayında başlamasından bu yana yüzde 650 yükseldi.

ETF’nin 2026 başından bu yana kaydettiği yükseliş ise yüzde 2.300’ü geçti. Bu performans, tanker piyasasında jeopolitik risklerin navlun fiyatları ve yatırım araçları üzerindeki etkisinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi.

Tufton Investment Management CEO’su Nicolas Tirogalas, gemilerin artık daha uzun mesafeler kat etmek zorunda kalmasının taşınan yükün kat ettiği toplam mesafeyi ifade eden ton-mil miktarını artırdığını söyledi.

Tirogalas’a göre bu değişim, petrol ve kimyasal tankerlerin yanı sıra kuru yük gemileri ve gaz taşıyıcılarına yönelik talebi de destekliyor.

Savaş bitse bile eski düzen geri dönmeyebilir

Tirogalas, İran ile yaşanan çatışmaların sona ermesi durumunda dahi deniz taşımacılığının savaş öncesindeki koşullara tamamen dönmesinin zor olduğunu düşünüyor.

Şirketlerin ve ülkelerin yaşanan tedarik şoklarının ardından alternatif kaynaklara yöneldiğini belirten Tirogalas, gelecekte benzer krizlerin etkisini azaltmak için tedarik zincirlerinin daha fazla çeşitlendirileceğini ifade etti.

Bu durumun, jeopolitik riskler azalsa bile deniz taşımacılığında uzun rotaların ve yüksek gemi kullanımının kalıcı hale gelmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlardan “korku primi” uyarısı

Sektördeki hızlı yükseliş ise tüm yatırımcılar tarafından kalıcı bir trend olarak görülmüyor. Breakwave Advisors Kurucusu ve Yönetici Ortağı John Kartsonas, denizcilik ETF’lerinde görülen değer artışının önemli bölümünün jeopolitik risklerden kaynaklanan bir “korku primi” içerdiğini belirtti.

Kartsonas’a göre Hürmüz Boğazı’ndaki durumun normale dönmesi halinde bu primin önemli bir kısmı kısa sürede ortadan kalkabilir.

Denizcilik piyasasındaki mevcut döngünün temelinde yeni ve kalıcı bir ticaret talebinden çok jeopolitik gelişmeler, uzayan rotalar ve gemilerin verimsiz şekilde konumlanması bulunuyor. Bu nedenle sektör hisselerindeki mevcut seviyelerin sürdürülebilirliği konusunda temkinli olunması gerektiği belirtiliyor.

Arz açığı sektörü destekleyebilir

Value Investor’s Edge Kurucusu ve Başkanı J Mintzmyer ise Ortadoğu krizinden bağımsız olarak tanker ve kuru yük piyasalarının 2026’da güçlü bir döneme girmeye hazır olduğunu savundu.

Mintzmyer, özellikle yaklaşık 10 yıl boyunca sektörde yaşanan düşük yatırım harcamalarının gemi arzını sınırladığını ve bunun piyasaya destek verdiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların sürmesi halinde kuru yük taşımacılığının diğer segmentlere kıyasla daha avantajlı bir konuma gelebileceğini söyledi.

Navlun fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi durumunda yeni gemi yatırımlarının hız kazanabileceği ve arzın 2027-2030 döneminde artabileceği öngörülüyor.

Mintzmyer, Ortadoğu savaşının temelde zaten güçlü bir görünüm sergileyen denizcilik piyasasındaki yükselişi daha da hızlandırdığı görüşünde.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok